Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2026/1556 E. 2026/1711 K.

BAM 03.07.2026 İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 8. Hukuk Dairesi

ESAS NO : 2026/1556 KARAR NO : 2026/1711

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.05.2026 NUMARASI : 2026/499 Esas, 2026/443 Karar MAHKEMESİ : DİKİLİ SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27.04.2026 NUMARASI : 2026/307 Esas, 2026/409 Karar DAVA : KAYYIMLIK KARAR TARİHİ : 03.07.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03.07.2026

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :Dava, küçüğün ortak olduğu şirket hissesi bakımından yönetim ve temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Kayyım talebinde bulunan davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi olan ....'ın 26.03.2026 tarihinde vefat ettiğini, vefat eden eşinin .... Şirketinin yetkilisi ve sahibi olduğunu, murisin vefat etmesi nedeniyle şirketi temsil etmek üzere küçük ...'a kayyım atanmasını talep etmiştir. Davanın açıldığı Dikili Sulh Hukuk Mahkemesince, dava 01.09.2021 tarihinden sonra olup; İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin İzmir ili mülki idare çevresi olarak belirlenmesi ile birlikte, İzmir İli mülki idare sınırları içinde bulunan işbu mahkememiz dava konusu somut uyuşmazlık bakımından görevsiz hale geldiğinden işbu davada İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile, görevsizlik kararı verilmiş, karar 05.05.2026 tarihinde kesinleşmiştir. Dosyanın gönderildiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince, somut uyuşmazlıkta, davacının, küçük kızı ...'a vefat eden eşi ....'dan intikal eden dava dışı .... Şirketi'ndeki paylarını temsil etmek üzere kayyım atanması talebinde bulunduğu, ancak Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi'nce talebin şirkete kayyım atanması olarak değerlendirilerek görevsizlik kararı verildiği, şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin, şirketin hasım gösterilerek açılacak davada değerlendirilmesi gerektiği, davacının iş bu nedenle talebinin küçüğün dava dışı şirketteki paylarını şirket nezdinde temsil etmek, genel kurul toplantılarına katılmak ve oy hakkını kullanma şeklinde kabulü gerektiği, Türk Medeni Kanunu'nun 426/1. Maddesine göre, temsil kayyımı atama yetki ve görevinin vesayet makamına ait olduğunun düzenlendiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/11336 Esas 2018/1279 Karar sayılı bozma ilamındaki görüşünün de bu yönde olduğu, uyuşmazlığın münhasıran ticaret mahkemesinin görev alanında bulunmadığı, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek, karşı görevsizlik kararı verilmiş, karar 09.06.2026 tarihinde kesinleştikten sonra Dairemize gönderilmiştir. Somut olayda, davacı eşinin vefatı nedeni ile murisin mal varlığı ve terekede bulunan şirketin miras payı oranında kendilerine kaldığını, velayeti altında bulunan küçük ile ortak oldukları tereke içindeki şirketin bir kısım işlemlerin yapılması için küçüğe temsil amaçlı kayyım tayini istendiği anlaşılmaktadır. TMK'nın 403/2. maddesine göre, kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, aynı yasanın 426/2. maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışması durumunda veyahut, TMK'nın 345. maddesinde, çocuk ile ana baba arasında veyahut onların menfaatine olacak şekilde çocuğun üçüncü kişiye karşı borç altına girmesinde bir kayyım atanacağı, TMK'nın 427. maddede ise, vesayet altına alınması için yeterli bir sebep bulunmamakla beraber, bir kişi malvarlığını kendi başına yönetmek veya bunun için temsilci atamak gücünden yoksunsa, vesayet makamınca, bir yönetim kayyımı atanacağı, TMK'nın 397/2. maddede ise, vesayet makamının, sulh hukuk mahkemesi olduğu ve TMK'nın 403/2. maddesinde, bu Kanunun vasi hakkındaki hükümleri, aksi belirtilmiş olmadıkça kayyım hakkında da uygulanacağı açıklanmıştır. Her ne kadar TTK 5. maddesinde, ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerinde ticaret mahkemesinin görevli olduğu açıklanmış ise de, HMK'nın 382. maddesinde sayılan ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri arasında kayyım atanması sayılmadığı gibi tacir olmayan kişinin malvarlığına konu malın salt ticari nitelikte olması, kayyım atanması işleminin ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olarak kabulü için yeterli değildir. Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesine göre "Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa" kayyım tayini gerektiği açık kanun hükmü karşısında TMK'nın 2. kitabının üçüncü kısmında yer olan uyuşmazlığın çözümünde Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2019/3109 E. 2019/4855 K. sayılı, 2016/14468 E. 2017/819 K. sayılı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/21964 E. 2014/19573 K. sayılı içtihatları, İzmir BAM 6. HD'nin 2017/1077 E. 2027/951 K. sayılı, İstanbul BAM 37. HD'nin 2025/658 E. 2025/2405 K. sayılı kararları) Açıklanan nedenlerle, yargı yeri olarak Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 03.07.2026