T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : . KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...)* ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : . NUMARASI : .
DAVACI : DAVALI : ... -...- ...
DAVA : Menfi Tespit (İhtiyati Tedbir İsteminin Reddi) KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ..
Dava, icra takibi sonrası açılan menfi tespit, talep ise takibin durdurulması istemine yöneliktir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. Madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, icra takibinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir isteminin, takip sonrası açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İİK 72/2 maddesine göre; İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Yine İİK 72/3. maddesine göre de; İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir..." Dava konusu somut olay açısından bakıldığında iş bu davanın, davalı- alacaklı tarafından davacı borçlu hakkında başlatılan Bursa....Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik İİK 72. maddesi kapsamında açılmış bir menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Bu duruma göre, eldeki menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır. Davacı borçlu vekilince dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle; davaya dayanak icra takibine konu borcun dayanağı olan senetlerin dava dışı Yavuz Ayhan adlı şahıs tarafından davacıdan zorla alındığı, davalını son hamil olduğu, davalı tarafın tamamen haksız ve kötü niyetli şekilde zorla alındığını bildiği senetleri icra takibine koyduğu iddiası ile, İİK 72/3. maddesi gereğince icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; Yukarıda belirtildiği şekilde İİK 72/3. maddesine göre; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez" hükmü karşısında icra takibinden sonra açıldığı sabit olan eldeki menfi tespit davasında talep edildiği şekilde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir (Bknz. Yargıtay 19. H.D.'nin 2012/17902 Esas-2013/3584 Karar, aynı Dairenin 2012/14719 Esas-2013/2145 Karar ve Yargıtay 11. H.D.'nin 2012/18660 Esas-2013/1254 Karar sayılı kararları). Ayrıca her ne kadar; İİK'nın 72/3 maddesi gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, borçlunun gecikmeden kaynaklanabilecek zararları karşılaması ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş ise de; davacı yanın talebinin gerek dava dilekçesinde ve İstinaf dilekçesinde takibin durdurulmasına ilişkin olması ve Hakiminin de talep ile bağlı olduğu değerlendirildiğinde, bu yönde bir tedbir kararı verilmemiş olması da isabetli görülmüştür. Bu itibarla, davacı yanca ileri sürülen istinaf sebeplerinin karar yerinde tartışıldığı, bu doğrultuda ortaya konulan gerekçenin isabetli olduğu değerlendirilerek; davacı yanın istinaf talepleri yerinde görülmemiş, açıklanan nedenlerle de, davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK. 353/1-b.1. maddesi gereğince, esastan reddine karar vermek gerektiği görüş ve kanaatine oy birliği ile varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)Alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2025
... Başkan ...
... Üye ...
... Üye ...
... Katip ...