T.C. ...BAM ..... HUKUK DAİRESİ T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : ...... KARAR NO : .......
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : DAVACILAR : 1- 2-... - ... 3-... - ... 4-... - ... 5-... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... - ... DAVALI : 2 -... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 3 - VEKİLLERİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ :
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 17/12/2016 tarihinde davalı ...'e ait olan ... plakalı araçla, araç sürücüsü ...'ün, müvekkillerinin murisi ...'e çarparak ölümüne sebep olduğunu, kazadaki kusurun araç sürücüsü ...'de olduğunu, ...'in emekli aylığı ile geçindiğini, eşi ...'ın böbrek hastalığı nedeniyle babasının evinde yatmak zorunda olan oğlu ...'e maddi destek olduğunu, ...'in babası ...'in evinde yaşamını devam ettirdiğini ve çalışmadığını, ...'in malüliyeti nedeniyle eline ayda 850,00.-TL civarında para geçtiğini, tüm ihtiyaçlarını ve ulaşımını babası karşılarken şu anda bakıma muhtaç durumda yalnız kaldığını, ...'in desteğinden yoksun kalan eşi ... ve oğlu ... için 1.000,00'er TL maddi tazminat, eşi ... için 50.000,00.-TL, oğlu ... için 20.000,00.-TL, kızları ... için 20.000,00.-TL, ... için 20.000,00.-TL, ... için 20.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, ceza soruşturmasında alınan bilirkişi raporunda, müteveffanın asli kusurlu olduğunu, bu sebepten ötürü davacıların kusurunun tamamen kendisinde olduğu iddialarının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin dayanaksız olduğunu, davalı ...'e ait aracın sigorta riskleri arasında olduğunu ve sigorta tazminatının davacının tazminat taleplerini karşılayacak kapsamda olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davalı ...'ün sevk ve idaresindeki araç ile olay mahallinde seyrederken müteveffa ...'in yola aniden çıktığını ve aracın yan aynasına çarparak dengesini kaybettiğini, yere düştüğünü, davalı ...'ün iyiniyetle araçtan inerek yaralanan ...'e yardım ettiğini ve hastaneye kaldırılması için ambulansı aradığını, müteveffanın asli kusurlu olduğu hususunun yer aldığını, söz konusu elim kazada kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacıların trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu, söz konusu trafik kazasının kendisine ait aracın sigorta riskleri arasında olduğunu ve tazminatı davacının taleplerini karşılayacak kapsamda olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava şartlarının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini,... plakalı aracın müvekkili şirkete 21/01/2016-21/01/2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...nolu Karayolları ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçelerdeki teminat limitinin kişi başı 310.000,00.-TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu KTK 91 ve 85 maddelerine göre trafik sigortalarını işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa işletene düşen bir sorumluluğun da olmayacağını, davacılar tarafından ...'in vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiğini, özellikle davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edileceğini, dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddine, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 38.694,98.-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 17/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...Ş yönünden 02/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 15.000,00.-TL, davacı ... için 10.000,00.-TL, ... Hızardere için 10.000,00.-TL, ... için 10.000,00.-TL, ... için 10.000,00.-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 55.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu nedenle hükmedilen maddi ve manevi tazminatların düşük olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının düşük hesaplandığı, davalı .... açısındanişleyecek faizin dava tarihinden itibaren olması gerektiği, 02/04/2017 tarihinden itibaren başlatılması kararının yanlış olduğu, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin, ceza dosyasındaki olay anı görüntüleri ve bu görüntüleri değerlendiren raporları dikkate almadığını, ceza dosyasında ...ve Adli Tıp Kurumu' nun yayayı asli, sürücüyü tali kusurlu gösterdiği, raporların çeliştiği, bir üst kuruldan olay anı görüntülerinin de değerlendirilerek çelişkinin giderilmesi yönünde rapor alınması gerektiği, bu nedenle maddi tazminat tutarlarının yanlış hesaplandığını, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davanın 2918 sayılı KTK 97'nci maddesi yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, davacı yanın kanunun öngördüğü dava şartını yerine getirmediği, dava öncesinde müvekkil şirkete başvuru gerçekleştirilmediği, bu sebeple davanın müvekkili şirket yönünden özel dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği, ayrıca davacı tarafın dava açıldıktan sonra dahi eksik evraklarla müvekkil şirkete hasar başvurusunda bulunmuş olmasının başvuru şartının usule uygun şekilde yerine getirilmediğini gösterdiğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE Dava, haksız fiil sebebiyle ölenin yakınlarının maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. Mahkemece, davacı reşit çocuk ...'in maddi tazminat talebi reddedilmiş, diğer talepler kısmen kabul edilmiştir. Olaya ilişkin ceza yargılaması ....Ceza Mahkemesi .... ....... sayılı dosyasında icra edilmiş olup, davalı/sürücü/sanık ... hakkında, 5237 sayılı TCK 85/1 maddesi uyarınca ceza tayini ile 5271 sayılı CMK 231 maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği, ceza mahkemesinin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz, ayrıca hukuk hakimi, ceza hakiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı değildir. 5271 sayılı CMK 231 maddesi kapsamında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kesin hüküm niteliğinde değildir. Ceza mahkemesince hükme esas alınan ATK ...19/02/2018 tarihli raporunda, sanık( davalı) ...'in tali, müteveffa Ayhan'ın asli kusurlu olduğu, ilk derece mahkemesince alınan ATK ...04/07/2018 tarihli raporda özetle, kazanın meydana gelmesinde, davalı ...'in %75, müteveffa Ayhan'ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporuna, davalılarca süresinde itiraz edilmediğinden, davacılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğu, bu sebeple yeniden rapor alınmasına yönelik talebin reddedilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 17 HD. 2019/5016 E.- 2020/7374 K. sayılı ilam -Yargıtay 3 HD. 2016/801 E.- 2017/9091 K. sayılı ilam). Zira davanın, niteliği itibarıyla, kamu düzeninden olmayan ve dava malzemesinin taraflarca getirilmesi ilkesinin uygulandığı davalardan olduğu, ATK ...raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalılarca 6100 sayılı HMK 281/1 maddesi gereği öngörülen 2 haftalık süre içinde itiraz edilmediği, hazır bulundukları 25/10/2018 tarihli celsede de, rapora yönelik itirazda bulunmadıkları göz önüne alındığında, ATK ...04/07/2018 tarihli raporunun, davacılar yönünden usuli kazanılmış hak doğurduğu göz önüne alındığında, davalı ... ve ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. Ancak aktüerya bilirkişice yapılan hesaplama hukuka aykırıdır. Zira, mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda; kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 17 HD, 2019/3292 E.,2021/1848 K. Sayılı ilam). Davacılar vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. Davacılarca, dava açılmadan önce davalı ... AŞ ye, ödeme hususunda başvuru yapılmamış olup, 2918 sayılı KTK 97 maddesi gereği, sigorta şirketine başvurunun dava şartı olduğu, başvuru yapılmadan dava açılmasının davanın usulden reddini gerektirmeyeceği, zira sigorta şirketine başvurunun tamamlanabilir dava şartı olduğu, mahkemece, davacı tarafa bu hususta kesin süre verildiği, davacı tarafça kesin süre içinde başvuru yapıldığı göz önüne alındığında, davanın davalı ... AŞ yönünden, usulden reddedilmeyip, esastan inceleme yapılmasın isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... AŞ vekilinin, bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. İlk derece mahkemesince verilen kesin süre içinde, davacı tarafça, davalı ... AŞ ye ödeme hususunda başvurulmuş olup, 2918 sayılı KTK 97 maddesinde düzenlenen 15 günlük süre sonunda temerrüdün başlayacağı göz önüne alındığında, davalı ... AŞ yönünden, hükmedilen tazminata 02/04/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacılar vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Ayrıca kırgınlık, kızgınlık hatta intikam duygusunu da tatmin etmeye yarar (Emsal Yargıtay HGK 2001/4-1016 E., 757 K.). Olay sebebi ile duyulan acı, ızdırap ve elemi kısmen de olsa dindirmeye yardımcı olur. Manevi tazminatın belirlenmesinde ölçüt; ne faili ekonomik olarak yıkacak ne de mağdur için manevi zararı özlenebilir hale getirecek yükseklikte olmamasıdır. (Prof.Dr.Mustafa Dural,Doç.Dr.Tufan Öğüz; Türk Özel Hukuku Cilt:2,Filiz Yayınevi). Başka bir ifadeyle manevi tazminat, ruhsal durumu düzeltecek nitelikte ve miktarda olup, mağdur tarafından bu durumu özlenir hale getirecek veya sebepsiz zenginleşme yaratabilecek miktara hükmedilmeyecektir. Bir ceza niteliğinde olmadığı gibi mal varlığına ilişkin zararın giderilmesini de amaç edinmez (Yargıtay 1966/7 E.1966/7 K. sayılı İBK). Olay sebebi ile eşini kaybeden davacı ... lehine ve babalarını kaybeden diğer davacılar Mehmet, ..., ... ve ... lehine hükmedilen tazminat miktarları, kazanın meydana geliş şekli, kusur durumu, kaza tarihinde paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde bir miktar fazla olmuştur. Davalı ... ve Önder vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle ayrı ayrı kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1- .... Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ...-... sayılı kararına yönelik Davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, 2- Davalı ...Ş.' den istinaf karar harcı olarak alınması gereken 2.661,70.-TL' den davalı tarafça peşin olarak ödenen 543,29.-TL nin mahsubu ile bakiye 2.118,41.-TL istinaf karar harcının tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan sigorta şirketinin yaptığı istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına B)1-Davacılar vekili ile davalılardan ... ve ... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ...-... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacılar ile davalılardan ... ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-Karar tebliğ, harç tahsil ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 5-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 27/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ...
... Üye ...
... Üye ...
... Katip ...