Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

İkinci Bölüm 2022/20317 E. K.

AYM 03.12.2025 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

GÖKHAN YER BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2022/20317)

Karar Tarihi: 3/12/2025

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

​

Başkan

:

Basri BAĞCI

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Rıdvan GÜLEÇ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Metin KIRATLI

Raportör

:

Ayça GANİDAĞLI DEMİRCİ

Başvurucu

:

Gökhan YER

Vekili

:

Av. Orhan ALTINSOY

​

I. BAŞVURUNUN ÖZETİ

1. Başvuru, ceza yargılamasında sanığın delil toplanması talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin, esas hakkında mütalaaya karşı savunma için yeterli zaman verilmemesi nedeniyle de savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

2. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) 20/5/2020 tarihinde A.Y.nin kendisine ait araç içinde silahlı saldırıya maruz kalması sebebiyle başvurucu hakkında soruşturma başlatmıştır.

3. Başvurucu; soruşturma aşamasında verdiği 21/5/2020 tarihli ifadesinde A.Y. ile 2014 yılından beri tanıştıklarını, 2018 yılına kadar birlikte yaşadıklarını, A.Y.ye 2016 yılında parasını ödeyerek Aksaray'dan ev ve araba aldığını, A.Y.ye ait banka hesabına 200.000 TL'den fazla para gönderdiğini, bütün bunları kendisiyle evlenmeyi düşündüğü için yaptığını, devam eden süreçte A.Y.nin B.Ç. ile birlikte olduğunu, evi ve arabayı geri istediğini ancak A.Y.nin ve ailesinin "Gücün yetiyorsa gel al,... [B.Ç.] adamı ne yapar sen biliyor musun, Aksaray da bile mafyası var, dükkanını yaktırır, erkeksen buraya gel, beni öldür sende yürek yok mu?" dediklerini, bu konuşmaları 2018 yılından önce yaptıklarını, 2018 yılında ceza infaz kurumuna girdiğini, 12/5/2020 tarihinde tahliye olunca A.Y.yi aramaya başladığını, iki üç gün boyunca Fertek'te dolaştığını, bir gün A.Y.nin aracını park hâlinde gördüğünü, bu aracın civarında pusuya yattığını belirtmiştir. A.Y. aracıyla mahalleye geldiğinde A.Y.nin aracının yanına geldiğini, elinde kısa namlulu tüfek olduğunu ifade etmiştir. A.Y.ye "Evin tapusunu geri ver, sen beni kandırdın, beni dolandırdın" dediğini, A.Y.nin de "Erkeksen alsana aç köpek, beni vursana, sende yürek yok mu?" dediğini, bunun üzerine "Benim kimseyi vurma niyetim yok, ben evi istiyorum, beni zor durumda bırakma." dediğini, A.Y.nin de "S... git lan, seni yiyecek ekmeğe muhtaç ettim, benim arkamda [B.Ç.] var." dediğini ve kendini kaybettiğini, tüfekle önce korkutmak için aracın kapısına ateş ettiğini, sonra doğrudan A.Y.ye ateş ettiğini ve olay yerinden kaçtığını belirtmiştir.

4. Soruşturma neticesinde Başsavcılık, başvurucunun A.Y.ye karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması talebiyle 2/7/2020 tarihli iddianame düzenlemiştir. İddianamede özetle başvurucunun ve A.Y.nin ifadesine, tanık beyanlarına ve olay yeri inceleme raporuna göre başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiştir.

5. İddianamenin kabulü ile açılan dava Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) görülmeye başlanmıştır. Yargılamada 10/7/2020 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda -diğerlerinin yanı sıra- A.Y. hakkında kati hekim raporunun aldırılması için yeniden ilgili hastaneye sevkine, tanık A.B.nin Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi yoluyla dinlenmesine karar verilmiştir.

6. Yargılama iki celse sürmüştür. 2/9/2020 tarihli birinci celsede başvurucu, müdafi huzurunda savunmasını yapmıştır. Başvurucu savunmasında özetle:

i. 20 Mayıs günü A.Y.nin çağırması üzerine Niğde'ye gittiğini, kendisine neden çağırdığını sorduğunda para getirdin mi diye sorduğunu, sonrasında "Lan aç köpek seni yiyecek ekmeğe muhtaç ettim, o.ç, yine mi geldin?" dediğini ve elinde kültablası veya telefon ile eline vurduğunu, hakaret ettiğini, "Sen yine dayak yemeye mi geldin aç köpek!" dediğini, bunun üzerine kendini kaybettiğini, A.Y.nin onu eve çağırdığını ancak dışarıda arabanın içinde olayların gerçekleştiğini anlatmıştır. O sırada zaten tüfeğin sırt çantasında yanında olduğunu, A.Y. telefonla eline vurunca arabadan çıktığını, çantayı açtığını, tüfeği çıkardığını, daha sonra A.Y.nin oturduğu şoför tarafına geldiğini, aslında arabaya hiç binmediğini, her ne kadar arabanın içinde dese de konuşmayı camdan gerçekleştirdiğini, tüfeği A.Y.ye doğru doğrultmadığını, arabanın ön tarafına doğru tüfeği doğrulttuğunu, A.Y.nin panikleyerek arabayı hareket ettirdiğini, sonrasında boşa kurşun gittiğini, kesinlikle hedefte A.Y.nin olmadığını, arabayı hareket ettirdiği için ona isabet ettiğini, toplamda iki el ateş ettiğini ifade etmiştir.

ii. A.Y. araba ile hareket etmeseydi ona kurşun isabet etmeyeceğini, tüfeğin ağzındaki diğer mermileri de olay yerine boşalttığını, A.Y.nin bu arada arabanın içerisinde tekrar arabayı çalıştırmaya uğraştığını belirtmiştir. A.Y.de herhangi bir kan görmediğini, tüfeğin ağzındaki mermileri ve tüfeği olay yerine bıraktığını, daha sonra arabasına binerek olay yerinden ayrıldığını, biraz uzak bir yerde kolluk görevlileri ile karşılaştığını, durumu bildirdiğini, bu olayın şoku ile koşarken telefonunun düştüğünü fark ettiğini, ambulansa haber verip vermediklerini kolluğa sorduğunu, amacının kesinlikle öldürmek olmadığını söylemiştir. A.Y.nin kendisini dolandırması ile ilgili daha önceden şikâyetinin olduğunu ancak hukuki ihtilaftan dolayı takipsizlik kararı verildiğini, çok pişman olduğunu, kendisine hayati bir şey olmadığı için sevindiğini, amacının öldürmek olsaydı zaten dört tane daha mermisi olduğunu onları da ateşleyeceğini savunmuştur.

7. Aynı celse tanık A.B. ve U.B. dinlenmiştir. Ancak her iki tanık da olay anını görmediklerini söylemekle silah sesi duyduktan sonrasına ilişkin ifade vermiştir. Tanık A.B., A.Y.nin komşusu olduğunu, olay günü saat 22.00 sıralarında dışarıdan bir ses duyduğunu, dışarıya çıktığını, komşuların A.Y.yi kucaklarına aldıklarını, sonrasında ambulansın geldiğini belirtmiştir. Tanık U.B. ise, A.Y.nin komşusu olduğunu, olay tarihinde aracını park edip evine çıkarken dışarıdan bir patlama sesi duyduğunu, dışarı çıktığını, A.Y.nin yavaş yavaş arabadan indiğini, elinde yüzünde kan görmediğini, A.Y.nin tampon yapın diye seslendiğini, eve gidip havlu getirdiğini ve tampon yaptığını, A.Y.nin aracına baktığında sol şoför kapısının camının kırık olduğunu, sağ ön yolcu kapısında da büyük bir kurşun deliği olduğunu belirtmiştir.

8. Yine aynı celsede iddia makamı esas hakkında mütalaasını sunmuştur. Başvurucu müdafi, mütalaaya karşı beyanda bulunmak ve esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak üzere süre verilmesini ve A.Y.nin banka hesabına başvurucu tarafından yatırılan paraların sorulmasını talep etmiştir. Ayrıca başvurucunun evlenme vaadi ile A.Y.nin hesabına para yatırdığını, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından konu hukuki ihtilaf sayılmış ise de alınan evin müteahhidinin ve ayrıca Mahkemeye yazılı şekilde bildirmiş oldukları tanıklarının A.Y. ile başvurucu arasındaki ilişkiye ilişkin dinlenmesini istemiştir. Başvurucunun öldürme kastı olsaydı bunu gerçekleştirebilecek mermisi ve imkânı bulunduğunu, olayda gönüllü vazgeçmenin gerçekleştiğini, dosya içerisinde mevcut muhafaza altına alma tutanağından da anlaşılacağı üzere başvurucuya ait kredi kartının da o ana kadar hâlen A.Y.de olduğunu belirtmiştir.

9. Mahkemece sanık müdafiinin yazılı dilekçesinde belirttiği tanıkların dinlenmesine ve bankaya yazı yazılmasına ilişkin istemlerin dosyanın esasına bir etkisi olmayacağı ve tanıkların görgüye dayalı bir bilgisi olmadığının başvurucunun beyanından da anlaşılması sebebiyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Mahkeme, başvurucu müdafiinin savunma hazırlamaya yönelik süre talebinin kabulüne ve duruşmanın yeni oturumunun 7/9/2020 tarihinde yapılmasına karar vermiştir.

10. Başvurucu, celse arasında cezaevi aracılığıyla yazılı savunmalarını sunmuştur. Ayrıca ikinci celsede başvurucu, müdafiinin hazır bulunmasıyla esas hakkında mütalaaya karşı beyanında önceki savunmalarını tekrarlayarak isnat edilen suçu inkâr etmiştir. Mahkeme, başvurucunun tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Gerekçeli kararın ilgili kısmı şöyledir:

" Tüm bu bilgiler ışığında dosya incelendiğinde; tarafların olaydan önce birbirlerini tanıdıkları ve bir süre birlikte oldukları, dosyamız içerisinde bulunan taraflar arasındaki dosyada bulunan mesajlarda da sanığın sürekli katılanı öldürmekle tehdit ettiği görülmektedir. Ayrıca sanık her ne kadar katılanın kendisini olay yerine çağırdığını, katılanı olay öncesinde giderek beklemediğini mahkememizde söylemiş ise de sanığın müdafi huzurunda alınan soruşturma aşamasındaki beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın cezaevinden çıktıktan sonra katılanı aramaya başladığı, katılanın adresini bulmak için uğraştığı, katılana ulaşabilmek için 3-4 gün olay yerine yakın yerlerde dolaştığı, olay günü katılandan önce gelerek olay yerinde pusu kurup katılanı beklemeye başladığına ilişkin beyanları dikkate alındığında sanığın katılanı öldürme kararını vererek plandığı, bu planın üzerinden makul bir sürenin geçmiş olduğu ve bu kararından vazgeçmeyip fiilini gerçekleşirdiği sabit olup, sanık ve müdafi, sanığın öldürme kastının bulunmadığı şeklinde savunmada bulunmuşlar ise de sanığın Aksaray ilinden tüfek ile gelmesi, katılanın kısa mesafeden hayati bakımdan birincil bölgesi olan baş ve boyun kısmını hedef alması, katılanın hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralanmasına sebebiyet vermesi, mahalle halkının silah sesi duyması sonucu sokağa inmeleri ki tanık [A.] 'in soruşturma aşamasında sanığı sokak içerisinde silahla koşarak gördüğünü beyan etmesi, olayda kullanılan araç, atışların sayısı, halen katılanın vücudunda saç [ma] ların duruyor olması, katılanın beyanında sanığın silahı sıktıktan sonra sokakta köpek sesi duymuş olması ve bununla birlikte sanığın komşuların aşağıya inmeleri sonucu olay yerinden kaçmış olması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmalarında tutarsız beyanlarının olduğu, katılanın araç içerisinde eline telefon ile vurması üzerine sinirlenip sırt çantasındaki tüfeği çıkardığını söylemesine karşın daha sonra araca hiç binmediğini araç dışından konuştuklarını beyan etmesi, sanığın savunmalarının olayın meydana geliş şekli ile uyumlu olmadığı görülmekle, mahkememizde sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğu hususunda tam bir kanaat oluşmakla bu yönde hüküm kurulmuş...

...

Her ne kadar sanık katılana ev ve araba aldığını, para gönderdiğini, bunları geri almak için katılan ile irtibat kurduğunu, katılanın kendisini oyalaması ve hakaret etmesi nedeniyle olayın meydana geldiğini söyleyerek haksız tahrik hükümlerine temas etmiş ise de sanığın savunmalarında esnaf olduğu, aylık gelirinin 3.000-5.000 TL arasında olduğu yönündeki savunmalarına karşın katılana ev ve araba aldığı, hesabına yüklü miktarda para gönderdiği şeklindeki savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alındığında mahkememizce sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek haksız tahrik hükümleri sanık hakkında uygulanmamış olup ayrıca sanık müdafinin tanık dinletme taleplerinin de olaya ilişkin değil bu durumlara ilişkin olduğundan talebin reddine karar verilmiştir. "

11. Başvurucu; istinaf ve temyiz dilekçelerinde diğerlerinin yanı sıra haksız tahrik altında eylemi gerçekleştirdiğini, A.Y.ye daha önce evlenme vaadiyle para gönderdiği ve ev aldığı iddiasıyla ilgili olarak banka kayıtlarının istenmesi ve tanık dinletme talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini ileri sürmüştür. Hüküm, kanun yolu denetiminden geçerek 13/12/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

12. Başvurucu, nihai hükmü 11/1/2022 tarihinde öğrendikten sonra 9/2/2022 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

13. Komisyon; makul sürede yargılanma hakkına yönelik şikâyetin kabul edilemez olduğuna, adil yargılanma hakkına ilişkin diğer şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.

II. DEĞERLENDİRME

A. Silahların Eşitliği ve Çelişmeli Yargılama İlkelerinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia

14. Başvurucu, suça konu eylemi haksız tahrik altında gerçekleştirdiğine ilişkin delil toplanması ve tanık dinletme talebinin reddedilmesi nedeniyle silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

15. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) görüşünde; mevcut başvuruda başvurucunun hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

16. Başvurucunun iddiaları adil yargılanma hakkı kapsamındaki silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri yönünden incelenmiştir.

17. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok başvuruda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Bu kapsamda silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin şikâyetlerin Anayasa Mahkemesi tarafından incelendiği, başvuruculara delillerini sunma ve inceletme noktasında mahkemelerce uygun imkânların tanınması gerektiği, tarafların dinlenilmemesi ve taraflara delillere karşı çıkma imkânı verilmemesinin yargılama faaliyetinin hakkaniyete aykırı hâle gelmesine neden olabileceği vurgulanarak ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı anlaşılmaktadır ( Yaşasın Aslan [2. B.], B. No: 2013/1134 , 16/5/2013, §§ 32-37; Kamil Koç [1. B.], B. No: 2012/660 , 7/11/2013, §§ 42-48; Ramazan Tosun [1. B.], B. No: 2012/998 , 7/11/2013, §§ 34-42; Yüksel Hançer [1. B.], B. No: 2013/2116 , 23/1/2014, §§ 18,19; Muharrem Keserci [2. B.], B. No: 2012/575 , 8/5/2014, § 43-55; Ahmet Teyit Keşli [2. B.], B. No: 2013/2237 , 18/9/2014, §§ 55-65; Abdulselam Tunç [1. B.], B. No: 2013/6986 , 5/11/2014, §§ 56-66; Gürhan Nerse [2. B.], B. No: 2013/5957 , 30/12/2014, §§ 33-40; Aziz Ağırlı [1. B.], B. No: 2013/1377 , 25/3/2015, §§ 32-43; Düzgit Yalova Gemi İnşa Sanayi A.Ş. [1. B.], B. No: 2013/8756 , 15/4/2015, §§ 37-48; Targan Tolga Yungul [2. B.], B. No: 2013/1386 , 16/4/2015, §§ 23-31; Durmaz Oto. Petrol Ürünleri İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. [2. B.], B. No: 2013/1020 , 7/5/2015,§§ 22-35; Fahri Gösteriş [1. B.], B. No: 2013/1297 , 13/4/2016, §§ 27-37; Zekayi Çelebi [1. B.], B. No: 2014/5633 , 18/5/2016, §§ 25-30; Özgür Murat Engin [1. B.], B. No: 2014/7806 , 21/9/2016, §§ 38-44; Laleş Çeliker [2. B.], B. No: 2013/8413 , 21/4/2016, §§ 24-31; Cezair Akgül [1. B.], B. No: 2014/10634 , 26/10/2016, §§ 27-31; Gökay Dayan [2. B.], B. No: 2014/12206 , 21/9/2017, § 21; Ruhşen Mahmutoğlu [1. B.], B. No: 2015/22 , 15/1/2020, § 56).

18. Somut olayda başvurucunun tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûm olmasında Mahkemece; başvurucunun cezaevinden çıktıktan sonra A.Y.yi aramaya başladığı, A.Y.nin adresini bulmak için uğraştığı, A.Y.ye ulaşabilmek için üç dört gün olay yerine yakın yerlerde dolaştığı, olay günü A.Y.den önce gelerek olay yerinde pusu kurup A.Y.yi beklemeye başladığına ilişkin başvurucunun soruşturma evresinde alınan beyanları dikkate alınmıştır. Başvurucunun Aksaray'dan tüfek ile gelmesi ve A.Y.nin kısa mesafeden hayati bakımdan birincil bölgesi olan baş ve boyun kısmını hedef almasının A.Y.nin hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Yine Mahkemece başvurucunun A.Y.yi öldürme kararını vererek eylemi planladığı, bu planın üzerinden makul bir sürenin geçmiş olduğu ve bu kararından vazgeçmeyip fiilini gerçekleştirdiği değerlendirilmiştir.

19. Gerekçeli kararda; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına yönelik başvurucunun ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle A.Y.ye ev ve araba aldığı ve A.Y.nin hesabına yüklü miktarda para gönderdiği şeklindeki savunmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. Başvurucunun söz konusu değerlendirmeye karşı ayrı ve açık bir itirazının bulunmadığı da dikkate alınarak bu değerlendirmenin tek başına yargılamanın hakkaniyetini zedelemediği kanaatine varılmıştır. Başvuruya konu yargılama sürecine bir bütün olarak bakıldığında başvurucuya delillere ilişkin iddia ve itirazlarını yargılamanın tüm aşamalarında ileri sürme imkânı verilerek yargılamaya aktif katılımının temin edildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki diğer deliller gözetildiğinde başvurucunun A.Y.ye ev almasına ve banka hesabına para transferi yapmasına ilişkin olarak delil toplanması talebinin reddedilmesinin bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelemediği, usule ilişkin imkânlar konusunda iddia makamına nazaran başvurucunun dezavantajlı bir konuma düşmediği, dolayısıyla silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine yönelik bir ihlal olmadığı anlaşılmıştır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. Savunma İçin Gerekli Zaman ve Kolaylıklara Sahip Olma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

21. Başvurucu, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasına karşı bir sonraki celseye kadar verilen beş günlük sürenin az olması sebebiyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bakanlık görüşünde, Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacak incelemede Anayasa ve mevzuat hükümleri doğrultusunda somut olayın kendine özgü koşullarının gözönüne alınması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı başvuru formundaki iddialarını tekrarlamıştır.

22. Anayasa Mahkemesi savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkına ilişkin ilkeleri Ufuk Rifat Çobanoğlu kararında belirlemiştir. Buna göre suç isnadı altındaki kişiye savunma için yeterli zamanın yargılamayı adil olmaktan çıkarmayacak şekilde tanınması, yargılamanın makul bir sürede sonuçlandırılmasını olumsuz etkilememelidir. Diğer bir ifadeyle yargılama, savunma için gerekli zamana sahip olma hakkını zedeleyecek şekilde aceleye getirilmemeli; anılan hakkın gerçek anlamda kullanılmasını mümkün kılacak bir süratle sonuçlandırılmalıdır. Bunların yanında yargılama sürecindeki esaslı işlemlere karşı süre verilmemesi, başvurucunun savunmasını hazırlayıp mahkeme önünde dile getirebilmesi ve böylece yargılamaların sonucunu etkileyebilmesi noktasında iddia makamına nazaran dezavantajlı bir duruma düşmesine sebebiyet verebilir. Yargılama sürecinde ortaya çıkan ve mahkemenin kararını esaslı bir şekilde değiştirebilecek nitelikteki yeni durumlarda suç isnadı altındaki kişiye gerekli zaman ve kolaylıkların sağlanması icap eder ( Ufuk Rifat Çobanoğlu [2. B.], B. No: 2014/6971 , 1/2/2017, §§ 35-49).

23. Gerekli zaman yargılanan kişinin hakkındaki iddiaları öğrendikten sonra savunma için zorunlu hazırlıkları yapabileceği süreyi ifade etmektedir. Bu hak yönünden de somut olayın özelliklerinin belirleyiciliği büyük öneme sahiptir. Değerlendirme, yargılamanın bütünlüğü gözetilerek yapılmalıdır ( Mahmut Deniz [1. B.], B. No: 2019/3512 , 26/5/2021, § 28; bazı değişikliklerle birlikte bkz. Ufuk Rifat Çobanoğlu , §§ 43, 45).

24. Başvuru konusu olaya ilişkin yargılamada başvurucunun savunması Mahkemece ilk celse müdafiinin de hazır bulunması ile alınmıştır. Başvurucuya savunmasından önce ceza infaz kurumu aracılığı ile iddianameden bir suretin tebliğ edildiği belirtilmiş, iddianame ve ekleri okunmuş, yasal hakları hatırlatılmıştır. Ayrıca ilk celse esas hakkında mütalaa açıklanmış, başvurucu ve müdafiinin esas hakkında mütalaaya karşı beyanda bulunmak amacıyla süre talep etmesi üzerine Mahkemece süre talebi kabul edilerek 2/9/2020 tarihli celsede gelecek duruşmanın 7/9/2020 tarihinde yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucu celse arasında cezaevi aracılığıyla yazılı savunmalarını Mahkemeye sunmuştur. Ayrıca başvurucunun esas hakkında mütalaaya karşı savunması ikinci celse müdafiinin de hazır bulunmasıyla alınmıştır. Bununla birlikte başvurucu kanun yolu incelemesi aşamalarında da savunmalarını ileri sürme imkânı bulmuştur. Böylece başvurucunun savunma için zorunlu hazırlıkları yapabileceği süreye ve imkâna sahip olduğu, dava dosyasında yer alan ve mahkûmiyete esas alınan delillere karşı iddia ve itirazlarını ileri sürebildiği anlaşılmıştır.

25. Sonuç olarak yargılamaya bir bütün olarak bakıldığında -somut olayın özel koşullarında- başvurucunun savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkına yönelik bir ihlalin bulunmadığı anlaşılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Diğer İhlal İddiaları

27. Başvurucu ayrıca istinaf ve temyiz kanun yollarındaki incelemeler sonucu verilen kararların yeterli gerekçe içermediğini ileri sürmüştür. Başvurucunun gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddiasının Abdullah Topçu ([1. B.], B. No: 2014/8868 , 19/4/2017, §§ 74-79) ve Yasemin Ekşi ([1. B.], B. No: 2013/5486 , 4/12/2013, §§ 53-59) kararları doğrultusunda açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

III. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. Savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Diğer ihlal iddialarının kabul edilebilirlik kriterlerini karşılamaması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 3/12/2025 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.