Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2. Ceza Dairesi 2024/2961 E. 2026/6746 K.

Yargıtay Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

2. Ceza Dairesi 2024/2961 E. , 2026/6746 K.

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3558 E., 2023/4985 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafinin temyiz isteminin, ''İddianamedeki hukuki nitelendirmede ne, nasıl, neden, nerede, ne zaman ve kim sorularına cevap aranmadığına, toplanan delillerin aleyhe yorumlandığına, sanığın kastının bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine'' yönelik olduğu, sanığın temyiz isteminin ''İş yerine giren kişinin bilerek bıçağı bıraktığına, karakolda bıçağın polisler tarafından kendisine verilerek bu senin mi diye sorulduğuna, kendisinin de hayır diyerek geri verdiğine, caminin kamera görüntüleri alındığında kaçan şahsın da kendisi olmadığının görüleceğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Doğubeyazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.06.2022 tarihli, 2021/226 Esas ve 2022/555 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/2851 Karar sayılı kararı ile ''Dosyada mevcut 10.02.2021 tarihli video izleme tutanağı içeriğine göre, sanığın eylemi gerçekleştirdiği esnada yüzünün maskeli olduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin TCK'nın 142/2-h maddesi yanında aynı Kanunun 142/2-f bendinde düzenlenen tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, sadece TCK’nın 142/2-h maddesi ile uygulama yapılması ve alt sınırdan uzaklaşılmaması suretiyle eksik cezaya hükmolunması, dosyada mevcut 09.02.2021 tarihli tutanakta; olay günü ... Mahallesi .... Sokak üzerinde 04.00 sıralarında devriye görevini ifa eden ekiplerce sanığın elinde beyaz renkli bir çuval ile görüldüğünün, görevlileri görünce sanığın çuvalı bırakıp kaçtığının, bu çuval içerisinde 181 paket muhtelif markalara ait sigara olduğunun belirtilmesi ve suça konu işyerinin sanığın görüldüğü ... Mahallesinde olduğunun ancak işyeri ile sanığın kaçıp gittiği yeri birlikte gösterir bir krokininin dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 2015/24432 Esas ve 2017/13403 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın suça konu çuval içerisinde bulunan sigaraları bırakıp kaçtığı yerin hırsızlık olayının gerçekleştiği müştekiye ait işyeri arasındaki mesafesi ile konumun ilgili kolluk marifet marifetiyle gerekmesi halinde keşif yapılması suretiyle tespit edilmesi ve herhangi bir şekilde takip yapılmadığı da dikkate alınarak, çalınan eşyaların sanığın fiili hakimiyet alanına girip girmediğinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 35. maddesi uyarınca teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın adli sicil kaydına göre Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/319 Esas ve 2020/283 Karar sayılı ikinci kez mükerrirliğine esas ilâmı olduğu halde Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/54 Esas ve 2013/184 Karar sayılı ilâmı esas alınarak birinci kez mükerrirliğine karar verilmesi ve sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hükmedilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişikliğin gözetilmemesinden'' bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/17 Esas, 2023/2851 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Doğubeyazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ve 2023/717 Esas, 2023/974 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.