T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO :. KARAR NO : . BAŞKAN : . İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : DAVACI : DAVANIN KONUSU : Tevdi Mahalinin Belirlenmesi İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosya içindeki tüm belgeler ile dairemiz üyesi tarafından hazırlanan ön inceleme ve inceleme raporu incelendi. Gereği görüşüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosya da tevdi mahalli tayini belirlenmesi istemli dosya açıldığını, ancak ... K. Sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliği'ne, görevli ve yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun açıklandığını, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesine karar verildiğini, müvekkilinin kira bedelini ödemesi için zamanın kısıtlı olması sebebiyle ve müvekkilinin hak kaybına yol açmamak adına görevli mahkemede dava açma zorunluluğumuz hasıl olduğunu, aynı dava konusuna ilişkin görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu içerir emsal bir karar olduğunu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi ... K. sayılı istinaf kararında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak; Bursa... Hukuk Mahkemesi ... K. Sayılı kararı ile "görev bakımından reddine, dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine" karar verdiğini, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde iş bu davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkilinin 2005 yılında ...parselde bulunan taşınmazla ilgili yazılı kira akdi yaptığını, ancak müvekkilinin kiracı olduğu taşınmazın, el değiştirdiğini, yeni yer sahibi kira bedelinin ödeneceği hesap numarası vermekten kaçındığını, müvekkilinin kendisine herhangi bir ihtarname ulaşmadığı gibi taşınmazın kira bedelinin yatırılması için hesap numarası bildirilmediğini, kira bedelinin ödememesinin müvekkilini hukuki bakımdan zor duruma getireceğini, hak kaybına yol açacağını, eski mülk sahibinin kira ödemesini kabul etmediğini, yeni hesap için müvekkilinin kira bedelinin yatırılacağı hesap numarası bilinemediğinden, ileri de telafisi imkansız zararların oluşmaması için, müvekkilin hukuki sorumluluğunu ön almak gerektiğini belirterek müvekkilinin kira bedelini yatıracağı bir tevdi mahalli tayini hakkında karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; tevdi mahalli tayini ile ilgili talep talebinin görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Aynı dava konusuna ilişkin görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu içerir emsal bir karar olduğunu, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi ... K. Sayılı istinaf kararında görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak.... Sulh Hukuk Mahkemesi ... K. Sayılı kararı ile "görev bakımından reddine, dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine" karar verdiğini, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde iş bu davanın Bursa... Mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nin "İncelemenin Kapsamı" başlıklı 355. maddesinde "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu nedenle dairemizce inceleme, istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ve mahkemece resen gözetilmesi gereken kamu düzenine aykırılık oluşturan sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, tevdi mahalli tayini talebidir. Tevdi mahalli tayini istemine ilişkin kararlar geçici nitelikte olup, işin esasını çözümleyen kararlardan olmadığından buna ilişkin taleplerin mahkemece esas defterine kaydedilmeyip, değişik iş üzerinden görülmesi gerektiğinden mahkemece talebin değişik iş dosyası üzerinden değerlendirilmesi doğrudur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. maddesinde ''Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.'' hükmü ile TBK'nin 107. maddesinde ''Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Kanun maddesinde yasa yolu gösterilmemiş olup, ödeme yeri belirlenmesine ilişkin kararlara karşı yasa yolunun açık olup olmadığı dairemizce değerlendirilmiştir. Kanunda itiraz veya istinaf yasa yolunu öngören bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak ödeme yeri belirlenmesi, 6100 sayılı HMK’nin 382/2-d-3 maddesinde çekişmesiz yargı işi olarak tanımlanmış olup, HMK’nin 387.maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi niteliğindeki ödeme yeri belirlenmesi taleplerine karşı istinaf yasa yolunun açık olduğu kabul edilmelidir. Dairemizce ödeme yeri belirlenmesi taleplerinde uygulanması gereken ilkeler aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. Genel olarak taraflar kira sözleşmesinde ödeme yerini serbestçe belirleyebilirler ve tarafların bu konuda yaptıkları sözleşme tarafları bağlayıcı olup kiracının tek taraflı olarak ödeme yerinin değiştirilmesini talep etme hakkı bulunmamaktadır. Ancak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendiyle Maliye Bakanlığı'na mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi verilmiştir. Maliye Bakanlığı'nın, Kanun'un kendisine vermiş olduğu yetkiye dayanarak çıkartmış olduğu ve 29/07/2008 tarih 26951 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 268 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin, işyerlerinde ise kira miktarına bakılmaksızın işyerini kiraya verenler ile kiracıların kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 1/11/2008 tarihinden itibaren banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Yargıtay kararlarında, kira parasının götürülmesi gereken borçlardan olduğu, buna göre kiralayana götürülüp elden ödenmesi veya gideri kiracıya ait olmak koşuluyla konutta ödemeli olarak PTT kanalıyla gönderilmesi gerektiği, bundan ayrı, sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususun da göz önünde tutulması gerektiği açıklanmıştır. Açıklanan şekilde yapılmayan ödemeler yasal ödeme olarak kabul edilemez. Ancak teamül haline gelmiş bir ödeme şekli varsa bu şekilde yapılan ödeme de geçerlidir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2016/4457 Es.- 2016/3204 K. sayılı ilamı da bu yöndedir.) Ancak yukarıda açıklanan 29/07/2008 tarih 26951 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 268 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca 01.11.2008 tarihinden itibaren konut kiralarında 500,00 TL'nin işyerlerinde ise kira miktarı ne olursa olsun tüm kiraların PTT veya banka aracılığı ile yapılması gerekir. Bu durumda her ne kadar kira borcu paraya ilişkin olup götürülmesi gereken borçlardan ise de kiracının, Genel Tebliğ'e konu kira parasını kiraya verene götürüp elden ödemesi mümkün değildir, PTT aracılığı ile veya banka hesabına yatırması gerekir. Gelir Vergisi Genel Tebliğinde PTT veya banka şeklinde iki ayrı yol öngörülmüş ise de, üstte alıntılanan Yargıtay kararında açıklandığı üzere sözleşmede özel bir koşul kabul edilmişse bu hususun ve teamül haline gelmiş bir ödeme yeri bulunup bulunmadığının göz önünde tutulması gerekir. Buna göre yapılan değerlendirmede; -Kira sözleşmesinde, kiranın elden-nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmış ise veya ödeme yeri gösterilmemiş ve ödeme konusunda bir teamül oluşmamış ise, kiracı daha öncesinde kiraları elden ödüyor olsa dahi 268 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca ödemelerin tevsik edilebilmesi açısından banka hesap numarası istemesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Bu durumda kiracı, kiraya verenden banka hesap numarası istemesine rağmen hesap numarası bildirilmez ise kirasını PTT'den konutta ödemeli olarak gönderip, bunun da kabul edilmemesi durumunda mahkemeden ödeme yeri olarak bir banka hesabı belirlenmesini talep edebilir. -Kira sözleşmesinde, ödeme yeri olarak "banka hesabına" ya da belirli bir IBAN numarası yazılmış ise bu durumda kiracı ve kiraya verenin kira sözleşmesi ile ödeme yerinin banka olduğu konusunda anlaştığı kabul edilmelidir. Her ne kadar 268 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde PTT veya banka öngörülmüş ise de, taraflar ödeme yerini banka olarak belirlendiğine göre kiracının kiraları yatırmakta olduğu banka hesabı kiraya veren tarafından kapatılmış veya hesap açık olmakla birlikte havale alımına kapatılmış ise bu durumda kiracının, kira parasını PTT'den konutta ödemeli olarak göndermeden doğrudan ödeme yeri olarak bir banka hesabı belirlenmesini mahkemeden talep etmesi mümkündür. -Kira sözleşmesinde belirli bir ödeme yeri öngörülmemiş ise, ancak kiracı daha önceki kiraları uzun bir süredir banka hesabına yatırıyor ve bu banka hesabı artık teamül haline gelmiş ise, kiraya veren banka hesabını kapatır veya hesabı kapatmamakla birlikte havale alımına kapatır ise bu durumda da kiracının, kira parasını PTT'den konutta ödemeli olarak göndermeden doğrudan ödeme yeri olarak bir banka hesabı belirlenmesini mahkemeden talep etmesi mümkündür. -Kira sözleşmesinde belirli bir ödeme yeri öngörülmemiş ve ödeme yeri konusunda teamül oluşmamış ise, kiraya veren daha önceki banka hesabını kapatmış olsa dahi kiracı bu durumda doğrudan mahkemeden ödeme yeri belirlenmesini talep edemez. Öncelikle kirayı PTT'den konutta ödemeli olarak göndermeli ve bu ödeme kabul edilmez ise ödeme yeri belirlenmesini talep etmelidir. Genel açıklamalar karşısında somut istinaf talebinin incelenmesinde; Mahkemece tevdi mahalli tayinine konu istemin sunulan kira sözleşmesi kapsamında kira bedeline ilişkin olup kira ilişkisinden doğan iş bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile talebin usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. HMK'nin 20. Maddesi "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, (…) (1) süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. Dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir." şeklinde düzenlenmiştir. Her ne kadar yerel Mahkemece gerekçede kira ilişkisinden doğan iş bu uyuşmazlıkta görevli mahkeme Bursa Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiş ise de HMK'nin 20. Maddesine göre hüküm kurulmaması hatalıdır. Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelenmiş olup tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve yasal nedenlere göre, ilk derece mahkemesi kararında belirtilen eksiklikler tespit edilmiştir. Yargılamadaki hukuka aykırılıkların niteliğine göre eksikliklerin dairemizce duruşma açılarak veya dosya üzerinden tamamlanması mümkün bulunmamaktadır. Davada yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulduğundan 6100 sayılı HMK.353/1-a-6 madde hükmü gereğince istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dairemiz kararında açıklanan kaldırma gerekçelerine göre yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstinaf başvurusunun KABULÜNE, Bursa.... Ticaret Mahkemesi'nin ...Karar sayılı dava dosyasında verilen 14/10/2025 tarihli kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, İstinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden Harçlar Kanunu uyarınca istinaf yasa yoluna başvuru sırasında ilk derece mahkemesince peşin olarak alınan istinaf karar harcının istinaf edene İADESİNE, İstinaf eden tarafından yatırılan ve iade edilemeyen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile diğer istinaf giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılamada yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine, İstinaf avansının kullanılmayan kısmının istem halinde yatırana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 17/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. KANUN YOLU : 6100 sayılı HMK 362/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Katip ... ¸(e-imzalıdır)