T.C. BURSA BAM ... HUKUK DAİRESİ T.C B U R S A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ...HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .. KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ . NUMARASI :.
DAVACI : . DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : . KARAR YAZIM TARİHİ : . Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; İDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı vekili, davalı tarafın Bursa ilinde işletilen aracının bakım ve onarım işlemlerini müvekkili şirkete yaptırdığını, aracın hazır ve çalışır şekilde davalıya teslim edildiğini, ancak yapılan bakım ve onarım işlemlerine ait 22.768,80 TL bedelli faturanın ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, taraflar arasında araç tamiri/eser sözleşmesi kurulmuş olup, davalıya ait Bursa ilinde işletilen aracın onarımının yine Bursa ilinde yapıldığını, dolayısıyla dava ve icra takibinde yetkili yerin Bursa ili olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava ve davaya konu icra takibinin yetkisiz yerde açıldığını, icra takibine borca ve yetkiye itiraz edildiğini, müvekkili şirketin merkez adresinin Üsküdar/İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkeme/icra dairesinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi/ İcra Daireleri olduğunu, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının incelenmesi gerektiğini, ayrıca davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramış olup, tüm davacı talepleri bakımından zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkil şirketin hiçbir nam altında davacıya borcunun bulunmadığını, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişki bulunmamasına karşın belirsiz alacak kalemleri çıkarılarak alacaklı olduğu iddiasına itibar edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkil firma adına fatura düzenlenmiş olmasının taraflar arasında ticari ilişkiyi ispatlamak için yeterli olmadığını, fatura konusu ile çelişki yaratan ve dosya ile ilgisi olmayan fotoğraflara itibar edilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, kural olarak İİK'nın 50. maddesi uyarınca HMK'nın hükümleri kıyas yoluyla uygulanacağından davalının yerleşim yeri (HMK'nın m.6), TBK'nın 89. maddesi yollaması ile HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK'nın m.10) veya yetki sözleşmesinde belirlenen (HMK'nın m.17) yer icra dairelerinin birinde açılması gerektiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığında ise icra takibinin davalının ikametgahı veya işin ifa edildiği yer icra dairesinde yapılması gerektiği (Yargıtay 15.H.D. 2015/4291 E - 2016/3357 K), ne var ki, TBK'nın 89. maddesi yollaması ile HMK'nın 10. maddesi gereğince sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi veya icra dairesinin yetkisine ilişkin özel yetki kuralının uygulanabilmesi için de taraflar arasındaki akdi ilişkinin çekişmeli olmaması gerektiği (Benzer yönde Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 2017/4357 E - 2019/1485 K sayılı ilamı)., somut olayda davacı tarafça yazılı bir eser sözleşmesi sunulmadığı, davalı tarafın sözleşme ilişkisini inkar ettiği anlaşıldığından yetkili icra dairesinin dosyanın mevcut durumuna göre genel yetki kuralları doğrultusunda belirlenmesi gerekeceği, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı ve geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, yasal sürede talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’nin gönderilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, bu dava açıldıktan sonra davalı şirket tarafından 06/01/2025 tarihinde dava konusu faturaya yönelik 22.678,00 TL ödeme yapıldığını, davalıya ait aracın... ilinde kazalandığını ve müvekkiline ait olan Bursa ilinde onarımının sağlandığını, müvekkilinin Bursa ili dışında başka bir yerde şubesi, acentesi veya işletmesi bulunmadığını, kaldı ki davalı tarafça dava açıldıktan sonra kuruşu kuruşuna ödeme yapılmış olmasının da ikrar niteliğinde olduğunu, mahkemece bu iddialar hiçbir şekilde incelenmeden davanın yetkisiz mahkemede açıldığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında araç tamiri/eser sözleşmesi kurulmuş olup, davalıya ait Bursa ilinde işletilen aracın onarımının yine Bursa ilinde yapıldığını, hal böyle olunca eldeki dava ve icra takibinde yetkili yerin Bursa ili olduğunu, kaldı ki paylaşmış oldukları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/05/2021 tarih, 2017/889 Esas, 2021/622 Karar sayılı kararına göre de taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi adi nitelikte olmadığından, fatura ve sözleşmeye dayalı olduğundan Bursa Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, araç tamirini konu alan eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını savunmuş, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Davalı hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. İİK 67.m. uyarınca açılan itirazın iptali davalarında, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmış olması bu davaya özgü bir dava şartı olup, öncelikle icra dairesine yapılan yetki itirazının yerinde olup olmadığının incelenmesi gerekir. İcra dairesinin yetkisine itirazın İİK 50.m. yollamasıyla HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerince çözümlenmesi gerekir. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Para alacakları yönünden yetkili mahkemeyi alacaklının yerleşim yeri mahkemesi olarak belirleyen 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Aksi halde, bütün para borcu ilişkilerinden doğan ihtilâflarda yetkili mahkemenin bu maddeye göre tayini gerekeceğinden, para borçlarıyla ilgili tüm ihtilâfların davacının yerleşim yerinde davaya konu olması sonucu doğar ki, bu da, Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan yetkiyle ilgili kuralları adeta istisna haline getirmiş olur. Eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacakta yetkili mahkemenin tayininde 6098 Sayılı TBK'nun 89. maddesi hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 6.HD'nin (kapatılan 15.HD.) istikrar kazanmış içtihatları da bu yöndedir. Bununla birlikte davalı akdi ilişkiyi inkâr etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının müteakip HMK'nın 117/3. maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK'nın 163.-164. maddelerinde açıklandığı görülmektedir. O halde mahkemece öncelikle taraflar arasında araç tamirine ilişkin akdi ilişki bulunup bulunmadığının tespiti ve sonucuna göre işin esasına girilmeden önce davalının öncelikle icra dairesinin yetkisine itirazının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay-kapatılan-15 HD 28/09/2009 tarih 2009/4922 E., 2009/4917 K. sayılı emsal kararı) Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a/3 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... karar sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, Dairemiz kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinafa başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g hükmü uyarınca KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır