Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E. K.

İlk Derece 17.06.2026 İlk derece
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ...

VEKİLİ : Av. DAVALI : ...

VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/01/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya, davacı ile ekte sunulan faturalar ile satılan ürünlerin fatura edildiğini, daha sonra karşı yan tarafından ürünlerin bedelinin davacıya ödenmediğini, ürün bedellerinin ödenmemesine müteakip davacı firma tarafından ihtarname tanzim edilmiş, daha sonra taraflarınca arabuluculuk görüşmeleri yapılmış, ancak işbu arabuluculuk işlemleri de sonuçsuz kalmış olduğunu, açıklanacağı üzere dava konusu alacağın karşı yandan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacının yapılan ticaret sonucunda fatura kesmiş ve ürünleri teslim etmiş olduğunu, davalı şirketin davacı firmaya sipariş vermiş olduğunu, işbu siparişlerin ekte sunulan faturalar ile fatura edilmiş, daha sonra karşı şirkete teslim edilmiş olduğunu ancak daha sonra karşı şirketin iade faturası düzenlemiş ve haksız olarak teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmesinden imtina etmiş olduğunu, daha sonra taraflarınca başlatılan arabuluculuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlanması neticesinde işbu davanın derdest edildiğini, aşağıda iade faturası kesilmesinin borcu tek başına sona erdiren bir sebep olmadığına dair Yargıtay kararı da alıntılanmış olduğunu, T.C YARGITAY 11. Hukuk Dairesi Esas: 2021 / 5032 Karar: 2023 / 331 Karar Tarihi: 17.01.2023 ilamının dikkate alınması gerektiğini, ilişikte sunulan sevk irsaliyesi ve faturalarda anlaşıldığı üzere davalı karşı yan tarafından iade edildiği iddia edilen mallar kadar ve iade faturasında belirtilen miktar kadar davacının davalıdan alacaklı olduğunu ve işbu borcun davacı firmaya ödenmesi gerektiğini, ilişikte sunulan ve davacı tarafından tanzim edilen faturalar incelendiğinde durumun net olarak anlaşılacağını, davacı firma tarafından karşı yana "20 mm x 30 mm Oluklu Profil Tapası 15.350 Adet toplam 26.862,50 TL, 20 mm x 40 mm İç, Çizgili (2mm) Konik Kutu Profil Tapası 19.750 Adet toplam 65.175,00 TL, S3 12 mm x 12 mm Virgüllü Profil Tapası 19.700 Adet 27.580,00 TL, S4 20 mm x 40 mm Oluklu Profil Tapası 19.750 Adet 65.175,00 TL" olmak üzere toplam KDV dahil 218.055,15 TL değerindeki ürün üzerinde anlaşılmış, fiyat üzerinde mutabık kalınmış ve işbu ürünler karşı yana teslim edilmiş olduğunu, iş bu hususun ilişikte sunulan ve celp edilecek fatura ve teslim formlarıyla ispat edilecek olup ayrıca Vergi Dairesi kayıtları ve ticari defterlerin de celp edilmesiyle karşı firmanın ödeme yükümlülüğü altında olduğunun net olarak anlaşılacağını, Y. 19. HD., T. 14.10.2014, E. 2014/11846, K. 2014/15110 ilamının Y. 11. HD. (T. 19.4.1977, E. 77/1857-2032) ve HGK. Kararı T. 10.10.1979, E. 1977/11-1317, K. 1295 ilamının da dikkate alınması gerektiğini belirterek, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yukarıda açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle; davanın kabulü ile daha sonra ıslah edilmek üzere şimdilik 1000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi 2023/68175 E. Numaralı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu ancak iş bu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğundan yasal süresi içerisinde taraflarınca borca itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, bu kapsamda davacı taraf 09/10/2023 tarihinde Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/915 E. Sayılı dosya ile İtirazın İptali Davası Açmış ve bu davayı kaybettiğini, davacının, bu kez de Ticari Uyuşmazlıktan Kaynaklı Alacak talepli huzurdaki haksız davayı ikame etmiş olduğunu, iş bu davanın evvela usulden, aksi taktirde esastan reddi gerekmekte olduğunu, huzurdaki Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1 Maddesine Aykırılık Teşkil Etmekte olduğunu, huzurdaki davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesindeki dava ile aynı alacağa, aynı iddialara, aynı faturalara dayalı ve hatta bir önceki dava dilekçesi ile neredeyse aynı dilekçe ile davacı taraf tarafından yeniden ikame edilmiş ve bu kapsamda Dava Şartları Başlıklı HMK madde 114'e aykırılık teşkil etmekte olduğunu, derdestlik, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesinde dava şartı olarak “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" şeklinde düzenlenmiş olup, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir davanın ikinci kez açılamayacağını ifade ettiğini, aynı dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus ileri sürülmese bile re'sen gözetilerek ikinci dava dava şartı yokluğundan reddedileceğini, dolayısı ile huzurdaki davanın evvela usulden reddedilmesi gerekmekte olduğunu, kaldı ki, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu arabuluculuk tutanağı "İtirazın İptali" konusu kapsamında düzenlenmiş olduğunu, dava Konusunda İddia Edilen Alacak, Davacının Dava Dilekçesinde de Belirttiği Üzere Belirlenebilir Nitelikte olduğunu, Kısmi Dava Olmasına Rağmen Eksik Harç Yatırılmış olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde aynen "...ilişikte sunulan sevk irsaliyesi ve faturalarda anlaşıldığı üzere müvekkil karşı yan tarafından iade edildiği iddia edilen mallar kadar ve iade faturasında belirtilen miktar kadar müvekkil firmaya borçludur..." ibarelerine yer vermiş olduğunu, ne var ki bu iddiasına rağmen Harca Esas Değeri 1000 TL olarak göstermiş olduğunu, oysa dava dilekçesinde 17 adet fatura sunulduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacak miktarının belli olduğunu, bu durumu kendi dava dilekçesinde de ikrar ettiğini, dolayısıyla davanın belirsiz alacak davası olarak değil kısmi alacak davası olarak ikame edilmesi gerektiğini, HMK madde 109 Kapsamında düzenlenen Kısmi Alacak Davasında, davanın konusu olan alacağın miktarı belirli olup, taraf sadece bir kısmını dava yoluyla ileri sürülmekte olduğunu, konusu belli bir değerle ölçülebilen davalar da 492 s. HK m. 28/a hükmünce karar ve ilam harçlarının 1/4 ü peşin olarak alındığını, Yargıtay Kapatılan 22. Hukuk Dairesinin işleri devredilmesi üzerine 9.HD’nin 2016/26476 E., 2020/7547 K., 14.9.2020 Tarihli Kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davacı tarafın davaya dayanak olarak gösterdiği fatura miktarlarının harca esas değer olarak baz alınmasını ve bu kapsamda yatırması gereken nisbi harcın hesaplanıp davacı tarafı yatırması için süre verilmesini, yatırmadığı takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, zira Harçlar Kanunu Madde 30 hükmü gayet açık ve net olup "Dava sırasında tespit edilen değer, dilekçedeki değerden fazla ise eksik harç ödenmeden davaya devam edilemez.” Hükmünün dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket, davacı firmadan ürünleri tedarik edebilmek için görüşmeler yapmış yapılan görüşmeler sonucunda öncelikli olarak numune ürün gönderilmesini istemiş olduğunu, Davacı şirket, numune ürünleri davalı şirkete göndermiş gelen numunelerde herhangi bir sıkıntı olmaması sebebiyle davalının yüklü miktarda sipariş vermiş olduğunu, akabinde sipariş verilen ürünler davalı şirkete ulaşmış, fakat gelen ürünler montaj aşamasında kullanılacağı sırada yumuşak olması gereken ürünlerin oldukça sert olduğu fark edilmiş olduğunu, örnek numunelerde ürünler birinci sınıf kaliteli olmasına karşın bu örnek numunelere istinaden verilen yüklü miktarda gelen siparişlerin kalitesinde oldukça düşük kalitede bir malzeme kullanıldığı anlaşılmış olduğunu, devamında davalı şirket iade faturası düzenlemiş ve ürünleri davacı firmaya iade etmek üzere göndermiş olduğunu, iade edilen malların tamamının davacı firmaya ulaştığını, ( Bu hususta iade faturası, wp kayıtları, iade edilen ürünlerin gönderildiği kamyon delilimizdir.) iade edilen ürünlerin 33 AKZ 506 Plakalı araçla gönderilmiş olduğunu, Plaka Takip Sistemi sorgulaması ile kontrol edildiği takdir de ürünlerin iade gönderildiğinin anlaşılacağını, davacı firma tarafından malların ve iade faturasının teslim alınmış olduğunu, bu teslimattan (iade) sonra iade faturasına davacı firmanın herhangi bir itirazı olmadığını, yasal defter kayıtları incelendiği takdir de davalı şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının görüleceğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 21’de faturanın tanımı verilmiş olup faturanın tebliğinden itibaren 8 günlük itiraz süresi ve süresinde itiraz edilmediği takdirde ilgili fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hüküm altına alınmış olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 05.05.2005 E. 2004/7832 K. 2005/4738 ilamının, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/8604 E. 2017/3054 K. ilamının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, davacı firma, dava dilekçesinde ürünlerin haksız olarak iade edildiğinden bahsetmiş ise de davalı şirkete gelen malların ayıplı olması sebebiyle iş bu iade durumunun gerçekleşmiş olduğunu, Davacı firmanın ürünlerinin tamamını teslim almış buna rağmen halen davalı şirketin borçlu olduğunu iddia ederek iş bu davayı açmış olduğunu, işbu dilekçe ekinde 2022 ve 2023 yılında davacı şirketle yapılan ödemelere ilişkin cari tablosunun mahkemeye sunulduğunu belirterek, hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacı ile davalı arasında yapıldığı iddia edilen fatura konusu satış nedeni ile davacının davalıya mal teslim etmesine rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiasının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesine, Gaziemir Vergi Dairesine, Mimarsinan Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere cevap verilmiş olduğu, ilgili evrakların dosyamız arasına alınmış olduğu görüldü. Mahkememizin 18/02/2026 tarihli duruşma zaptının 2 nolu ara kararı uyarınca İzmir'e talimat yazılarak mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği ve 06/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Şirketi 18/03/2026 tebliğ tarihli mazbatasına göre 2 haftalık kesin süre 01/04/2026 tarihinde bitmesine rağmen T.C. İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin mazbata tebliğ gereği yapılmadığından davacının ticari defter ve belgeleri incelenememiştir.Davacı vekili Av. ... - Av. ... 12/03/2026 tarihli talep dilekçesi açıklamalar 2. Maddesi " Şunu özellikle belirtmek isteriz ki; hem ... Plastik San. Ve Tic. Ltd. Şti ve hem de ... ... PLASTİK KAUÇUK isimli şahıs şirketinin tek yetkilisi ve ortağı ...'dur."dir.... un davacı şirketin tek ortağı olması ile şahıs firmasının aynı kişi olması davacı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Şirketi nin ayrı bir tüzel kişiliği sahip olduğundan işlemler bakımından aynı olmadığı sonuç ve kanaatimi bildirir e imzalı Bilirkişi Raporumu Mahkemeniz Sayın Hakimliği takdirlerine saygılarımla sunarım.'' sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça davalı ile aralarında yapıldığı iddia edilen faturalara konu satış nedeni ile davalıya mal teslim edilmesine rağmen davalının ödeme yapmadığı belirtilerek alacak davası açılmış ise de, davacının davaya konu ettiği faturaların davacı tarafından değil ... ... Plastik Kauçuk ... tarafından davalı adına düzenlendiği görülmüştür. Davacı vekilinin HMK madde 124 gereğince yargılama sırasında taraf değişikliği talebinde bulunduğu, talebin madde kapsamında kabulü koşulları olmadığı için Mahkememizce reddine karar verildiği ve Mahkememizin 17/06/2026 tarihli celsesinde de davalı vekilinin imzalı beyanında taraf değişikliği talebini kabul etmediklerini belirttiği görülmekle, davacının dava konusu fatura alacağı yönünden aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmış ve böylece, Davanın taraf ehliyeti (Aktif Husumet) dava şartı yokluğu nedeniyle HMK Mad. 114/1-d, 115/2 gereğince usulden REDDİNE karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın taraf ehliyeti (Aktif Husumet) dava şartı yokluğu nedeniyle HMK Mad. 114/1-d, 115/2 gereğince usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan; 30,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2. Maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7- HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/06/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır