Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

E. K.

BAM İstinaf
Bu kararla araştırma hazırlayın

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO :... KARAR NO :...

BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ... KARAR NO :... KARAR TARİHİ : 04/04/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 12/06/2023 DAVACI : ... T.A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... DAVALILAR : 1 -B... VASİ : S... BURSA MİRASÇILAR : 1 -G... DAVANIN KONUSU : Tazminat B.A.M. KARAR TARİHİ : 15/02/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/02/2024

Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılar değişik kişiler adına düzenlenmiş sahte kimlikler ve sahte evraklarla davacı Bankanın Hürriyet, Nilüfer, Çekirge, Garajlar ve Genç Osman Şubelerinden kredi çekmek suretiyle davacı bankayı 45.211,90-YTL dolandırdıklarını davalılar hakkında davacı banka tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Hz. Sayılı dosyasından şikayet dilekçesi verildiğini soruşturmanın devam ettiğini, davacı bankanın çeşitli şubelerinden sahte kimlik ve belgelerle kredi çekmek suretiyle dolandıran şahıslar hakkında alacaklarının tahsili amacıyla eldeki davanın açılması zorunlu hale geldiğini fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla alacağının 04/10/2022 tespit tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderler ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... cevap dilekçesinde; davacının her bir davalıdan ayrı ayrı kredi sözleşmesi imzaladığını, müşterek olarak dava açmasına itirazda bulunduğunu, imzalanan kredi sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığını, kredi sözleşmesinde bankanın veya kredi alanın imzasının bulunmadığını, işe giriş sırasında patronlarının istediği nüfus kağıdına başkalarının yapıştırarak ve kendi resmini de başkalarının kimlik kartlarına yapıştırarak kredi kartı çıkarıldığını ve kredi kartı teslim edilmeden başkalarınca kullanılarak borçlandırıldığını belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etimştir. Diğer davalılarca, tebligata rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davacı tarafından davalılar ... yönelik açılan davanın kabulü ile, 50.247,9 TL alacağın 04/10/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... mirasçılarında müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından davalı ... ... yönelik açılan davanın subut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; yerel mahkemece ... ... yönünden eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığını, davalı ... ... de diğer davalılar ile eylem birliği içerisinde hareket ettiğini, bu hususun taraflar arasında görülen ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... K. Sayılı dosyada katılan ... ... tarafından verilen ifadede de " sanık ... ... kendisine yaptığı konuşmada kendisi adına bankadan kredi kartı çıkartabileceğini söylemesi üzerine nüfus cüzdanını ... ...' e verdiğini, daha sonrasında kimliğini istediğinde ise ... ... tarafından kimliğin bankada kaybolduğu bilgisini ilettiğini; kendi kimliği üzerinden bankadan kredi kullanıldığını" ifade edildiğini, bu hususun davalı ... ... de üçüncü kişilerin kimliğini almak sureti ile eyleme katkı sağladığını açıkça gösterdiğini, ayrıca olay sonrasında davacı banka tarafından tutulan müfettiş raporlarında da davalı ... ... tarafından sahet kimlik düzenlenmesine yardım ve aracılık sağlandığının ifade edildiğini, ayrıca ifade etmek isteriz ki; her ne kadar yerel mahkeme tarafından gerekçede hukuk hakiminin ceza hakimi tarafından verilen kararla bağlı olmadığı ifade edilmişse de yerel mahkemenin istinafa konu kararının sonuç kısmında ceza mahkemesince verilen karar numarası yazılarak "ceza dosyasında eylemin sübut bulunmaması nedeniyle davanın reddine" karar verildiğini belirterek davalı ...at ... yönünden davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiil sebebiyle maddi tazminat talebine yöneliktir. 6098 Sayılı TBK 49 maddesi gereği, kusurlu veya hukuka aykırı fiile başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... K sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu, davalılardan (sanık) ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık, banka vasıta kullanmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından dolayı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de yüklenen suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmamakla 5271 sayılı CMK 223/2-e maddesi gereği beraatine karar verildiği, temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 15. C.D. 2018/4013 E-2019/351 K sayılı ilamıyla sanık Suat yönünden nitelikli dolandırıcılık ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlendiklerinin sabit olmadığı gerekçelerine dayanan karara yönelik temyiz talebinin reddine, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz talebi bakımından da 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK 74 (818 sayılı BK 53 maddesi) maddesi gereği, hakim, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı, ayırt etme gücü olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumluluk hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, Ceza Mahkemesinin beraat kararı ile de bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin tespit ettiği maddi olgular ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusunda yapılacak tespitin Hukuk Mahkemesini bağlayacağı, Ceza Mahkemesince bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusunda kesinleşmiş kabule rağmen aynı konunun Hukuk Mahkemesinde yeniden tartışılmasının olanaklı olmadığı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK 2013/4-108 E-2014/490 K sayılı ilam). Bu değerlendirmeden hareketle maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan Ceza Mahkemesi kararları taraflar yönünden kesin delil niteliğindedir. Somut olayda, davalı ... ... de diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde suç işleyip davacıyı zarara uğrattığı ileri sürülmüş ise de, davalı Suat yönünden beraat kararı verildiği, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararının Hukuk Mahkemesini bağlamayacağı, davalı Suat'ın diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği hususunda ispat külfetinin davacıda olduğu, bu iddianın ispatlanamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 04/04/2023 tarih,... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 427,60-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gerlir kaydına, 3-Karar tebliğ, gider avansı iade, harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yapılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 15 /02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

.. Başkan ...

... Üye ...

... Üye ...

... Katip ...