Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

2022/514 E. 2025/671 K.

İlk Derece 04.11.2025 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/514 Esas KARAR NO : 2025/671

HAKİM : Dr. ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ........

...........................

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2022 KARAR TARİHİ : 04/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari faaliyet çerçevesinde davalı şirketten 561 adet ... 30 TON Load ... (700 ohm. Kolon tipi) ve 1 adet ...-A 1 TON Load ... (S type) cihazlarının alımı için davalı şirkete bugüne kadar toplam 414.841,00 TL ödendiğini, çek ve senetler ile banka yolu ile gönderilen meblağın tamamının davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sadece 4 adet fatura karşılığında toplam tutarları 6.508,70 TL (KDV dâhil) olan 6 adet ... 30 TON Load ... (700 ohm. Kolon tipi), 1 adet ...-A 1 TON Load ... (S type) ve bir kısım yedek parça verildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödenen toplam 414.841,00 TL karşılığında müvekkili şirkete başka hiçbir mal teslim edilmediğini, müvekkili şirketin davalı şirkete ödediği toplam tutardan davalı şirketin müvekkili şirkete teslim ettiği malların tutarı olan 6.508,70 TL düşüldüğünde kalan 408.332,30 TL karşılığında, rayiç cihaz bedellerine göre davalı şirketin müvekkili şirkete 555 adet ... 30 TON Load ... (700 ohm. Kolon tipi) cihazı borcu bulunduğunu belirterek davanın kabulün ile müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ve davalı tarafından tahsil edilen ödemelerin toplam tutarı karşılığında davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen mallar düşüldükten sonra kalan ve teslim edilmeyen 555 adet cihazın (... 30 TON Load ... -700 ohm. Kolon tipi) aynen teslimine, aynen ifanın mümkün olmaması halinde ise müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ve davalı tarafından tahsil edilen ödemeler toplam tutarı ile davalı tarafından müvekkili şirkete teslim edilen malların toplam tutarı düşüldükten sonra bakiye 408.332,30 TL borcun şimdilik 10.000 TL'sinin avans faiziyle birlikte davalı tarafından ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığından yetki itirazında bulunduklarını, iş bu huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ya da kısmi dava olarak açılma olanağının bulunmadığını, müvekkili firmanın Konya ilinde uzun süredir ticari faaliyetlerine dürüstlük çerçevesi içerisinde devam eden bir firma olduğunu, davacı şirketin ise birçok firma ile sorun yaşamakta olduğunu, ürünleri teslim aldıktan sonra huzurdaki iş bu dava gibi diğer şirketlere de ürünleri teslim almadığı yönünde iddialar yönelterek haksız çıkar ve menfaat elde etmeye çalışan bir ticari işletme olduğunu, davacı firmanın müvekkilinden iki yıllık zaman zarfı içerisinde çeşitli zaman dilimleri içerisinde ürün alımı gerçekleştirdiğini, söz konusu ürün alımlarından kaynaklı olarak borcu bulunan firmaya müvekkili firma çalışanları tarafından defaatle borcun ödenmesi hususunda ihtaratta bulunmuşlar ise de davacı firmanın borcunu ödemediğini, bunun üzerine ise taraflarınca davalı şirket aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16733 Esas ve ... 8. İcra Müdürlüğü 2021/31975 Esas numaralı dosyaları ile icra takibinde bulunulduğunu, ... 8. İcra Müdürlüğü'nde bulunan dosyanın davacı dışındaki ciranta tarafından ödendiğini ve borcun kapandığını, ... 20. İcra Müdürlüğünde bulunan evraka ilişkin ise davacı tarafından borca itiraz talebinde bulunulmuş ise de bu davanın reddedildiğini, iş bu davanın kesinleşmesinden hemen sonrasında ise davacı tarafından müvekkiline Bakırköy 33.Noterliği'nin 25/03/2022 tarih ve 10167 yevmiye nolu ihtarnamesi gönderilerek talepte bulunulduğunu, davacı aleyhine borcundan kaynaklı olarak başlatmış oldukları diğer icra takiplerine yönelik olarak ise çekin icra müdürlüğünün kasasında olduğunun tutanakla sabit olmasına rağmen itirazda bulunulduğunu, ayrıca belirtmek gerekir ki davacı tarafından ödendiği iddia edilmiş olan senetlerinde müvekkili tarafından tahsil edildiğini gösterir bir delilinde dosya içerisine sunulamadığını belirterek davanın öncelikli olarak usulden reddine, sayın mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda ise esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Talimat yoluyla alınan 04/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin dava konusu işlemlerinin olduğu 2109-2020-2021-2022 yılı yasal defterlerinin açılış olarak; yevmiye , defter-i Kebir'e ait beratların süresinde gönderildiği ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, şirketin 2019-2020-2021-2022 yılına ait yevmiye defterinin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükmü gereğince kapanış noter tasdikinin yasal süresinde onay /beratlar yaptırılmış/gönderilmiş olduğu, davacı şirketin 2019-2020-2021-2022 dönemine ait yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defterler üzerinde herhangi bir silinti kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, davalı şirketin davacı şirkete 14.01.2020 tarihli TA..... tarihli TTM..........000027 numaralı belge düzenleyerek katma değer vergisi dahil 333,04 TL tutarında satış karşılığı, 120 1 207 Alıcılar hesabı davacı şirket adına borç kaydı yapıldığı, davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu 2 adet fatura karşılığı olan 728,16 TL tutarı alacağını nakit tahsilat olarak ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonrası kayıt altına alındığı 2020 yılına ait tarafların birbirlerinden borç alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalı şirketin Ticari defter kayıtlarında davacı şirkete 2021 yılı içerisinde düzenlemiş olduğu 2 adet belge tutarı 5.780,58 TL davacıdan alacaklı olarak görüldüğü tespit edilmiştir davacı şirketin davalı şirket adına 18.06.2021 tarihli ziraat bankası aracılığı ile ödediği 15.000,00 TL tutarlı eft nin ,davalı şirket tarafından 25.11.2021 tarihinde davacı şirkete ödenmiş olarak kayıt edilmiş böylece taraflar arası 15.000,00 TL tutarında işlem yeniden kayıt dışı bırakıldığı, ticari ilişkinin varlığı her iki taraf arasında kabul edilmesine rağmen davacının vermiş olduğu 14 adet çek ve senet karşılığı 399.841,00 TL bedelli evrakl ve 1 adet 18.06.2021 tarihli İBAN'a yatırılmış 15.000,00 TL olmak üzere toplamda 414.841,00 TL davalının Ticari defterlerinin incelenmesi sonucu kayıt altına alınmadığı görüldüğü, bu nedenle kayda geçirilmeyerek devletten gizlenen ve denetlenemeyen ticari faaliyet ilişkisi içerisinde oldukları, davalı şirketin Ticari defter kayıtlarında davacı şirkete 2021 yılı içerisinde düzenlemiş olduğu 2 adet belge tutarı 5.780,58 TL davacıdan alacaklı olarak görüldüğü ve 2022 yılı içerisinde ticari defter kayıtlarına göre başkaca da herhangi bir kayda rastlanmadığından davalının davacıdan 2021 yılında devir eden 5.780,58 TL alacağının devam ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin Resmi kayıtlara girmeyen, yasal belgelerle belgelendirilemeyen, yetkili kamu organlarınca normal kurallar çerçevesinde denetlenemeyen, vergi sistemi dışında kalan ve dolayısıyla milli gelir hesaplamalarında dikkate alınmayan, diğer bir deyişle ekonominin ülke mevzuatı ve vergi sistemi dışında kalan işlem ve etkinlikler olduğu, her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işletmeleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu, defterler üçüncü kişi uzmanlara işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verilecek şekilde tutulmalıdır. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilecek şekilde olacağı, bu sebeple davalı şirketin 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait Ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olmadığı anlaşılmakta olup hukuki takdirin Mahkemede olduğu bildirilmiştir. 10/01/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davanın, ticari alım - satım sözleşmesi kapsamında satımı yapılan malların bedelinin ödendiği halde teslimin yapılmadığı gerekçesi ile alacak istemine ilişkin olduğu, dava dosyasında, tarafların arasında yapılmış yazılı bir sözleşmenin varlığını ispata yarar bir belgenin bulunmadığı, tarafların bu yönde dava dosyasına bir belge sunmadıkları görüldüğü, davacı ticari defterler ve belgelerin incelenmesi esnasında da sözleşme belgesi sunulmadığı, taraflarca da yazılı sözleşme bulunduğu ve var olduğu ikrar edilmediği, davacı tarafın ticari defterleri incelendiğinde, gerek dava konusu yapılan mal alışları yönünden, gerekse dava dilekçesi ekinde sunulan senet, çek ve 15.000,00 TL yönünden, her hangi bir kaydın bulunmadığı, sevk irsaliyesi belgesi fatura olmadığı, mal siparişi gibi taraflar arasında düzenlenmiş bir belgenin sunulmadığı, tarafların arasındaki ticari ilişkinin ticari defterlerde kayıtlı 4 adet fatura dışında, mal alım sonrasında yapılan ödemeler/tahsilatlar, mal alımı incesinde avans ödemesi olarak düzenlenen para ve para yerine geçen(nakit, çek, senet gibi) ödeme araçlarına ait ispatlayıcı kayıtların varlığı olup-olmadığı belirlenemediği, malın sevk edildiğini-teslimini ortaya koyacak sevk irsaliyesi, nakliyeci bilgisi ve ödemesi gibi ticari defterlerde bir kaydın bulunmadığı, bu sebeplerle davacıya ait ticari defter ve belgeler ile davalıya ait dava dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu ve dava dosyasına sunulan belgelerden davacının yapmış olduğu ödemeler kapsamında hangi tutarda ve miktarda alınmamış mal olup olmadığının somut olarak belirlenemediği bildirilmiştir. 27/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; davacının davalı adına çek karşılığı ve senet karşılığı ödemeleri olarak ispatlanabilen tutarın 266.676,00 TL olduğu, davacı tarafından, davalı şirketçe teslim edilen malların tutarı 6.508,70 TL olduğu beyan edildiği, bu beyanın kabulünde olunması, davalıya çek, senet verilmesi, bankaya yapılan Eft ödemesi olarak, ayrıca, davacının davalı şirketten 561 adet ... 30 Ton Load ... (700 ohm. Kolon tipi) ve 1 adet ...-A 1 Ton Load ... (S type) cihazlarının alımı için yapılan ödemeler olduğunun kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin Hukuki değerlendirmesine göre; davalı uhdesinde 266.676,00-6.508,70 =260.167,30 TL tutar olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya yapmış olduğu ödemeler toplamından (266.676,00 TL) davalının müvekkiline teslim ettiği malların toplam tutarı (6.508,70 TL') düşüldüğünde, davalının müvekkili şirkete 260.167,73 TL borcu bulunduğunu, bilirkişi raporları doğrultusunda; dava dilekçesinde 10.000 TL olarak yaptıkları alacak taleplerini 250.167,73 TL artırarak 260.167,73 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde: Dava, davalıya davacı tarafından 555 adet cihazın (... 30 TON Load ... -700 ohm. Kolon tipi) teslim edilip edilmediği ve edildiyse semenin ödenip ödenmediği noktalarında temerküz etmektedir. Davacı alacaklı sözleşmenin varlığı ile sözleşmeye konu malın teslim edildiğini ispatla mükelleftir. Davacı bu ispat külfeti yerine getirir ise davalı borçlu da ödeme yaptığını ispat ile yükümlüdür. Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın temelini oluşturan sözleşme niteliği gereğince iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup TBK'nın 97. maddesi gereğince kendi edimini yerine getirmeyen tarafın, karşı tarafın edimini yerine getirmesini istemesi mümkün değildir. Fatura tek başına borcu ve taraflar arasındaki ilişkiyi ispatlamaya muktedir değildir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 28/02/2018 tarih ve 2016/16006 Esas - 2018/1025 Karar sayılı ilamı ) Alacağın varlığı için faturaya konu mal hizmetin davalıya teslim edildiğinin ispatlanması gerekir. Davacı tarafından teslime ilişkin her hangi bir delil sunulmamış tarafların ticari defterlerine dayanılmıştır. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 09/02/2016 tarih ve 2015/5487 Esas - 2016/826 Karar sayılı ilamı ) Defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi rapora göre faturalara konu mal teslimine ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacıya, dayandığı yemin delili son celsede hatırlatılmış ve fakat davacı buna başvurmayacaklarını belirtmiştir. Açıklanan sebeplerle, ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 4.443,02 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 3.827,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/11/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸