T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/76 Esas - 2025/487 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/76 Esas KARAR NO : 2025/487 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 07/04/2021 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, 02.11.2019 tarihinde sürücü .... ... .... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde cerrahi operasyonlar geçirdiğini, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, bakıcı ihtiyacı doğduğunu, kazaya sebep olan 33 V 8533 plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorla Poliçesi bulunmadığından davalı Güvence Hesabının müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararlardan varsa diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu sebeple gerekli bilgi ve belgelerle davalı Güvence Hesabına başvuruda bulunulduğunu, hasar dosyasının açıldığını, bu kapsamda müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin müvekkilinin uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, bakiye maddi zararlarının da davalı tarafından tazmininin gerektiğini, bu yönde arabulucuya gidildiğini ancak anlaşma belirterek, talep artırım hakkı saklı olmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 10.000,00 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 10.100,00 TL bakiye maddi tazminatm kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, 02.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak davacı Ali Haris tarafından müvekkiline başvuruda bulunulduğunu, bunun üzetinc 13.01.2021 tarihinde 40.080,00 TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödeme ile davacımın zararının karşılandığını, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, Mahkemece yapılan ödemenin yeterli görülmemesi halinde sorumluluklarının kaza terihindeki poliçe limiti dahilinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı olduğunu, SGK tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanmadığını, davacının kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, bilirkişi raporları, taraf beyanları ve dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizden verilen 12/04/2022 tarih ve 2021/220 Esas 2022/270 sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin ... 27/12/2023 tarih ve 2022/1670 Esas 2023/1722 Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Dava kaza tarihi itibariyle trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucunda gerçekleşen yaralama nedeni ile Güvence Hesabına karşı açılan tazminat davasıdır. Yukarıda belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi'nin ... 27/12/2023 tarih ve 2022/1670 Esas 2023/1722 karar sayılı kararı incelendiğinde; " Somut olayda; davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup dosya kapsamından, mahkemece davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple ilk derece mahkemesi tarafından, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kabule göre de, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 104/I. maddesinde; "Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım – satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre aracın gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacıyla motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslere bırakılması halinde, teşebbüsün sahibi işleten gibi (farazi işleten) sorumlu tutulurken, aracın gerçek işleteni (trafikte aracın adına kayıtlı olduğu kişi) ise zarardan sorumlu tutulmamaktadır. Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüs sahiplerinin işleten gibi sorumlu tutulabilmeleri için, araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçmiş olması gerekir. Bu durum, her somut olayın özelliğine göre ayrı değerlendirilmelidir. Kısa süreli basit onarımlar gibi kesinlikten uzak, duraksamalı durumlarda, hâkimiyetin geçtiği kabul edilmemelidir. Zira motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan kişilerin işleten gibi sorumlu tutulmalarının nedeni, bunların motorlu araç üzerindeki fiili hâkimiyetin kesin olarak sahibi bulunmalarından kaynaklanmaktadır. Ancak yukarıda detaylı anlatıldığı üzere 2918 sayılı KTK'nın 104. madde hükmü uyarınca tamircinin gerçek işleten (malik) yerine sorumlu tutulabilmesi için, araç üzerindeki fiili hakimiyetin kesin bir biçimde bu yere, yani tamirhaneye geçtiğinin ortaya konulması ve davalı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre, mahkemece sigortasız aracın kaza tarihinde tamirhaneye bırakılıp bırakılmadığı, bırakıldı ise hangi tamirhaneye bırakıldığı, uzun süreli tamir için bırakılıp bırakılmadığı, tamirhane sahibi ile sürücünün aynı kişi olup olmadığı, bu suretle 2918 sayılı KTK'nın 104. maddesi kapsamında araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçip geçmediği yönünde araştırma yapılarak, aracın tamir için bu tamirhaneye bırakıldığının netlikle belirlenmesi halinde işletenlik sıfatı bu işyerine geçmiş olacağından anılan işyeri(tamirhane)nin kendi bünyesinde ZMM Sigorta poliçesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, var ise Güvence Hesabı’nın zarardan sorumlu tutulamayacağı gözetilip, anılan sigorta şirketinin zarardan sorumluluğu tartışılarak,işyeri bünyesinde ZMM Sigorta poliçesi yok ise bu halde davalı Güvence Hesabı’nın zarardan sorumluluğunun tartışılması gerektiği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu durumda yerel mahkemece yukarıdaki açıklamalar ve yasal gerekçeler doğrultusunda değerlendirme yapılıp, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek, sigortasız aracın kaza tarihinde tamirhaneye bırakılıp bırakılmadığı, bırakıldı ise hangi tamirhaneye bırakıldığı, uzun süreli tamir için bırakılıp bırakılmadığı, tamirhane sahibi ile sürücünün aynı kişi olup olmadığı, bu suretle 2918 sayılı KTK'nın 104. maddesi kapsamında araç üzerindeki hâkimiyetin eylemli olarak teşebbüs sahibine geçip geçmediği yönünde araştırma yapılarak, aracın tamir için bu tamirhaneye bırakıldığının netlikle belirlenmesi halinde işletenlik sıfatı bu işyerine geçmiş olacağından anılan işyeri(tamirhane)nin kendi bünyesinde ZMM Sigorta poliçesi bulunup bulunmadığı araştırılarak, var ise Güvence Hesabı’nın zarardan sorumlu tutulamayacağı gözetilip, anılan sigorta şirketinin zarardan sorumluluğu tartışılarak, işyeri bünyesinde ZMM Sigorta poliçesi yok ise bu halde davalı Güvence Hesabı’nın zarardan sorumluluğunun tartışılmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf taleplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılması ve dosyanın belirtilen gerekçeyle yerel mahkemesine gönderilmesine, kaldırma ve gönderme sebebine göre davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçeye yer verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına hükmolunmuştur. MÖHUK 48.madde uyarınca Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, davacının vatandaşı olduğu ülke olan Suriye ile aktif bir karşılıklılık anlaşması bulunmadığı bildirilmiş, davacıya verilen kesin süre içerisinde ilgili madde uyarınca teminat dosyaya yatırılmış ve işin esasına geçilmiştir. ... Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları, emniyet araştırma tutanakları ve dosyadaki taraf beyanları incelendiğinde; 33 V 8533 plakalı aracın maliki Hamit Aras'ın Van 3. Noterliğinin 09/10/2019 tarih 137198 yevmiye nolu vekaletnamesi ile dava dışı Resul Eser'e aracın bakım ve tadilatı için yetki verildiği, Resul Eser'in ihbar olunan şirket yetkilisi olduğu ancak ihbar olunan Eser Otomotiv kayıtlarında davacının aracına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, beyana göre de aracın kaporta tadilatı için, kaza anında sürücü konumunda olan ihbar olunan Hasan Muhammed El Nabhan'a teslim edildiği, Hasan Muhammed El Nabhan'ın da kazadan 2 gün önce aracın tamir için kendisine bırakıldığını soruşturma aşamasında ikrar ettiği, ticaret sicil ve kolluk amirliği vasıtası ile yapılan araştırmada Hasan Muhammed El Nabhan adına kayıtlı, çalıştığını bildirdiği adres de dahil olmak üzere herhangi bir iş yeri bulunmadığı tespit edilmiş, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulacağı düzenlenmiştir. 2918 S.K.T.K. Md. 90, TBK nun 54. Maddesine göre, Cismani bir zarara düçar olan kimse tedavi giderleri , kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar , ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarını isteyebilir. ... 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/53 Esas sayılı dosyası ile , Şüpheli Hasan Muhammed El Nabhan 'ın sevk ve idaresinde bulunan 33 V 8533 plaka sayılı plakalı aracı ile tam kusurlu bir şekilde sürüş yaparak karayolunda seyreden müşteki Ali Haris'ın sevk ve idaresinde bulunan 06 MB 1640 plaka sayılı motosikletine arkadan çarptığı, çarpması sonucunda müşteki Ali Haris'ın yaralandığı ve müştekinin sevk ve idaresinde bulunan motosikletin arkasında bulunan maktul Muhammed Fellaha'nın vefat ettiği, anlatılan şekilde şüphelinin tam kusurlu şekilde karayolunda sürüş yaparak maktulün ölümüne ve müştekinin yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiası ile taksirle ölüme ve yaralamaya sebep olmak suçundan kamu davası açılmıştır. Müşteki Ali Haris ifadesinde özetle, kendisine ait ve kendisinin sürücülüğünü yaptığı 06 MB 1640 plakalı sayılı motosiklet ile arkasında maktulün bulunduğu haliyle seyrederken arkalarından gelen siyah renkli hızlı bir aracın kendilerine çarptığını, akabinde bacağında ağrı hissettiğini, yaralanmasına sebep olan şahıstan davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce alınan 08.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; 33 V 8533 plakalı otomobil sürücüsü Hasan Mubammed El Nebhan'ın kaza oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, 06 MB 1640 plakalı motosiklet sürücüsü davacı Ali Haris'in ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen E-78663745-000 - 00001984481 sayılı raporda; 01.01.1992 doğumlu davacı Ali Haris'in 02.11.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle, tıbbi iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizce BAM kaldırma ilanı sonrası alınan 13/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda; 02.11.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu %8 oranında malul olan ve kusursuz olduğu tespit edilen dayacı Ali Haris'in zararının davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme ile ödeme tarihinde karşılanmadığı tespit edilmiş, güncel asgari ücret verileri göz önünde bulundurularak hesap tarihi itibariyle 13.350,72 TL geçici tam iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat, 840,745,09 TL bakiye sürekli iş gücü kaybı yönünden maddi tazminat ile, 5.142,44 TL bakıcı gideri belirlendiğini belirtilmiştir. Davacı vekilin bozma öncesi dava değeri artırım dilekçesi ile talebini 138.893,43 TL sürekli iş göremezlik ve 5.142,44 TL geçici bakıcı gideri olarak artırmış, mahkememizce alınan güncel aktüer bilirkişi raporundan sonra ise ıslah talebinde bulunarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 349.920,00 TL olarak yükseltmiştir. Davalı tarafından ödenen miktar ve talep edilen miktar kaza tarihindeki zorunlu trafik sigortası limitleri içinde kaldığından talep artırım ve ıslah dilekçeleri esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Güvence Hesabı yönünden faizin başlangıç (temerrüt) tarihi belirlenirken, ilgililerce gerekli belgeler de ibraz edilerek Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9, 14. ve 15. maddelerinde yazılı biçimde fona başvurulduğu halde ödeme yapılmamışsa başvuru tarihinden itibaren Güvence Hesabı'nın temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Gerekli belgeler ibraz edilmeksizin başvuruda bulunulmuş ya da hiç müracaat edilmemiş ise Güvence Hesabı'nın temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden faiz başlangıcının dava tarihi olarak kabulü gerekir. Somut olayda başvurunun tebliğ evrakı dosyada yer almadığından eksik ödeme tarihi temerrüt tarihi kabul edilerek bu tarihten, ıslaha konu tazminat alacağı yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın KABULÜ ile; A) 349.920,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 138.893,43 TL sinin temerrüt tarihi olan 13/01/2021, 211.026,57 TL sinin ıslah tarihi olan 26/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, B)5.142,444 TL geçici bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihi olan 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen 355.062,44 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 24.254,32 TL karar ve ilam harcından 59,30 TL peşin harç, 721,00 TL ıslah harcı toplamı olan 780,30 TL harcın düşümü ile eksik kalan 23.474,02 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 721,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 839,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 1.418,25 TL tebligat gideri, 4.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.718,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 355.062,44 TL üzerinden takdir edilen 56.809,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır