Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

E. K.

BAM İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No. T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO : . KARAR NO : . . İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO . KARAR NO : . KARAR TARİHİ :. İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ :. DAVACI (Müteveffa) : . DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : . KARAR YAZIM TARİHİ :.

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı ...A.Ş. vekili ile davalılar ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde, davalı...'in sevk ve yönetimindeki ... plaka sayılı halk otobüsü ile karşıdan karşıya geçmek için kaldırımda bekleyen davacı ....'a çarptığı, bu çarpma sonucu davacının hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralandığını, ... A.Ş.'nin kaza tarihi itibariyle aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, kazaya ilişkin görülen ceza davasında davacının kusursuz, davalı...in tam kusurlu bulunduğu ve taksirle yaralama suçundan ceza aldığını, kazaya karışan özel halk otobüsünün ...'ın gözetim ve denetimi altında çalıştığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00.-TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile davalılardan tahsiline, ayrıca 500.000,00.-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davacı vekili 18.03.2024 tarihli ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, dava dilekçesi ile talep edilen 5.000,00.-TL maddi tazminat alacağının 475.399,25.-TL'ye artırılarak işleten ve sürücü yönünden kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden, sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde, sadece söz konusu ceza dosyasına dayanarak hüküm kurulacağının düşünülmesinin yersiz olduğunu, somut olay değerlendirildiğinde karşı tarafın yaşı, kavrayabilme yeteneği dikkate alındığında yola çıkmadan önce yaya olmanın da getirdiği özen ve dikkatle yolun kontrol edilmesi gerektiği, bu kontrolün yapılmadan yola aniden çıkıldığı açık olduğundan söz konusu kusur tespitinin haksız olduğunu, kusura itiraz ettiklerini, Mahkemece tayin olacak bilirkişi heyetince kusuru tespit etmek üzere bilirkişi raporu alınması gerektiğini, avacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, sadece söz konusu ceza dosyasına dayanarak hüküm kurulacağının düşünülmesinin yersiz olduğunu, somut olayda karşı tarafın yaşı, kavrayabilme yeteneği dikkate alındığında yola çıkmadan önce yaya olmanın da getirdiği özen ve dikkatle yolun kontrol edilmesi gerektiği, bu kontrolün yapılmadan yola aniden çıkıldığı açık olduğundan söz konusu kusur tespitinin haksız olduğunu, kusura itiraz ettiklerini, Mahkemece tayin olacak bilirkişi heyetince kusuru tespit etmek üzere bilirkişi raporu alınması gerektiğini, avacı tarafın talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Davalı Burulaş vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin diğer davalılarla işleten sıfatını taşıyacak her hangi bir hukuki bağı olmadığını, yine davalı şirket ile araç sahibi işleten diğer davalı ... arasında, konusu “Özel Halk Otobüslerinin Bütünleşik Bilet Sistemine dahil edilmesine ilişkin” sözleşme haricinde hiç bir sözleşme bulunmadığını, söz konusu sözleşme, özel halk otobüslerinin bütünleşik bilet sistemi kapsamına alınması hususunda olduğunu, özel halk otobüslerinin denetim yetkisi yalnızca hizmetin yürütülmesine ilişkin olduğunu, araçların çalışması esnasında meydana gelen her türlü kaza ve fiilden, bununla ilgili olarak yargıya intikal eden her türlü sorumluluktan ve üçüncü şahıslara karşı doğacak yükümlülüklerden tamamen araç sahibi ve sürücüsü sorumlu olduğunu, davalı sürücünün müvekkili ...’ın personeli olmadığını, kusur raporunun kazanın oluşuna uygun olmadığını, kendilerinin taraf olmadığı ceza dosyasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, yeniden kusur incelemesi yapılmasını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarlarının çok yüksek beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafınca 2918 sayılı KTK gereği davalı şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini, başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraflara SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davalı şirketin sorumluluğu poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 186.955,30.-TL maluliyet tazminatı, 233.582,07.-TL bakıcı gideri, 12.825,00.-TL tedavi gideri ile 36.000,00.-TL tedavi gideri olmak üzere 469.362,37.-TL maddi tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müteveffa davacının mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine, tazminat alacağına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 10.06.2022 tarihinden diğer davalılar için kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, sigorta şirketinin maluliyet tazminatı bakımından sorumluluğunun poliçede gösterilen 360.000,00.-TL sürekli sakatlık tazminat klozu ile sınırlı tutulmasına, Sigorta şirketinin bakıcı giderlerine ve sağlık gideri tazminatlarına yönelik sorumluluğunun poliçede gösterilen 360.000,00.-TL sağlık gideri klozu ile sınırlı tutulmasına, 300.000,00.-TL manevi tazminat alacağının davalılar... 'dan kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile müteveffa davacının mirasçılarına miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili gerekçeli karar tebliğinden sonra sunduğu 09.07.2024 tarihli feragat dilekçesinde, davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davalı ... A.Ş. ile sorumlu oldukları miktarla sınırlı olmak üzere sulh olunduğunu, sulh sözleşmesi kapsamında sorumlu olduğu tutarı ödemiş olduğundan yalnızca ... A.Ş. yönünden davadan feragat ettiklerini, bu doğrultuda davalı sigorta şirketinin beyan dilekçesinde yargılama harç ve gideri talebinin bulunmadığını belirtmiş olduğu hususu da dikkate alınarak, sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin diğer davalılarla işleten sıfatını taşıyacak her hangi bir hukuki bağı bulunmadığını, araç sahibi işleten diğer davalı ... ile yapılan “Özel Halk Otobüslerinin Bütünleşik Bilet Sistemine dahil edilmesine ilişkin” sözleşme haricinde hiç bir sözleşme bulunmadığını, bu sözleşmenin, özel halk otobüslerinin bütünleşik bilet sistemi kapsamına alınması hususunda olduğunu, kazayı yapan diğer davalı ... ile de işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, sözleşmede meydana gelebilecek kazalara ilişkin Belediye'nin sorumlu tutulamayacağına ilişkin hükümler bulunduğunu, kusur raporunun kazanın oluşuna uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. Davalılar ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müteveffa davacının dava konusu kazada kusurlu olduğunu, yaya olmanın gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, mütevaffa davacının maluliyetinin %98 olarak tespitinin kabul edilemeyeceğini, maluliyet oranının tespiti somut gerçekliğe uygun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, mahkemece toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen tazminatın, ayrıca bakıcı ve tedavi giderlerinin de yüksek hesaplandığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Davalı Baki sevk ve idaresinde olan, diğer davalı .... adına kayıtlı, davalı .. AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanmış ve davalı ... AŞ bünyesinde faaliyet gösteren ... plakalı halk otobüsünün, davacı yaya ...'a (yargılama aşamasında vefat etmiştir) çarpması neticesinde meydana gelen 13/09/2019 tarihi trafik kazasında Mehmet Sunar'ın yaralandığı sabittir. 2918 Sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, başka bir ifadeyle motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, yani aracın işletilmesine katılma halinde girişimci işleten ile birlikte sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, kazaya karışan... plakalı aracın özel halk otobüsü olarak faaliyet gösterdiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, kısmen veya tamamen özelleştirmeyle kent içi ulaşımın özel kişilerin mülkiyetindeki otobüs veya midibüs gibi araçlarla yapılması halinde esasen toplu taşımacılık yetkisinin ilgili belediyeye ait olması, toplu taşımacılık hizmetinin ilgili belediye adına yapılmakta olması, halk otobüsü üzerinde ilgili belediyenin yazı ve ambleminin bulunması, belediyelerin bu özel halk otobüslerinin işletilmesi, denetlenmesi konusunda yetkili olması göz önüne alındığında bu motorlu araçların verdiği zararlar nedeniyle ilgili belediyenin de KTK 85/1 maddesi gereğince sorumluluğun bulunduğu ( Yargıtay HGK 2021/(17) 4-486 E-2021/1422 K sayılı ilam, Yargıtay 17 HD 2012/2131 E-2013/3477 K sayılı ilam), davalı ... AŞ ve diğer davalı araç maliki arasındaki hizmet yürütülmesine ilişkin sözleşmenin kendi aralarında hüküm ifade edeceği anlaşılmakla meydana gelen zarardan davalı Burulaş AŞ'nın sorumlu olmadığı yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir. Bursa... Ceza Mahkemesi ....K sayılı dosyasında, davalı sürücü (sanık) Baki hakkında 5237 sayılı TCK 89/1, 89/3-a ve 62 maddesi gereği ceza tayin edilip 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükme esas alınan 04/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığ ı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. 5271 Sayılı CMK 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmiş mahkumiyet niteliğinde değildir. Mahkemece alınan 20/06/2023tarihli bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü Baki'nin %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, kusur raporunun ceza yargılamasında hükme esas alınan kusur raporu ve 13/09/2019 tarihli kaza tespit tutanağıyla örtüştüğü, davalı sürücünün 2918 sayılı KTK 84/f, 53 ve 47/d maddesine aykırı davranışla kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla kusura yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam). Davacının iyileşme süresi boyunca bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı varsa hangi sebeple ve hangi yaşamsal faaliyetleri için bakım ihtiyacının olduğu, bu ihtiyacın günlük kaç saatlik süre için söz konusu olduğu ve süresi hususlarında rapor alınmalıdır (Yargıtay 17 HD 2021/1932 E- 2021/3168 K sayılı ilam). Somut olayda, davacı Mehmet Sunar'ın yaralanmasına neden olan kazanın 13/09/2019 tarihinde meydana geldiği, bu durumda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmasının gerekeceği, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı 07/06/2023 tarihli maluliyet raporunun yöntemince düzenlendiği anlaşılmakla bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK 54 maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik, bakıcı gideri ve SGK sorumluluğunda olmayan (belgesiz) tedavi giderleri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. 6111 sayılı Kanun'un 59 maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesinde, SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98 maddesi gereği SGK'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; TBK 54 maddesi ile KTK 98 maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı giderine ilişkin zarar ile geçici iş görmezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine ait olduğundan, bakıcı gideri de poliçe kapsamındadır (Yargıtay 4 HD 2021/13507 E-2022/7004 K sayılı ilam). Kazada yaralanan kişi, maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilecektir ( Yargıtay 4 HD 2021/12166 E- 2022/5381 K sayılı ilam). Somut olayda, kaza tarihi itibarıyla davalı ... AŞ'nin sorumluluğu bedeni zararlar ve tedavi gideri bakımından ayrı ayrı 360.000,00 TL olup hükmedilen sürekli iş görmezlik tazminatı, bedeni zarar klozundaki, diğer kalemler de tedavi gideri klozundaki poliçe limitini aşmamaktadır. TBK 166/2 maddesine göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulur. Ancak, müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri için alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması gerekir. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için alacaklının açıkça davadan feragat etmiş olması veya böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine TBK 168 maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her biri ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağına ve alacaklının diğerleri zararına müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bunun sonuçlarına katlanacağı esastır (Yargıtay 17 HD 17/12/2018 tarih 2018/1297 E 2018/12295 K sayılı ilam). Sigorta şirketine verilen ibranamedeki irade açıklaması hem sigortacı hem de sigortalı işleten yönünde poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Davalı sigorta şirketi ile birlikte davalı işleten de poliçe limiti kadar borçtan kurtulmuş sayılır. Ancak aracın sürücüsünün işleten dışında başka bir olması halinde sürücünün sorumluluğu sigorta şirketi tarafından ibranamedeki ödenen tutarla sınırlı olacaktır. Davacılar vekilince 09/07/2024 tarihli tarihli dilekçeyle davalı ... AŞ ile sulh sözleşmesi imzaladıkları, sigorta şirketinin sulh sözleşmesi ile sorumlu olduğu miktarın ödendiğinden bahisle davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, olayda esasında hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davacı, alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat ettiği, başka bir ifadeyle maddi tazminat talebi yönünden davanın konusuz kaldığı (Yargıtay 17 HD 2016/6331 E-2019/3015 K sayılı ilam), 6100 Sayılı HMK 331 maddesi; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder...." şeklinde düzenlenmiş olup davacı vekilinin beyanı göz önüne alındığında davanın konusuz kaldığı, HMK 331/1 maddesi gereği, davanın konusuz kalması halinde yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre tayin edileceği, ibraname incelendiğinde anlaşmanın masraf ve vekalet ücretini de kapsar şekilde yapıldığının kabulünün gerektiği (Yargıtay 4 HD 2021/25435 E-2022/2101 K sayılı ilam) göz önüne alındığında maddi tazminat talebi yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi yerindedir. 6098 Sayılı TBK 56/1 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın ön gördüğü telafi şeklidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, yargılama aşamasında vefat eden davacı Mehmet'in yaralanmasının derecesi, kazada kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesi ve 4721 sayılı MK 25/4 maddesi kapsamında manevi tazminat talebinin mirasçılara geçeceği birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat çok değildir. HMK 355 maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalılar vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bursa..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2024 tarih ve... sayılı kararı hakkındaki davalı ...vekili ile davalılar ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2- HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a) Maddi Tazminat talebi yönünden dava konusuz kalmış olmakla esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b) Manevi Tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile 300.000,00.-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... .'den kaza tarihi olan 13.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara Bursa 10.Noterliğinin 26.09.2023 tarih, 036530 yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ödenmesine, c) Alınması gereken 20.493,00.-TL harçtan peşin alınan (peşin + ıslah) 3.331,48.-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.161,52.-TL harcın davalılar... , ...A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, d) Davacı tarafça yapılan 3.786,75‬.-TL yargılama giderinden, davanın kabul / ret oranına göre hesap olunan 1.173,89.-TL'si ile davacı tarafça peşin olarak yatırılan (peşin + ıslah) 3.331,48.-TL harç ve 80,70.-TL başvuru harcı toplamı 4.586,07.-TL yargılama giderinin davalılar ... .'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara Bursa .....Noterliğinin 26.09.2023 tarih, ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki miras payları oranında ödenmesine, e) Manevi tazminat talepli davada davacılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap olunan 47.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, f) Manevi tazminat talepli davada davalılar... A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden AAÜT uyarınca hesap olunan 32.000,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile adı geçen davalılara eşit oranda ödenmesine, g) Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yatırdıkları karar ve ilam harçlarının istem halinde yatırana iadesine, 4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, 5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 04/12/2025 tarihinde karar verildi.

Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Katip ... ¸(e-imzalıdır)