Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2023/791 E. 2025/268 K.

İlk Derece 08.04.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/791 Esas KARAR NO : 2025/268

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... - ..... 2- ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 21/11/2023 KARAR TARİHİ : 08/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın ve dava dışı kızı ...'ın sahibi oldukları ... Nolu dükkanın işletmesinin ve demirbaşlarının devri hususunda 40.000 TL 'si demirbaş bedeli 300.000 TL 'si ise işletme devir bedeli olmak kaydıyla davalılardan ... ile anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma sonucunda müvekkili davacı ile davalı ...'ın devir hususunda 04.11.2020 tarihli protokol imzaladıklarını, dava dışı ... ile ... arasında da demirbaşların devrine yönelik 40.000 TL bedel ve 12.11.2020 tarihli ... 42. Noterliğinin 13958 yevmiye nolu işletme devir sözleşmesi yapıldığını, belirtilen işletmenin demirbaşlarının tutarı olan 40.000 TL bedelin müvekkilinin kızı ...'a ödendiğini, süreç içerisinde 20.000,00 TL tutarın da nakit olarak davacıya ödendiğini, kalan 280.000,00 TL yönünden davalı ...'ın davacıya 04/11/2020 keşide, 28/02/2021 vade tarihli 200.000,00 TL bedelli ve yine 04/11/2020 keşide, 15/04/2021 vade tarihli 80.000,00 TL bono verdiğini, keşide tarihlerinden sonra haricen 80.000,00 TL tutar daha ödendiğini, senetlerin vadesi gelmeden 20/11/2020 tarihinde davalıların davacıyı kalan 200.000,00 TL'yi ödeyip senedi geri alacaklarından bahisle ofislerine davet etmeleri üzerine davacı ve oğlunun davalıların İskitler'deki ofisine gittiğini orada davalı ...'ın senetleri alarak yırtıp çöpe attığını, olaya ilişkin ... 64. ASCM 2021/853 Esas, 2023/39 Karar sayılı kararıyla yapılan yargılamada davalı ... yönünden ceza tayin edildiğini, davalı ...'in işletme devir bedeline ilişkin olarak 200.000 ve 80.000 TL yönünden davacıya bono veridğini mahkeme içi ikrar ile kabul ettiğini, davalıların mahkeme içi ikrarlarından anlaşılacağı üzere bahsi geçen işletmenin devrine yönelik ödemelerini gerçekleştirmediklerinden sebepsiz zenginleştiklerini beyanla şimdilik 10.000 TL işletme devir bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ve hükmedilecek alacak tutarına bonolardaki son vade tarihi olan 15/04/2021 tarihinden itibaren ticari faizi yürütülmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 15/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde 10.000 TL olarak talep edilen tutarın 150.000 TL 'ye ıslah edildiği görülmüştür. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın dava dışı ...'a ait işletmeyi 5 yıllık kira sözleşmesi ile devralmak amacıyla 300.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, Daha sonra, müvekkili ... ile ... arasında 04/11/2020 tarihli protokol imzalandığını, protokole binaen 07.11.2020 tarihinde, ...'a 20.000,00 TL nakit kapora bedeli ödendiğini, kalan 200.000,00 TL için 28.02.2021 vade tarihli, 80.000,00 TL için ise 15.04.2021 vade tarihli iki adet senet düzenlendiğini ve ...'a teslim edildiğini, devamında, ilgili işletme usulüne uygun olarak 12/11/2020 tarihinde ... 42.Noterliğinin ... yevmiye nolu işletmenin devri sözleşmesi ile ...'ın kızı olan ...'dan devralındığını, devredilmesinin ardından, müvekkillerinin, taraflar arasındaki anlaşma gereği işletmede bulunan demirbaşların bedeli olarak 40.000 TL ...'a aynı tarihte ödediğini ve tarafların ibralaştıklarını, İlgili işletme devri sözleşmesinin,işletmenin mülk sahibi ile en az 5 yıllık ve müvekkil adına kira sözleşmesinin ... tarafından getirilmesi şartına bağlı olarak yapıldığını bu şartın, davacı ve davacının kızı tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen, dava konusu senetlerin verilmesine sebep anlaşma şartını yerine getirmediklerini, Taraflar; ... ile ... ve ... arasındaki görüşmelerde, anlaşmanın sağlanamaması üzerine, salt bu ticaret için verilen senetlerin ... tarafından bizzat ...'a iade edildiğini ve taraflar arasında borç ilişkisi kalmadığından senedin ... tarafından yırtıldığını, İşletmeyi ve içerisinde bulunan demirbaşları bedelini ödeyerek devir alan ancak kira sözleşmesi olmadığı için zor duruma düşen müvekkillerinin ve davacının kızı ...'ın ... 14.Noterliği'nin 24/11/2020 tarih ... yevmiye nolu işlemi ile aralarındaki sözleşmeyi karşılıklı olarak feshettiklerini, 20.000,00 TL olarak verilen peşinat, 40.000,00 TL ve ilgili senetlerden sonra 70.000 TL demirbaş bedeli olmak üzere toplamda 190.000 TL olmak üzere ödeme yapıldığını, eldeki davada husumet itirazları ve zamanaşımı definde bulunduklarını, dava konusu senetler kambiyo vasfına haiz olmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin olarak davaya konu edilen senet bedellerinin ödenmiş olduğunu, beyanla davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -04/11/2020 tarihli adi yazılı protokol -... 42. Noterliği 12/11/2020 tarih ve ... yev, sayılı işletmenin devri sözleşmesi -... 14. Noterliği 24/11/2020 tarih ve .... yevmiye sayılı fesihname, -İhtilafa konu işletme adresine ilişkin kira sözleşmesi ve vergi levhası, -Ticari defter ve kayıtlar,Ba/bs formları, -Ticaret Sicili ve Vergi Dairesi kayıtları, -Dava dışı (Keçiören ) Belediye Başkanlığı "İşyeri açma ve çalışma" ruhsatları, -... Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/226949 Soruşturma sayılı dosya kapsamı, -... 64. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/853 Esas, 2023/39 Karar sayılı dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; işletme devrinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkin olup; taraflar arasında "...." adresinde yer alan işletmenin devri hususunda anlaşma yapıldığı, 20.000 TL'nin nakit kapora bedeli olarak ödendiği, kalan bedel için 200.000 TL tutarlı 28/02/2021 vade tarihli ve yine 80.000 TL tutarlı 15/04/2021 vade tarihli iki adet senet tanzim edildiği, devam eden süreçte 40.000 TL'nin demirbaş bedeli olarak yine 130.000 TL dükkandaki eşyaların bedeli olarak toplamda 190.000 TL ödendiği, tanzim edilen senetlerin davalılardan ... tarafından davacıdan alınarak yırtıldığı, hususlarında ihtilaf bulunmayıp; -uyuşmazlığın, davacının ve davalılardan .... devir anlaşmasının tarafı olup olmadığı, buna göre eldeki davada husumetlerinin bulunup bulunmadığı, işletmenin, eşyaların ve demirbaşların devri bakımından hangi bedel (toplam 340.000,00-TL üzerinden mi yoksa toplam 300.000,00-TL üzerinden mi) karşılığında anlaşıldığı devir şartlarının davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, ve devir hususunda yapılan ödeme tutarının ne olduğu, senetlerin tarafların rızası dahilinde yırtılıp yırtılmadığı, bunlara göre işletme devrinden kaynaklanan bakiye alacak bulunup bulunmadığı varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık temelde işletme devrinden kaynaklanmakta olup yine zayi olan kambiyo senedine bağlı hakka dayalı alacak isteminde bulunulduğundan eldeki davanın TTK'nın 4/1-a ve c bentleri uyarınca mutlak ticari dava niteliği bulunduğu bu itibarla mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek işin esasına geçilmiştir. Yine tarafların aktif ve pasif husumetleri(davacı-davalı sıfatları) öncelikle irdelenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki dava konusu sübjektif hak(dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf sıfatı(husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Aynı yönde Yargıtay HGK'nın 27.11.2013 gün, 2013/439 Esas ve 2013/1595 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Somut olayda; davacı özetle, hamili bulunduğu ve uyuşmazlığa konu zayi edilen bonolar bakımından senede bağlı mündemiç hakka dayalı istemde bulunduğuna göre davacının eldeki dava için aktif dava ehliyetinin (aktif husumetinin/sıfatının ) bulunduğu kabul edilmiştir. Davalıların pasif husumeti bakımından; davalılardan Adil'in uyuşmazlığa konu senetlerin zayi edilmesine dair görülen kovuşturma(... 64. ASCM 2021/853) dosyasına göre senedi yok etme suçu bakımından iştiraki bulunmadığı ve beraat ettiği görülmüş ise de; davalı ...'in protokolde ve devir sözleşmesinde alıcı konumunda olup işletme devir ilişkisinin tarafı olduğu gözetildiğinde, davalı ...'in eldeki davada pasif husumeti bulunduğu tartışmasızdır. Diğer yandan davalı ... taraflar arasındaki adi yazılı protokolde şahit olarak gösterilmiş ise de; uyuşmazlığa konu senetleri bizzat teslim alarak aynı zamanda suç teşkil eden eylemi ile senetleri yırttığı ve gerek dosyamız kapsamı gerekse değinilen ceza dosyası kapsamı ele alındığında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin temelinde bulunan işletme devri hususunda davalıların birlikte hareket ettikleri kanaat edildiğinden, davalı ...'in de eldeki davada pasif husumeti bulunduğu kabul edilmiştir. Görev ve husumet hususları yukarıdaki şekilde değerlendirilerek, işin esasına geçildiğinde; taraflar arasında işletme devir bedeli bakımından yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından devir bedelinin 340.000,00 TL olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafından ise devir bedelinin 300.000,00 TL olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda devir bedelinin en az 300.000,00 TL olduğu hususunda ispata ihtiyaç yoktur. Zira davalı yanın bu yönde ikrarı mevcuttur. Ancak devir bedelinin daha yüksek tutarda 340.000 TL olarak kararlaştırıldığı iddiası bakımından ise ispat yükü davacı üzerinde olup bu yönde yazılı delil sunulmadığından dosya kapsamında bu husus usulünce ispatlanmamıştır. Hal böyle olunca mahkememizce devir bedelinin 300.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, bu bedelin 20.000,00 TL'sinin kapora olarak ödenmekle bakiye 280.000 TL alacak kaldığı, bakiye işbu tutar için iki ayrı senet tanzim edildiği, diğer yandan davacının ceza dosyasındaki (24/05/2022 tarihli celsedeki) beyanında 20.000,00 TL, 40.000,00 TL ve 130.000,00 TL olmakla toplam 190.000,00 TL ödeme alındığını beyan ettiği görüldüğünden, kapora bedeli dışındaki 170.000 TL'nin senede bağlı mündemiç haktan kaynaklanan aynı temel borç ilişkisi için ödendiği sabit görülerek bu bedelin bakiye alacaktan mahsubu gerekmiş, mahsup sonucu 110.000,00 TL bakiye alacak kaldığı kanaat edilmiştir.

Yapılan açıklamalar kapsamında, taraflar arasındaki işletme devri konusunda temel borç ilişkisinden doğan ve davalılardan .... aynı zamanda suç teşkil eden eylemi ile zayi olduğu anlaşılan senede bağlı mündemiç haktan kaynaklanan bakiye 110.000 TL alacağın bulunduğu sonucuna varılmakla bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 110.000,00 TL'nin 15/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken toplam 7.514,10-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen toplam 2.664,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.849,25-TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.395,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 2.934,70TL harç masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 325,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 325,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 238,33-TL lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Arabuluculuk ücreti olarak .... ödeneğinden karşılanan ve yargılama giderlerinden sayılan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 2.288,00-TL'sinin davalılardan tahsili ile, bakiye 832-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2025

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza