Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2025/53 E. 2025/793 K.

İlk Derece 18.11.2025 İlk derece 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/53 Esas - 2025/793 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/53 Esas KARAR NO : 2025/793

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... ...

VEKİLLERİ : Av... Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ... DAVALI : 2- ... ....

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ... Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı kurumlardan olup, ASKİ Genel Müdürlüğü ile hizmet alım sözleşmesi kapsamında iş yaptığını, davalı yanın, müvekkili şirketin hizmet alım sözleşmesi ile iş yapmakta olduğu ASKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde memur olarak çalıştığını, müvekkili şirketin, hizmet alım işi kapsamında, idare ASKİ Genel Müdürlüğü'ne tahsis etmek üzere ... A.Ş.'den ... plakalı aracı kiraladığını, söz konusu araç ... ... kullanımında iken arızalandığını, söz konusu arızanın, baskı balata arızası olduğu, aracın hata verdiği anda henüz yeni olup 1.725 km de olduğu ve baskı balata ömrünün ise 70.000 km'ye kadar olduğu hususlarının hasarı onaran firma ve ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, sonuç olarak kullanıcı hatası neticesinde araçta 8.508,22-TL tutarında bir hasar meydana geldiğini, söz konusu durumun, müvekkili şirket ile hizmet alım sözleşmesi tarafı idare ASKİ Genel Müdürlüğü ile yapılan yazışmalar ile idareye bildirildiğini, ancak idare tarafından ödemenin kabul edilmediğini, yine, görev kayıtları ve kendi beyanları ile olay anında aracı kullandığı açık olan ... ...'nün de ödemeyi kabul etmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin 03.04.2020 tarihinde hasar bedelini ... A.Ş.'ye ödediğini, olay nedeniyle müvekkili şirketin maddi zarara uğradığını belirterek alacağın ödenme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde özetle; ASKİ Genel Müdürlüğü bünyesinde memur olarak çalıştığını, davacı şirketin hizmet alım işi kapsamında ASKİ Genel Müdürlüğüne tahsis etmek üzere ... A.Ş.'den ... plakalı aracı kiraladığını, aracın kendi kullanımında iken arızalandığını, araç görevlendirme kağıdında da görüleceği üzere saat 17:50'de aracın şahsına verildiğini, 18:00 ile 18:30 saatleri arasında Pursaklar protokol yolunda arızanın gerçekleştiğini, aracı güvenli bir şekilde emniyet şeridine çekerek Kurumun Oto İşletme Şefliğine telefon ile bildirilmesine müteakip çekici yardımı istendiğini, çekiciye yüklendikten sonra yetkili servis olan . . ....A.Ş.'ne gönderildiğini, yetkili servisin beyanında da yazıldığı üzere yapılan kontrollerde aracın debriyaj balatasının bittiğinin tespit edildiğini, yetkili servisin yazmış olduğu araç zorlanmıştır ibaresini kabul etmediğini, aracın ASKİ Genel Müdürlüğüne kiralandığını, kendisinin görev dahilinde kullandığını, diğer hallerde aracın Kurumun Oto İşletme Şefliği araç havuzunda ihtiyaç halinde Kurumda çalışan personellere tahsis edildiğini belirterek şahsına çıkarılan borcun yasal faizi ile birlikte iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hasarın kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, meydana gelen hasara nasıl bir hatalı kullanım sebebiyet verdiğine dair de dosyada delil olmadığı gibi bu konuda dava dilekçesinde bir açıklamada mevcut olmadığını, araçta meydana gelen hasarın kullanıcının hatalı kullanımı sonucu oluştuğunun ispatı gerektiğini, söz konusu hasarın üretim hatası olmasının da muhtemel olduğunu, ayrıca hatalı kullanımdan olsa bile İdarenin bundan dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını, haksız eylemi gerçekleştirenin bu olaydan sorumlu olacağını, davacı ile imzalanan sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte söz konusu borcun zaman aşımına uğradığını, haksız fiillerde zamanaşımının 2 yıl olduğunu, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; hizmet(alım) sözleşmesi kapsamında davalı kullanımına tahsis edilen aracın arıza giderim(hasar) bedelinin, arızanın/hasarın kullanımdan kaynaklandığı iddiasıyla, davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davacı ile davalı Aski tacir olup, yine uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği dolayısıyla TTK'nın 4. Maddesi kapsamında davanın nispi ticari dava olduğu bu doğrultuda yine TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda davanın 23/07/2024 tarihinde ... 18. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/315 Esasına kayden açıldığı, anılı mahkemenin 25/10/2024 tarihli görevsizlik kararı akabinde mahkememize tevzi ediliği görülmüştür. Mahkememizce 04/11/2025 tarihli celsede tutanak aslının sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından dava şartı usuli eksikliğinin giderilmesi için süre verilmesi talep edilmiş, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Özetle eldeki dava Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ikame edilirken dava öncesinde arabuluculuğa başvurulmadığı, dava açıldıktan sonra görevsizlik kararı akabinde arabulucuk dava şartının giderilmesi için süre talep edildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla eldeki davada özellikle üzerinde durulması gereken husus, görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulması halinde, arabuluculuğa ilişkin dava şartının yerine getirilip getirilemeyeceği diğer bir anlatımla arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olup olmadığıdır.

Bilindiği üzere HMK'nın 115/2. Maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü düzenlenmiştir. Konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (Arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD 2023/3342 E., 2023/2951 K., 26/09/2023; ... BAM 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., Ank. BAM 23 HD. 2020/1757E., 2020/1466 K. Sayılı kararları incelenebilir.) Diğer yandan görevsizlik kararı üzerine, görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olması halinde de davanın usulden reddi gerekli olup görevsizlik kararı akabinde arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir olmadığı anlaşılmıştır.(Aynı yönde bkz. Y. 11 HD. 2024/3170 E., 2025/1085 K., 19/02/2025; Yine Y. 6. HD. 2024/3201 E., 2024/4336 K., 26/11/2024 T.) Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede bakılan dava yeni bir dava olmayıp önceki davanın devamı niteliğinde olduğundan ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Büyükşehir Belediyesi Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.508,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025 Katip ...

Hakim ....

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR