T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
Mahkememiz... esas sayılı dosyası yönünden (Ana dava): DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden: DAVACI : ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan davaların yapılan açık yargılaması sonunda, HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: TALEPLER: Davacı vekili ana dava yönünden 26/08/2013 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin eski yöneticileri tarafından davalı şirkete iş yapıldığından bahisle 150.000TL tutarlı 4 adet bono verildiğini, bu bonoların tahsili için Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve müvekkili kooperatifin arsa ve dairelerine haciz işlemi uygulandığını, kooperatif eski yöneticileri tarafından bu ve birçok benzeri borçtan üyelerin bilgi olmadığını, bu durumun kooperatif üyelerinden gizlendiğini, takibe konu edilen bu bonoların kooperatif defter ve kayıtlarında kayıtlı olmadığını, kooperatif denetçi raporlarında da, kooperatif bilanço kayıtlarında da böyle bir borcun bulunmadığının tespit edildiğini, davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile de müvekkili kooperatif adına başlatmış olduğu takip dosyası olduğunu, bu iki takip dosyasına konu edilen borçla ilgili alınmış bir malzeme olmadığını, icra takibine konu edilen bonolara karşılık olarak sonradan kesilen faturaların sahte olduğunu düşündüklerini beyanla öncelikle Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibin tedbiren durdurulmasına, takibe konu bonolardan dolayı müvekkili kooperatifin borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava yönünden 06/01/2014 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı kooperatifin 07/07/2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin değiştiğini, önceki yönetim kurulu başkanı ... kooperatifte görev aldıktan 2-3 yıl sonra müteahhitliğe ve yapsat inşaat işine başladığını, kooperatif başkanının kendi inşaatlarına aldığı mal ve hizmetlerden dolayı kooperatiften ve üye senetlerinden ödeme yaptığını, önceki yönetim zamanında aidatlarını ödeyen üyelere daire olarak dört duvar teslim edildiğini, kooperatifte son genel kurulda tüm üyelerden ayrı ayrı 22.500,00 TL daha aidat istendiğini, önceki yöneticilerin gerçek dışı senetler düzenleyerek verdiklerini, kooperatifin eski yöneticileri tarafından davalı şirkete kooperatife ait bir kısım işler yapıldığından bahisle 350.000,00 TL tutarlı bono verildiğini, bononun davalı tarafından Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, kooperatife ait arsa ve daireler haciz edilerek satış aşamasına gelindiğini, davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından davacı kooperatif aleyhine başlattığı icra takibi olduğunu, bu dosya hakkında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davalıya verilen enetlerin de davalınan alınan faturaların da müvekkili kooperatif üyelerinden gizlendiğini ve sonradan düzenlenen sahte belgeler olduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını belirterek Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe konulan 350.000,00 TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini ayrıca bu dosya ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAPLAR: Davalı vekili ana dava yönünden 16/09/2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı kooperatif dava açma ehliyeti olmadığını bu nedenle dosyasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu edilen bonoların kooperatif yetkililerince satın alınan mal karşılığında verilmiş bonolar olduğunu, davalı şirket ile 2005 yılından itibaren süregelen bir ticari ilişki olduğunu, bu ilişki çerçevesinde satılan mallar ve teslim belgelerinin mevcut olup delil olarak sunulduğunu ve alacak borç ilişkisinin gerçek olduğunun ortada olduğunu, bonoların kooperatif defter ve kayıtlarında görülmemesinin borcun olmadığı anlamına gelmeyeceğini, kooperatif üyelerinin bu borcu bilmemelerinin de bonoların sahteliğini ispatlamayacağını, davacının bu yöndeki iddialarına ilişkin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu beyanla açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen dava yönünden 17/01/2014 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı kooperatifin müvekkili şirketten mal satın aldığını ve karşılığında dava konusu senetleri verdiğini, davacının dava konusu malları teslim almadığını veya bu bedellerin ödendiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının senette bulunan imzaların sahteliğini ileri sürmediği veya senette tahrifat yapıtdığını iddia etmediğini, davacı kooperatifin olağanüstü genel kurulu ile yapılan yönetim değişikliği üzerine senetlerin sonradan usulsüz düzenlendiği iddiasının dayanağının bulunmadığını, davacı kooperatif ile müvekkili şirket arasında tarafların kabulü ile bonoların düzenlenmesini gerektirecek bir ilişki olduğu, bonodaki imzaların kooperatif kaşesi altında atılı olduğunun açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 20/05/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davalı taraf ile anlaştıklarına, açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, feragat beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili 21/05/2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; davacı tarafın feragat beyanlarına bir diyeceklerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Davalar, menfi tespit ve itirazın iptali istemine ilişkindir. İşbu davanın yargılaması sırasında davacı vekilinin 20/05/2026 tarihli dilekçe ile vekâletnamesindeki davadan feragat özel yetkisine dayalı olarak davadan feragat ettiklerini, davalı vekili de 21/05/2026 tarihli dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını mahkememize bildirmiştir. HMK nun 307. maddesi "(1)Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." hükmünü amirdir. HMK nun 309. maddesi "(1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmünü amirdir. HMK nun 310. maddesi "(1)Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükmünü amirdir. HMK nun 311. maddesi "(1)Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." hükmünü amirdir. HMK nun 312. maddesi "(1)Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. (2)Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmünü amirdir. Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalının kabulüne dâhi bağlı değildir. Bu durumlar karşısında davacının davasından feragat etmesi nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KÖK DAVA VE BİRLEŞEN DAVALARIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Mahkememiz ... esas sayılı dosyası yönünden (Ana dava): a)Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden, dava açılırken alınan 10.246,50TL peşin harçtan alınması gereken 488,00TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 9.758,50TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Talep edilmediğinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası yönünden: a)Davadan feragat ilk celseden sonra vuku bulduğundan Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 2/3 oranında karar ilam harcı alınması gerektiğinden, dava açılırken alınan 5.977,15TL peşin harçtan alınması gereken 488,00TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.489,15TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Talep edilmediğinden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K.,Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E , Ankara BAM .HD ... E ... K) Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/06/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...