Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2024/793 E. 2024/793 K.

İlk Derece 01.04.2026 İlk derece 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/793 Esas - 2026/286 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/793 Esas KARAR NO : 2026/286 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan anlaşma gereğince davalıya bir takım ürünler teslim edildiğini ve bu ürünlere ilişkin faturalar düzenlendiğini, davalının bakiye borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ...... Müdürlüğü'nün 2024/58617 Esas sayılı dosyası ile 211.520,74 TL asıl alacak ve 46.183,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 257.704,70 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak müvekkilinin tacir olmayıp esnaf olduğunu, davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunduğunu, ayrıca yetkili mahkemenin borçlunun ikametgahı olan İzmir Mahkemeleri olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu; esasa ilişkin olarak ise, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde cari hesaba dayalı fatura veya ürünlerin teslim edildiğine dair bir belge sunmadığını, alacak iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, alacağın likit olmaması ve itirazın haksız olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak, öncelikle görev ve yetki itirazlarının kabulünü, aksi halde davanın reddi ile davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...... Dairesi'nin 2024/58617 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, 20/05/2025 ve 10/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine ...... Müdürlüğü'nün 2024/58617 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise görev ve yetki itirazında bulunarak, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, faturalara konu mal veya hizmetin teslim edilmediğini savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 211.520,74 TL asıl alacak ve 46.183,96 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ...... Dairesi'nin 2024/58617 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 16/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 23/09/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 20/11/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. TTK'nın 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de, faturanın alıcı tarafından ticari defterlere kaydedilmiş olması, malın teslim alındığına ve faturanın içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine teşkil eder. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve malın teslim edilmediğini veya bedelinin ödendiğini ispat yükümlülüğü, faturayı defterlerine kaydeden tarafa geçer. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/29 Talimat sayılı dosyası üzerinden SMMM bilirkişi Murat Özen tarafından düzenlenen 20/05/2025 tarihli raporda, davalı Hüseyin Tursun'un 2023-2024 dönemine ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil teşkil ettiği, davalı defter kayıtlarında davacı şirkete ait 320-Satıcılar hesabında 2023 ve 2024 yıllarında kesilmiş toplam 286.520,74 TL bedelli 5 adet faturanın kayıtlara alındığı, ancak bu faturalara karşılık davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, bu nedenle davalı işletme kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 286.520,74 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce SMMM bilirkişi Arzu Şeftalici'den alınan 10/12/2025 tarihli raporda, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacı defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu ve lehine delil niteliği taşıdığı, davacı kayıtlarında davalıya kesilmiş olan toplam 286.520,74 TL bedelli 5 adet faturanın bulunduğu, ancak bu faturalara karşılık 11/03/2024 tarihinde 35.000,00 TL ve 08/04/2024 tarihinde 40.000,00 TL olmak üzere toplam 75.000,00 TL tahsilat yapıldığının görüldüğü, bu tahsilatlar düşüldüğünde davacının davalıdan bakiye alacağının 211.520,74 TL olduğu, bu tutarın icra takibindeki asıl alacak miktarı ile uyumlu olduğu, davalı defterlerinde bu 75.000,00 TL'lik ödemenin kayıtlı olmamasının bir çelişki yarattığı ancak davacının kendi kayıtlarına göre alacağının 211.520,74 TL olduğunun anlaşıldığı, ayrıca bu asıl alacak için 08/04/2024-09/09/2024 tarihleri arasında hesaplanan 46.183,96 TL işlemiş avans faizinin de doğru olduğu belirtilmiştir. Davalı vekili, 10/06/2025 tarihli dilekçesiyle ilk bilirkişi raporuna itiraz ederek, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, faturaların deftere kaydedilmesinin malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, teslimin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacının ise herhangi bir teslim belgesi sunmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ileri sürerek raporu kabul etmediğini beyan etmiştir. Davalı vekili, 30/12/2025 tarihli dilekçesiyle ikinci bilirkişi raporuna da itirazlarını tekrarlayarak, raporun borcun varlığını ve ifasını ortaya koymaktan uzak olduğunu, sadece defter kayıtlarına dayanılarak sonuca gidildiğini, teslimi ispatlayan yazılı bir belge bulunmadığını, bilirkişinin de bu hususu raporunda belirttiğini, davalı defterlerindeki kayıtların şekli muhasebe kayıtlarından ibaret olduğunu, ayrıca davacının cari hesap alacağı için takip öncesinde bir temerrüt ihtarı göndermediğini, bu nedenle işlemiş faiz talep edilemeyeceğini belirterek raporu kabul etmediğini ve davanın reddini talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...... Dairesi'nin 2024/58617 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 20/05/2025 ve 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Davanın cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının, takip konusu faturaları kendi ticari defterlerine kaydettiğinin 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu, TTK'nın 21/2. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, bir faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin, o faturanın dayandığı hukuki ilişkiyi ve malın teslim alındığını kabul anlamında güçlü bir karine teşkil ettiği, bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve artık malın teslim edilmediğini veya bedelinin ödendiğini ispat külfetinin, faturayı defterine kaydeden davalıya geçtiği, davalının ise bu hususu kesin delillerle ispatlayamadığı, alacak miktarı yönünden yapılan incelemede, davacının kendi ticari kayıtlarına ve bu kayıtlara dayanan 10/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalıdan 75.000,00 TL tahsilat yapıldığı ve bakiye alacağın icra takibine konu edilen 211.520,74 TL olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle asıl alacak yönünden davanın kabulü gerektiği; takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yönünden ise, davalının takip öncesinde temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya bir delil sunulmadığından takip tarihinden önce faiz istenemeyeceği, bu nedenle işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddi gerektiği; icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, alacağın davalının kendi ticari defter kayıtları ile sabit ve bu nedenle likit (belirli ve muayyen) olduğu, davalının borcu olmadığını ileri sürerek itiraz etmesinin haksız olduğu anlaşıldığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ...... .... .... esas sayılı icra takibine yaptığı 23/09/2024 tarihli İTİRAZININ 211.520,74 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takibin 211.520,74 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %51,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin takip tarihine kadar işlemiş faize itirazın iptali talebinin reddine, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 211.520,74 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 42.304,14 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 211.520,74 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 14.448,98 TL karar ve ilam harcından 3.112,44 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 11.336,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 3.112,44 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.600,84 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 937,50 TL yazışma gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı, 1.580,00 TL taksi gideri olmak üzere toplam 16.879,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 13.854,07 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 3.024,93 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 645,17 TL'sinin davacıdan, 2.954,83 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 211.520,74 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 64.183,96 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/04/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır