T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/913 Esas - 2025/951 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/913 Esas KARAR NO : 2025/951
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 25/12/2025
Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 26/04/2023 tarihli bir yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamındaki Ariyet Sözleşmesi çerçevesinde 5.336,00 USD+KDV tutarında kurumsal kimlik ve otomasyon yatırımı yapıldığını, davalının sözleşme koşullarını yerine getirmemesi üzerine müvekkilinin ... 65. Noterliği'nin 04/10/2023 tarih ve 36608 yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmeyi feshettiğini, ariyet malzemelerinin iade edilmediğini iddia ederek ariyet olarak verilmiş malzemelerin teslim edilmemesi sebebiyle ariyet sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca şimdilik 150,00 USD'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının bir yıllık USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili /2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, . USD ariyet mallar nedeni ile cezai şart alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının bir yıllık USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme imzalanmadan önce 08/11/2022 tarihinde EPDK tarafından istasyon lisansının geçici olarak askıya alındığını ve istasyonun mühürlendiğini, sözleşme kapsamında faaliyette bulunmadıklarını, lisans aksıya alma işlemine ilişkin açılan davalar devam ederken davacının sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle yeni bir dağıtıcıyla bayilik sözleşmesi yapılamadığından lisansın iptal edildiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, davacının ariyet sözleşmesindeki malzemeleri teslim etmediğini, daha önce başka bir dağıtıcı firma ile faaliyette bulundukları için ariyet malzemelerinin zaten istasyonda bulunduğu, sunulan faturalardaki şirketin başka bir şirket olduğunu, ariyet malzemelerine ilişkin teslim tutanağı bulunmadığını, sözleşmenin feshinde kusurları bulunmadığını, davacının daha önce talebi olmadığını, kusur ve illiyet bağı bulunmadığından talebin yerine olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ihtarnameler, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler, EPDK kayıtları dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, davacı ve davalı Aya şirketi tarafından sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Talimat Mahkemesi aracılığı ile yerinde inceleme yapan nitelikli hesap ve mali müşavir bilirkişi 24/04/2025 tarihli raporunda özetle, “Otomasyon Kontrol Sisteminin”, 14/04/2025 ve 16/04/2024 tarihlerinde yerinde inceleme sırasında sistemin istasyonda kurulu bulunduğu ve belirtilen malzeme özellikleri ve miktarı ile uyumlu olduğunun, davalının akaryakıt istasyonunda ihtarnamenin keşide tarihinde (04/10/2023) otomasyon sistemi kurulumu /devreye alma ve mühürleme işlemlerinin değerinin toplam 99.371,52 TL+KDV, kurumsal kimlik malzemeleri değerinin 16.546,75TL+ KDV olacağı ve yapılan işlem ile fiyatların piyasa şartlarına uygun olduğu bildirilmiştir. Davacı itirazı üzerine bilirkişi heyetinden alınan 25/10/2025 tarihli ek raporda, 04.10.2023 fesih ihtarı keşide tarihi itibariyle davaya konu "otomasyon kontrol sistemi ve kurumsal kimlik malzemeleri" bedelinin 4.210,37 USD + KDV olduğu bildirmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, akaryakıt bayilik ve eki ariyet sözlemesinden kaynaklanan cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 26/04/2023 tarihli bir yıl süreli akaryakıt bayiliği ve ariyet sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı yan sözleşmeyi haklı olarak feshetmelerine rağmen ariyet malların teslim edilmediği iddiası ile tazminat talebinde bulunarak eldeki davayı açmıştır. Davacı yan, ... 65. Noterliği'nin 04/10/2023 tarih ve 36608 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile istasyonun mühürlenmesi nedeni ile sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, ariyet malların iadesi, aksi takdirde ariyet sözleşmesinin 4. maddesi gereği cezai şart talep edileceği bildirilmiştir. İstasyonun mühürlendiğinin davalının da kabulünde olması karşısında feshin haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı ariyet sözleşmesi ile teslim edilen malzemenin feshe rağmen iade edilmediğini iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur. Ariyet sözleşmesinin 4. maddesinde, gecikilen her gün için teçhizatın güncel piyasa değerinin 5 katının cezai şart olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, ihtarnamede ise teçhizatın güncel değerinin 5 katının ödenmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı her ne kadar ariyet malların kendisi tarafından temin edildiğini savunmuş ise de, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin eki niteliğindeki imzası inkar edilmeyen ariyet sözleşmesi uyarınca ariyet mallarının davalıya teslim edildiğinin sabit bulunduğu, fesihten sonra davacıya iade edildiğine ilişkin davalı tarafça ispata elverişli delil sunulmadığı, bu hali ile sözleşme gereği cezai şart talep edilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Hükme esas alınan raporda belirtildiği üzere ariyet malzemesinin güncel değerinin 4.210,37 USD + KDV olduğunun belirlendiği ve davacı tarafından davalının sözleşmedeki adresine gönderilen ihtarnamenin 09/10/2023 tarihinde iade edilmiş ise de sözleşmenin 16. Maddesine göre tebliğin yapılmış sayılacağı, böylece davalının temerrüte düştüğü, ihtarnamede belirtildiği üzere ariyet malların güncel değerinin 5 katının talep edilebileceği ve davacının talebinin sübut bulduğu ve davacının dava dilekçesi ile sözleşme hükümleri dikkate alındığında dava dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden davanın sübut bulduğu ve kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne, davalının davadan önce usulünce temerrüte düşürülmediği gözetilerek dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte işleyecek tahsili talebinin yerinde olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; DAVANIN KABULÜ İLE, 150,00 USD ariyet mallar nedeni ile cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıllık USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 6.433,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 10.500,00 TL yargılama gideri ve 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025
¸¸ ¸¸