Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

E. K.

BAM İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. ..... BAM ......... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../....-.../.... T.C. .... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A ..... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO :..../.... KARAR NO : ..../....

BAŞKAN : .......... ÜYE : ............... ÜYE : .......... KÂTİP : ...........

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :....../.... KARAR NO : ..../..... KARAR TARİHİ : ..... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : .................

ASIL DAVADA DAVACI : 1 -.................... VEKİLİ : Av..................... BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : 2 -..................... VEKİLİ : Av. .....................

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : ............... Asıl ve birleşen davada davalı ve müteveffa davalı Meral mirasçıları; 1-............ 2-.............. 3-.............. VEKİLİ : Av. ................... DAVALI : 4 -........... VEKİLİ : Av. .............. DAVALI : 5- ............. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) B.A.M. KARAR TARİHİ : ...... KARAR YAZIM TARİHİ : ..............

Asıl ve birleşen davada, davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacılar vekilleri ile davalılar ...................vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dilekçesinde, 31/08/2013 tarihinde ............. karayolunda davalıların murisi ................ yönetimindeki ............. plakalı aracın aynı istikamette ve önünde seyir eden davalı ........... yönetimindeki ............ plakalı araca çarparak karşı şeride geçerek ...... istikametine giden ve davacının içinde bulunduğu babası ................ yönetimindeki ................... plakalı aracın üzerine düşerek müvekkilinin ağır yaralanmasına annesi ...................'ın ölümüne neden olduğunu kaza yapan ............ plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan fazla hakları saklı tutularak 500,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden; 300.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan 31/08/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .............. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından sorumlu olunan miktarın ödendiğini, bu nedenle davacının haklarnıdan feragat ettiğini, müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ............... vekili cevap dilekçesinde, aynı kazada müvekkili Meral'in eşi diğer müvekkillerinin babası ............................ın da vefat ettiklerini, davalı Meral'in ağır yaralandığı, ceza yargılamasının devam ettiği, davalı ....'in muris .........'ın mirasını reddettiğini, savcılıkça alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, kazaya diğer davalı ...........'ın sebebiyet verdiğini, bu hususun davalı .....ın jandarma, savcılık ve ceza yargılamasındaki ifadeleri ile aynı araçtaki diğer tanıkların ifadelerindeki çelişkilerle tespit edilebileceğini, kusura ilişkin yeniden rapor alınmasını, kaza dolayısıyla müvekkillerinin de davacılar kadar manevi zararları olduğunu, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına göre de talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Diğer davalı .......... davaya karşı cevap vermemiştir. Birleşen davada davacı vekili; 31/08/2013 tarihinde .......... yolunda 58.km'de ............'in kullandığı ........... plakalı araç ile ...........'nin kullandığı ve diğer davalı ...........'ye ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı .......... plakalı aracın çarpışması sonucu ........ plakalı araç takla atarak karşı yola geçip davacı müvekkili .............'ın kullandığı ............. plakalı araca çarparak araç içerisinde bulunan davacının eşi .................'ın ve 13 yaşındaki oğlu .................'ın öldüğü, 22 yaşındaki oğlu ...............'ın ağır yaralandığını, davacı oğlu ve emekli eşinin desteğinden yoksun kaldığından ölen oğlu ............ yönünden 1.000,00.-TL, eşi ............. yönünden 1.000,00.-TL olmak üzere 2.000,00.-TL destek tazminatının davalı sigorta şirketinden; ölen oğlu ........ yönünden diğer davalılardan 5.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve ölen eşi ............ yönünden 5.000,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının ve müvekkilinin ölen oğlu için 150.000,00.-TL, eşi için 150.000,00.-TL olmak üzere toplam 300.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan fazlaya ait hakları saklı tutularak 31/08/2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ................ vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından sorumlu olunan miktarın ödendiğini, bu nedenle davacının haklarından feragat ettiğini, müvekkili şirket açısından davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini savunmuştur. Diğer davalıların davaya karşı cevap vermedikleri anlaşılmıştır. Mahkemece; 2014/912 esas sayılı asıl davada, - Davacı ................'ın davalı ......'e yönelik maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, - Davacının diğer davalılara yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 10.364,56.-TL maddi tazminat alacağının davalılar ...................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa davalılar .............. yönünden kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden ................. yönünden dava tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması ile davalı Sigorta şirketi sorumluluğunun sigorta poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, - Davacı ................'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 175.000,00.-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ....... esas sayılı birleşen davada, - Davacı .............ın davalı ............'e yönelik maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine, - Davacının diğer davalılara yönelik maddi tazminat davasının kabulü ile 166.773,99.-TL maddi tazminat alacağının davalılar ....................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, alacağa davalılar ............ yönünden kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden ............ yönünden dava tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması ile davalı Sigorta şirketi sorumluluğunun sigorta poliçesi limitiyle sınırlı tutulmasına, - Davacı ...............'ın manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 125.000,00.-TL manevi tazminat alacağının kaza tarihi olan 31/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ................'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir. Asıl dava davacısı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, .... ....Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamı kapsamında ATK İhtisas Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınan raporda, müteveffa sürücü ..........'nin asli ve tam kusurlu olduğu, davacının babası ...........'ın ise herhangi bir kusuru bulunmadığının belirtildiği, yerel mahkemece hükmedilen tazminat miktarı eksik ve hatalı olduğu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre TBK 56. maddesine göre hükmedilecek manevi tazminatın adalete uygun olması gerektiği, davalılar murisinin tam kusuruyla gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralanarak tedavi süreci geçirdiği gibi, annesi ve kardeşinin de aynı araç içerisinde vefat etmiş olduğundan derin bir elem acı ve ızdırap duyduğu, belirtilen hususlar dikkate alındığında müvekkilli ....... için takdir olunan manevi tazminatın, olayın meydana geliş biçimi, hak ve nesafet kuralları adli raporlar ve kazada herhangi bir kusurları olmadığı da dikkate alındığında hükmedilen tazminatın bir miktar az olduğu açık olduğundan, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir. Birleşen dava davacısı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkili lehine ve ................. dışındaki davalılar aleyhine verilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğu, gerek yerleşik Yargıtay kararları gerekse hakime tanınan takdir yetkisinin kapsamı düşünüldüğünde bu miktarın daha çok olması gerektiği, hukuk hakimi ceza mahkemesi kararıyla bağlı olmadığından davalı ................ yönünden ret kararı verilmesinin de hatalı olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararında manevi tazminat miktarının yükseltilmesi ve davalılardan .............. yönünden reddine dair kararın kaldırılmasını, talep etmiştir. Davalılar ............. vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi kararında davanın kısmen kabul edilen kısmından sorumlu tutulan ................'nin vefat ettiği ancak kararda bu husustan hiç bahsedilmediğinin eksik incelemeye göre karar verildiğini gösterdiği, 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartların da açıkça gösterildiği, bunların her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermesi gerektiği, mahkemenin kararını gerekçelendirmemesinin HMK hükümlerine aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş derecede yüksek olduğu, yerel mahkemenin, her biri ev hanımı olan müvekkilleri açısından ekonomik güçleri, ülkenin ekonomik durumu vs. hususları nazara almadan hüküm tesis ettiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davalı .............'nin muris ............'nin mirasını reddetmiş olması nedeniyle, kendisine husumet yöneltilemeyeceğinden, davanın açıldığı tarih itibariyle hayatta olması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar ...............açısından davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava ve birleşen dava, haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. ... ... Ağır Ceza Mahkemesi ..../...-.../... sayılı ilamıyla, sanık(davalı) ................ hakkında, 5237 sayılı CMK 223/2-c maddesi gereği beraat kararı verildiği, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 12 CD 2020/1509 E- 2020/5088 K sayılı ilamıyla onama kararı verilip, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ... ... Ağır Ceza Mahkemesi .../...-.../.... sayılı ilamının incelenmesinde, hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 19/02/2019 tarihli raporunda, 31/08/2013 tarihli kazada; müteveffa sürücü ..... ....'nin tek yönlü trafiğin olduğu yerde seyrini kendi şeridinde sürdürmesi, şerit değiştirmenin yasak olduğu yerde sağ şeride yönelmemesi, sağ şeritten aynı yöne seyreden aracın seyir şeridine tecavüz ederek yakın mesafeden bu aracın sol ön kapı kesimlerine çarpmaması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş olup hatalı doğrultu ve şerit değiştirerek meydana gelen kazada asli ve tamamen kusurlu bulunduğu, sanık (davalı) sürücü .............'in tek yönlü trafiğin olduğu yerde sağ şeridi takiben seyri sırasında solundaki şeritten kendi şeridine doğru kısa mesafeden giriş yaparak sol ön kapı kısmından önünü müteveffa idaresindeki aracın sadmesine maruz kaldığı olayda her hangi bir kural ihlali ve olayda atfı kabil kusurunun olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. Mahkemece kusur raporu alınmamış ve ceza mahkemesinde alınan kusur raporu ile yetinilmişse de, davalı sigorta şirketinin ceza yargılamasında taraf sıfatı ve alınan kusur bilirkişi raporlarına itiraz imkanı bulunmadığı, kaza tespit tutanağına göre, müteveffa ...........ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ile davalı .....'ın sevk ve idaresindeki ............ plakalı aracın çarpışması sonucu............. plakalı aracın, bölünmüş yolun karşı şerinde seyreden, davacı .......'nin sevk idaresindeki ..........plakalı araca çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre davacı .............'ye kusur atfedilemeyeceği, 2918 sayılı KTK 88 maddesi gereği, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulacağı, davalılar arasındaki kusur durumunun olası rücu davasında gündeme geleceği göz önüne alındığında, İTÜ ya da Karayolları Fen Heyeti'nden, ceza dosyasında alınan tüm raporlar da dosyaya eklenmek suretiyle kusur raporu alınmalıdır. Birleşen dava davacısının, davalı .............'ın sorumluluğuna ilişkin istinaf isteminin alınacak kusur raporu sonrasında değerlendirilmesi gerekeceğinden Birleşen dava davacısı vekili ile davalılar ........... vekilinin kusur yönünden istinaf sebebi yerindedir. ...... .... Sulh Hukuk Mahkemesi ..../...-.../.... K sayılı ilamının incelenmesinde, davalı Meral tarafından 28/11/2013 tarihli dilekçe ile muris ........... kayıtsız şartsız olarak reddettiğinin tespitini talep ettiği, 11/02/2014 tarihli ilamla davanın kabulü cihetine gidildiği, 12/03/2014 tarihinde kararın kesinleştiği göz önüne alındığında davalı Meral yönünden davanın reddinin gerektiği, (Yargıtay 17 HD 2017/83 E-2019/8599 K sayılı ilam). gibi, UYAP'tan yapılan kontrolde de davalı Meral'in 05/12/2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, ölü kişi hakkında hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur. 6098 sayılı TBK 56/2 maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle ağır bedensel zarar ya da ölüm halinde, zarar gören veya ölenin yakınları da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın manevi dengesindeki bozulmanın giderilmesi için yasanın öngördüğü telafi şeklidir. Davacıların meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığı, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, 4721 sayılı MK 4 maddesindeki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde, kaza sebebiyle annesini ve kardeşini kaybeden davacı Şerif ile kaza sebebiyle eşini ve oğlunu kaybeden davacı Basri lehine hükmedilen manevi tazminatta isabetsizlik bulunmamaktadır. Taraf vekillerinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. Maddi tazminata yönelik, istinaf sebebi bulunmamakla bu hususta inceleme yapılmamıştır. 6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davalılar vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince asıl davada davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- Davalılar .......... vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve ..../...-.../.... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf kanun yoluna başvuran asıl ve birleşen dava davacıları .................... tarafından adli yardımdan faydalanmaları talep edildiğinden istinaf karar harcı alınmadığı anlaşılmakla, bu aşamada her iki davacı yönünden istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda haksız çıkacak taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, 4- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar.................... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 22/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

...... Başkan ....... e-imza ........ Üye ......... e-imza ........... ........ e-imza ..... Katip .............. e-imza