7. Ceza Dairesi 2026/355 E. , 2026/4136 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3382 E., 2025/3642 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet KARAR : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/3382 Esas, 2025/3642 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2023/18519 Esas, 2025/4544 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2019/960 Esas, 2021/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı ... hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 95/4-5. ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 3.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/1306 Esas, 2020/3813 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ve İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 15. Ceza Dairesi kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.03.2025 tarihli ve 2023/18519 Esas, 2025/4544 Karar sayılı kararı ile atılı suçun kanuni unsurlarının oluşması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2025/3382 Esas, 2025/3642 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı ... hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif suçundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık tarafından astlık üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlarına karşı ... hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif edici eylemlerde bulunulduğuna, İstinaf Dairesinin sanığın suça konu sözlerinin, suç tarihinde Genelkurmay Başkanı olan katılanın ve astlarının hazır bulunduğu bir ortamda astlık- üstlük münasebetini zedeleme, amir ve üstlere karşı ... hissini yok etmek amacıyla söylenmediği, suçun unsuru için aranan özel kastın gerçekleşmediği şeklindeki değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanığın suça konu sözlerinin katılana yönelik olduğuna, sanığın eyleminin aleniyet kazandığına ve huzurda işlenen fiille aynı sonuçları doğurduğu noktasında bir duraksama bulunmadığına, AYM ve Yargıtay kararları ışığında FETÖ/PDY olarak isimlendirilen yapılanmanın silahlı bir terör örgütü ve darbe teşebbüsünün faili olduğu yargı kararlarıyla tespit edilmiş iken sanığın kaleme aldığı yazıda, hain girişimi kontrollü darbe girişimi olarak telakki ettiğine ve dönem itibarıyla Genel Kurmay Başkanı olarak görevini ifa eden katılanı bu girişimde konumlandırmaya yönelik sözleri sarf etmek suretiyle, tahkir ve tezyif edici eylemde bulunduğuna, sanığın 39 yıl boyunca Türk Silahlı Kuvvetlerinin muhtelif birimlerinde üst düzey vazife icra etmiş eski bir asker olması nedeniyle, suça konu sözlerinin astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı ... hissini yok etmeye yönelik özelliğini bilebilecek bir konuma sahip olduğuna, dolayısıyla özel kastla hareket ettiğine, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan direnme kararının bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemenin direnme kararı; katılanın yazının yayımlandığı tarihte ulusal güvenliği sağlamakla görevli Türk Silahlı Kuvvetlerinin Genel Kurmay Başkanı olarak vazifeli olduğunu bilen ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin muhtelif birimlerinde üst düzey vazife icra etmiş eski bir asker olan sanığın, olağanüstü hal rejimin uygulandığı, ordunun toparlanmaya, ülke içi ve ülke dışında ulusal güvenliği sağlamaya çalıştığı bir dönemde dile getirmiş olduğu sözlerin astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı ... hissini yok etmeye yönelik özelliğini bilebilecek bir konuma sahip olduğu değerlendirilmekle; tahkir ve tezyif edici olduğu kabul edilen hareketleriyle askerler arasında astlık-üstlük münasebetlerini zedeleme ve amir veya üstlere karşı ... hissini yok etme özel kastıyla hareket ettiği ve eylemini astlar dahil herkesin öğrenebileceği bir mecrada gerçekleştirmiş olması nedeniyle aleniyet unsurunun da bulunduğu değerlendirilmekle; yerinde görülmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.03.2025 tarihli ve 2023/18519 Esas, 2025/4544 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.