Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2022/585 E. 2025/718 K.

İlk Derece 10.10.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/585 Esas - 2025/718 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/585 Esas KARAR NO : 2025/718

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/09/2022 KARAR TARİHİ : 10/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Kurum tarafından yapılan hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında davalı firmalar bünyesinde şoför olarak çalışan dava dışı ...'un 02.03.2020 tarihinde emekli olduğunu, dava dışı işçiye 2.677 günlük kıdeme süresine ilişkin olarak yasal kesintileri yapıldıktan sonra 39.471,64 TL kıdem tazminatı ödendiğini, ödenen kıdem tazminatının işçiyi çalıştıran şirketlerden davacı Kurum hesabına ödenmesinin istenildiği ancak firmalar tarafından sorumlu oldukları tutarların yatırılmadığını, davalılar ile yapılan muhtelif tarihli sözleşmelerin ilgili hükümlerinde yüklenicinin işin görülmesi sırasında veya işin görülmesi nedeniyle istihdam ettiği kişiler ile yaşayacağı hukuki ihtilaflar nedeniyle yürürlükteki mevzuat hükümleri gereğince Kurumun da sorumlu tutulabileceği, tüm zararlarda, kurumun sorumlu olmayacağı, Kurumun ödeme yapmak zorunluluğunda kalınması halinde yapılan ödemeyi başkaca bir ihbar ve ihtara gerek olmadan, tamamen, nakden ve defaten Kuruma ödeneceğinin düzenlendiğini, taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmeleri ve emsal içtihatlar gözönünde bulundurulduğunda, dava dışı işçi ...'a ödenen ve davalı firmalardan tahsil edilemeyen kıdem tazminatının asıl muhatabı ve ödeme yükümlüsünün davalı şirketler olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 36.6, 36.7 ve 36.8. maddelerinde, “Sürücülerin işten çıkarılması işlemlerinde idarenin uğrayacağı zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğu” hususunun ayrıcı “İş ve Sosyal Güvenlik yasalarının işveren ve çalışana yüklemiş olduğu tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğu” hususlarının düzenlendiğini, belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, dava dışı işçi ...'a ödenen şimdilik 10.000,00 TL nin ödeme tarihi olan 02.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili davasını ıslah etmiş, harcını da yatırmıştır. Davalı ...Turizm ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet ve muvazaa iddiasında bulunulmuş, dava dışı işçinin taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmesine istinaden davacıya bağlı Kurum yönetimi tarafından davalı şirkete işe alınacak personel listesi verilmek suretiyle belirli hizmet sözleşmesiyle davalı şirkette işe başladığını, dava dışı işçinin davacı Kurum işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı gösterilerek uzun yıllar çalıştığını, başından beri davacı Kurum bünyesinde ve davalı şirkete bağlı olarak 01.06.2014-31.05.2017 tarihleri arasında en son 2.492,55 TL brüt ücret ile çalıştığını, ihale bitimi ile iş çıkışının yapıldığını, davacı ile imzalanan sözleşmelerinin konusunun iş değil, işçi olduğunu, bu nedenle davacı ile davalı şirket arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin sorumlu olacağına ilişkin bir düzenleme olmadığı, müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Motorlu Araçlar... Ltd. Şti. vekili beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 09.06.2010 tarihli, 29.12.20210 tarihli ve 28.02.2011 tarihli hizmet alım sözleşmeleri ve ihale anlaşması kapsamında dava dışı işçi ... ile davalı şirket arasında 30.06.2010 tarihli belirli süreli hizmet sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda işçinin OL07.2010-31.12.2010, 01.01.2011-28.02.2011 ve 02.03.2011-16.06.2011 tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde şoför olarak çalıştığını, ihale döneminin sona ermesi ile dava dışı işçiyle olan sözleşmelerin sona erdiğini, işten çıkışının yapıldığını, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki toplam çalışma süresinin yaklaşık 8 ay olduğunu, bu sürede kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacı Kurum ile imzalanan sözleşmelerin konusunun iş olmayıp işçi olduğunu, bu nedenle davacı ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, işçinin kıdem tazminatına yönelik olarak davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmağı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir. Dava, dava dışı işçiye emeklilik nedeniyle ödenen kıdem tazminatının sözleşmeye dayalı olarak davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının rücu talebinin yerinde olup olmadığı, yerinde ise miktarına ilişkindir. Her ne kadar davalı ... .... Vekili yetki itirazında bulunulmuş ise de ,bu davalı yanca cevap dilekçesi süresinde mahkemeye sunulmadığından yetki itirazına itibar edilmemiştir. Delillerden, Davacı vekilince davalı .......Ltd. Şti ile imzalanan sözleşme haricindeki diğer davalılar ile ilgili hizmet sözleşmeleri ve şartnameler sunulmuş ve mahkememizce dava dışı işçi ...'un (15824391104) iş yeri ünvanlı hizmet döküm cetveli dosyaya kazandırılmış, bilirkişi raporu alınmıştır. Dosya kapsamı ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, 28/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; huzurdaki dava dosyasına konu rücu taleplerine ilişkin hesaplama yapılırken; her bir işverenin işçiyi çalıştırdıkları sürenin toplam çalışma süresi içerisindeki oranının esas alınması söz konusudur. Davalıların rücu talebine konu kıdem tazminatı bakımından davacıya karşı sorumlu olup olmadığının takdiri Sayın Mahkeme'nin takdirlerindedir. Huzurdaki dava dosyasına konu rücu taleplerine ilişkin hesaplama yapılırken; her bir işverenin işçiyi çalıştırdıkları sürenin toplam çalışma süresi içerisindeki oran esas alınarak hesaplama yapılacaktır. Buna göre işçinin, davalılar nezdindeki çalışma süresinin toplam çalışma günü olan 3042 güne oranlanması neticesindeki katsayılar ve hesaplamaların, ... Temizlik Bakım Hiz. Tur. İlaç. Ot. V. Yem.Hi. S.T.L (...Sosyal ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi)'nin 1.189,23 TL, ... Gıda ve Kimya Dış Tic. Ltd. Şti. 'nin 2.469,94 TL, ... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. 'nin 2.915,40 TL, ...Tur. .... Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik 4.756,91 TL olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamının daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii ile taraf itirazlarını karşılar ek rapor tanzimi istenmiş, bilirkişilerin 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davalıların dava dışı işçinin kendi bünyelerinde 1 yıldan az süreli çalışmış olması nedeniyle kıdem tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin itirazları hukuki bir değerlendirme olup, konuyla ilgili takdir ve nihai karar sayın Mahkeme'ye ait olmakla birlikte; davalıların itirazı yerinde bulunacak olursa bu takdirde yukarıdaki kaydi sigortalılık durumu uyarınca davalılardan sadece 1 yıllık süreyi aşkın tek çalışmanın olduğu ...Turizm şirketinin kıdem tazminatından sorumlu olacağını söylemek mümkündür. Bununla birlikte yine davalıların kıdem tazminatının yarısından sorumlu oldukları itirazlarına ilişkin olarak da yapılan hesaplamaların yarısına da yer verildiğini, ... Temizlik Bakım Hiz. Tur. İlaç. Ot. V. Yem.Hi. S.T.L (...Sosyal ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi)'nin 1/2 oranındaki kıdem tazminatının 158,34 TL, ... Gıda ve Kimya Dış Tic. Ltd. Şti. 'nin 356,27 TL, ... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. 'nin 444,89 TL, ...Tur. .... Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik 4.878,23 TL olduğu rapor edilmiştir. Dosyada aldırılan bilirkişi kök ve ek raporunun gerekçesi ve hesaplamak için hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılarak görülen lüzum üzerine dosyanın re'sen seçilecek başka bir bilirkişiye verilerek dava dışı işçinin çalışma süreleri, taraflara arasındaki hizmet sözleşmeleri, teknik şartnamelerdeki maddeler incelenerek davacı yanın davalılara rücu edebileceği miktar noktasında denetime açık sözleşmelerin de tartışılarak rapor aldırılması istenmiş, bilirkişinin sunmuş olduğu 31/07/2025 tarihli raporda: Sayın Mahkemenizin ara kararı gereğince dosyada mevcut bilgi ve belgelere istinaden yapılan inceleme ve hesaplamalar neticesinde; 1- Dava dışı işçi ...'a davacı Kurum tarafından ödenen kıdem tazminatı alacaklarından davalıların alt işveren sıfatıyla sorumlu olup olmadığı, ödenen işçilik alacaklarının davalılardan tahsil edilip edilemeyeceği hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu,2- Davacı Kurum tarafından dava dışı işçinin 02.03.2020 tarihinde emekli olması nedeniyle 01.10.2009-16.03.2011 tarihleri ile 15.03.2014-02.03.2020 tarihleri arasındaki toplam 2.677 gün hizmetine karşılık olmak üzere davacı Kurum tarafından düzenlenen Kıdem Tazminatı Hesaplama tablosu ile 39.773,52 TL kıdem tazminatı tahakkuk ettirildiği, damga vergisi tevkifatı neticesinde 23.06.2020 tarihinde 39.471,64 kıdem tazminatının dava dışı işçinin banka hesabına ödendiğinin tespit edildiği, 3- Dava dışı işçi ...'un davalılar nezdinde çalıştığı süreyle sınırlı olmak üzere, davalıların sorumluğunda bulunan miktarların; ... Gıda..... 2.288,05 TL, ... Motorlu...... 3.833,23 TL, ....... Ltd. Şti... 16.551,25 TL olmak üzere toplam 22.672,54 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir. Rücu taleplerinde uygulanacak bir yasal hüküm bulunmadığı için, söz konusu taleplere ilişkin hesaplamaların ne şekilde yapılması gerektiği yargı kararları ile şekillenmiştir. “Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle İşçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/687 K. 2021/301 T. 22.9.2021) “..Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesal ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Ayrıca yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirlenen İlkeler çerçevesinde son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, bu hususta yeniden bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe İle ödenen bedelin tamamından son İşverenin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/921 K. 2021/1552 T. 17.11.2021) Tüm dosya kapsamına göre;Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." Yargıtay 13 HD 2016/5366esas 2018/6468karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Yargıtay 13 HD 2017/5110 esas ve 2017/7681 karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Davacı yan ıslah dilekçesi sunmuş olup davalılara tebliğ edilmiştir .Rücu davalarına ilişkin zaman aşımı süresi ödemeden itibaren 10 yıllık süreye tabi olması ve hem dava hem ıslah tarihi itibari ile 10 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak davalı yanın zaman aşımı itirazına itibar edilmemiştir. Davacı vekilince davalı ... ...ŞTİ'nin, dava dışı ... Temizlik Bakım .....ŞTİ'nin ,dava dışı ...Temizlik Tur. OTO....ŞTİ ile 13/03/2028 tarihinde birleşmesi ile tescil edildiğine dair İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 19/03/2018 sayılı ticaret sicili gazetesini sunmuştur. Mahkememizce de davalı ... ...ŞTİ'in kuruluşuna kadar tüm evraklar İstanbul Ticaret Müdürlüğünden celp edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre : Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve mahkememizin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ... .... .... 'un alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının dava dışı işçinin emekli olması nedeniyle davacı tarafından ödendiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatının asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle bir yıldan az çalışma süresi bulunsa bile sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu ,incelenen hizmet sözleşmelerinde işçilik alacaklarının tamamından davacı işverenin sorumlu olacağına dair kayıtın bulunmadığı (... BAM 4.HD : 2025/473 esas 2025/551 karar no 13/04/2025 tarihli kararı ) anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına yönelik davanın kısmen kabulü kabulü 955,21 TL'nin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den (incelenen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 19/03/2018 sayılı ticaret sicili gazetesinde dava dışı ... Temizlik Bakım .....ŞTİ'nin ,dava dışı ...Temizlik Tur. OTO....ŞTİ ile 13/03/2028 tarihinde birleşmesi tescil edildiği görülerek),2.332,77 TL'nin davalı ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den ,11.454,67 TL'nin davalı ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... Gıda ve Kimya San. Dış Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın ise ,mahkememizce verilen kesin süre içinde bu davalıya ilişkin taraflar arasında akdedilmiş hizmet sözleşmesi sunulmadığı ve davacı vekilinin 15/01/2024 tarihli celsede dosyanın mevcut hali ile bilirkişiye verilmesini talep ettiklerinden, bu davalı bakımından rücuya tabi hizmet ilişkisi kanıtlanamadığından ,davanın reddine karar vermek gerekmiştir HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 2-Davalı ... Gıda ve Kimya San. Dış Tic. Ltd. Şti yönünden açılan davanın REDDİNE, 3-955,21 TL'nin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 4-2.332,77 TL'nin davalı ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 5-11.454,67 TL'nin davalı ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den 23/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.007,07 TL karar ve ilam harcının 170,78 TL peşin harç ve 114,50 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 721,79‬ TL harcın (46,79 TL'sinin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den, 114,17 TL'sinin ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den, 560,83 TL'sinin ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den) tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 2.070,50 TL tebligat-müzekkere gideri, ve 4.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.901,20 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranı dikkate alınarak 6.084,98 TL yargılama giderinin (394,30 TL'sinin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den, 962,65 TL'sinin ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den, 4.728,03 TL'sinin ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den) tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı yanca yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 114,50 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 285,28 TL harcın (18,48 TL'sinin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den, 45,13 TL'sinin ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den, 221,67 TL'sinin ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den) tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan( kabul edilen miktar nazara alınarak) 14.742,65 TL vekalet ücretinin (955,21 TL'sinin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den, 2.332,77 TL'sinin ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den, 11.454,67 TL'sinin ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den) tahsili ile davacıya verilmesine, 11-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan, dava dilekçesine ekli arabuluculuk son tutanağı Uyap'a eklenerek arabulucuya ödenen ücret belirlenemediğinden tarifeye göre en düşük ücret olan 680,00 TL arabuluculuk giderinin 44,06 TL'sinin davalı ...Sosyal Ve Destek Hizmetleri Temizlik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'den, 107,57TL'sinin ... Motorlu Araçlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'den, 528,37‬ TL'sinin ...Turizm Taşımacılık Otomotiv Gıda Ürünleri Temizlik Hizmetleri İletişim Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 12-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE, Dair, duruşmada hazır olan taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2025