T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/353 Esas - 2025/192 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/353 KARAR NO : 2025/192
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 03/07/2019 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, davalı ile 3. kişi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı arasında imzalanan 06.03.2017 tarihli Kamu İhale Kanunu'nun 3 (f) maddesi kapsamında 'Araştırma Geliştirme Protokolü' gereği, davalının üstlendiği 6036 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında Bakanlık tarafından belirlenecek alanda 'Ekolojik Yerleşme’nin uygulama projelerinin hazırlanması, uygulama projelerinde kullanılacak teknolojilerin geliştirilmesi, alandaki gayrimenkullerin ve altyapıların işletme modellerinin oluşturulması işinin 3 bileşen ve 14 uygulama olarak davalıya ihale edildiğini, anılan işlerin davalı tarafından 03.04.2017 tarihli alt yüklenici sözleşmesi ile müvekkil tarafa taşere edildiğini, iş bu asıl ve alt yüklenici sözleşmeleri gereğince, asıl sözleşme eki proje, iş kalemleri ve yaklaşık maliyetleri cetvelinde belirtilen 1. Bileşen 1, 2,3,4 ve 7 numaralı ve 2. Bileşen 1 ve 4 numaralı uygulamaların tamamlanarak davalıya teslim edildiğini ve ücretlerinin müvekkiline ödendiğini, müvekkili tarafından yapılan, tamamlanan ve davalı yanca da kabul de edilen 15.08.2018 tarihinde teslim edilen 271.186,00 TL bedelli 1. Bileşen 5 numaralı uygulama, 271.186,00 TL bedelli 1. Bileşen 6 numaralı uygulama, 296.610,00 TL bedelli 1. Bileşen 8 numaralı uygulama ile 05.07.2018 tarihinde teslim edilip, davalının 31.07.2018 tarihli eksiklik ihbarı ile revize edilen ve teslim alınmaması üzerine en nihayet 03.12.2018 tarihinde tevdii mahalline teslim edilen 597.458,00 TL bedelli 2. Bileşen 2 numaralı uygulama, 13.07.2018 tarihinde teslim edilen 567.797,00 TL bedelli 2. Bileşen 3 numaralı uygulamaların ücretleri toplamı olan 2.004.237,00 TL+KDV ücretin müvekkil tarafına, müvekkilin tüm sözlü uyarılarına rağmen ödenmediğini, ... 16. Noterliği'nin 11.06.2019 gün ve 08751 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anılan bedelin ödenmesi için 7 gün süre verildiğini ve fakat buna rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin 22.06.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, taraflarca imzalanan ilgili sözleşmelerde kazanılan ücretin davacıya ödendiğini, hakedişi gerçekleşmeyen çalışmalar yönünden ise ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, bu çerçevede hem davanın kendilerine yönlendirilmesinin hem de ilgili taleplerin dava edilmesinin hukuka uygun bulunmadığını, müvekkili şirket ile ... Bilgisayar Yazılım Donanım Elektronik Müh. İnş. Taah. San. Tic. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında 03.04.2017 tarihinde imzalanan ‘Alt Yüklenici Sözleşmesi’nde belirtilen hususların değerlendirilmesi ile işbu taleplerin kendilerine yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya esas arabuluculuk görüşmesinde de husumetin yönlendirildiği diğer muhatabın işbu davada taraf olarak gösterilmediğini, öncelikle davanın muhatabı olması nedeniyle T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak anılacaktır.)'ne ihbar edilmesi taleplerinin olduğunu, davacı ile yapılan sözleşmenin esas dayanağı olan protokolün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile 06.03.2017 tarihinde imzalanan protokol bulunduğunu, protokol doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaların teslim edilmesi ile kabulü gerçekleşen ve ödemesi yapılan iş paketlerinin hakedişlerinin davacı şirkete gönderildiğini, ancak kabulü ve ödemesi yapılmayan çalışmalar için ödeme yapılmasının sözleşme hükmü gereği de mümkün olmadığını, tam bu noktada kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu taleplerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yönlendirilmesinin hakkaniyete uygun olacağını, davacının beyanının aksine, ücrete hak kazanılması için gerekli işlemlerin tamamlanmadığını, ilgili idarenin çalışmaların kabulünü yapmadığını,17.08.2018 tarihinde de çalışmanın durdurulması kararını aldığını, kararın davacı ... ile paylaşıldığını, bu tarih itibariyle çalışmaların kabulünün yapılmasının da mümkün olmadığını, Hacettepe Teknokent A.Ş.nin ödeme yükümlülüğünün doğması için davacının işbu sözleşme ile üstlendiği işleri tam ve eksiksiz olarak ve iş planına uygun olarak bitirmesi, idarenin iş bitimi başvurusunu kabul etmesi ve ilgili idare ile yüklenici arasında imzalanan protokol hükümlerine göre Hacettepe Teknokent A.Ş ‘ye ödeme yapılması gerektiğini, 27.09.2018 tarihli ... 54. Noterliği ve 37214 yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya, 12.09.2018 tarihli yazıyla idarenin belirttiği eksiklikler nedeniyle kabul kararı vermemesi gerekçesiyle ödemenin yapılmayacağını, davacı şirkete idarenin kabul etmeme gerekçelerinin bildirildiğini ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin derhal yerine getirilmesi gerektiğini ihtaren bildirdiklerini, davacının talebi ile tevdii mahalli belirlenmesi kararı üzerine çalışmaların mevcut haliyle teslim alınarak, 23.01.2019 tarihli yazı ile ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/264 D. İş kararının yerine getirilmesi adına 23.01.2019 tarihli teslim tutanağı ile idareye teslim edildiğini, teslim sonrası tevdi mahalli tespit dosyasının İstinaf incelemesi ile kesinleştiğini 15.05.2019 tarihli yazı ile ilgili idareye bildirildiğini, ilgili idarenin eksikliklerin tamamlanması gerektiğini açıkladığını, 11.06.2019 tarihinde müvekkile tebliğ edilen cevap yazısı ve eksikliklere ilişkin talep edilen hususların öncelikle şifaen, 13.06.2019 tarihinde de resmen davacıya iletildiğini, İdareye teslim için davacının ek süre talebinde bulunup bulunmayacağı, istenilen düzenlemelerin hazır olup olmadığının sorulduğunu, davacının kötü niyetli ve dürüstlük kuralına aykırı davranarak yazıya cevap vermek yerine, müvekkilden ücret talebinde bulunduğu 11.06.2019 tarihli ihtarı gönderdiğini, bunun üzerine 20.06.2019 tarihinde müvekkilce gönderilen ihtarname ile davacıya sözleşmesel sorumluluğu ve idarece bildirilen eksiklerin karşılanmadığı hatırlatılarak ihtar gönderildiğini, iş planındaki değişiklik talebi hakkında bildirim yapıldığı da dikkate alındığında, alt yüklenici olarak davacının sorumluluğunun bulunduğunu, buna rağmen davacının konuya ilişkin dönüş yapmaktan imtina ettiğini, ... l6.Noterliği 08751 Yevmiye No’lu 11.06.2019 tarihli ihtarname ile ödeme talebinde bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafça revize edilmeksizin, sorumluluğu bulunmasına rağmen plan değişikliği hususu değerlendirilmeksizin, çalışmaların mevcut haliyle idareye tekraren teslim edildiğini, idarenin 31.05.2019 tarihli yazısındaki talepler hakkında davacı şirketçe cevap verilmemesi nedeniyle sorumluluğun ihtaren hatırlatıldığını, bu durumda kendilerine yöneltilen hususların öncelikle husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafça sözleşmenin gereği gibi ifade edilmediğini savunarak, öncelikle davanın husumet yokluğundan, aksi kanaatte ise davanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na ihbarına ve açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. KANITLAR : Yapılan yargılama sonucunda Mahkememizce,16/03/2022 Tarih ve 2019/341 Esas - 2022/183 Karar sayılı karar ile davalının, dava dışı Bakanlık ile arasında imzalanan sözleşme gereğince üstlenilen işlere ilişkin davacı ile alt taşeronluk sözleşmesi akdettiği, davacının söz konusu işleri yapıp teslim ettiği ve yapılan işten yasal kesintinin düşülmesinden sonra davacının ıslah ettiği miktar da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, anılan kararı davalı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 Tarih, 2022/476 Esas - 2024/318 Karar sayılı kararı ile "Mahkekemece alınan bilirkişi kök raporuna karşı davalı vekilinin itirazları doğrultusunda ek 1 ve ek 2 bilirkişi raporları alınmış ise de, sözleşmeye konu işlerin davalı yükleniciye, davalı yüklenici tarafça da dava dışı iş sahibine teslimi sonrası iş sahibince belirtilen eksiklikler yönünden ek raporda sözleşme kapsamında bileşen 2 uygulama 2 maddesinde düzenlenen işler yönünden eksikliklerin giderilerek tevdi mahalli tayininin gerçekleştiği belirtilmiş ise de, dava konusu olan bileşen 1 uygulama 5, 6, 8 ve bileşen 2 uygulama 3 işleri yönünden eksikliklerin/ ayıpların giderilerek teslim edilip edilmediği hususundaki itirazları yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, yine sözleşmenin "Ödemeler" başlıklı 4. maddesinde idare ile yüklenici arasında imzalanan protol ile "İdare ile Yüklenici arasında imzalanan Protokol hükümlerine göre yapılacak ödemelerden %12,5 (yüzde onikibuçuk) Yüklenici hesabına kesilecek, proje ekibinin ücretleri, ayrıldıktan sonra kalan tutar 10 (on) iş günü içinde alt yüklenicinin ...hesabına aktarılacaktır..." hükmünün bulunduğu ve buna göre ödemeler yapılırken %12,5 kesintinin yüklenici hesabına yapılacağı belirtildiği ve davalı tarafça da bu hükme dayalı olarak bilirkişi raporuna itiraz edildiği halde bu itiraz yönünden bilirkişi ek raporunda bir irdeleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça yapılıp davalıya teslim edilen Bileşen 1 uygulama 5, 6, 8 ve bileşen 2 uygulama 3 ile tevdi mahalli yoluyla teslim edilen bileşen 2 uygulama 2 işlerine ilişkin dava dışı idare tarafından davalıya yapıldığı belirtilen bildirimlerin (eksik ve ayıplı işlere ilişkin), davalı yüklenici tarafından davacıya süresinde bildirilip bildirilmediği hususunun yukarıda belirtilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu maddeleri gereğince incelenerek, işin eksik ve ayıplı olup olmadığı, işin ayıplı olduğunun anlaşılması halinde ayıbın niteliği (açık/ gizli), süresinde bildirilip bildirilmediği, kabule icbar edilecek nitelikte olup olmadığı veya nefaset kesintisi gerektirip gerektirmeyeceği hususları değerlendirilerek varsa davacı alacağının saptanması ve buna göre de ödemeye ilişkin hükümler de dikkate alınarak, davacının talep ettiği alacak yönünden dosya kapsamına uygun ve denetlenebilir şekilde, aralarında eser sözleşmeleri konusunda uzman bir bilirkişinin de yer aldığı yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, bu bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde de itirazların giderilmesi yönünde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi " gerektiği gerekçeleri ile kaldırılmıştır. Mahkememizce ... Bölge Adliye Mahkemesi'nin 7. Hukuk Dairesi'nin 17/04/2024 Tarih, 2022/476 Esas - 2024/318 Karar sayılı kaldırma kararına uyulmuştur. Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda yeniden oluşturulan bilirkişi heyetinden kök ve ek rapor alınmış, anılan raporlarda; asıl sözleşme ile taraflar arasındaki sözleşmeyi, önceki raporları, araştırma ve geliştirme protokolünü, ihtarnameleri, teslimata ait mahkeme kararı ile teslim ve tesellüm tutanağını, ticari defter ve kayıtlar ile diğer tüm belgeleri incelediklerini, davalı ile dava dışı idare arasında asıl sözleşmenin 06/03/2017 tarihinde imzalandığını, davalının üstlendiği bu edimleri yerine getirmesi için davacı 03/04/2017 tarihli sözleşmeyi imzaladığı, davacının 1.Bileşen 1,2,3,4 ve 7 numaralı ile 2. Bileşen 1 ve 4 numaralı uygulamaları tamamlayarak davalıya teslim ettiğini, ücretlerini aldığını, davacı tarafından yapılan, tamamlanan ve davalıca kabul edilen 15/08/2018 tarihli 1. Bileşen 5,6 ve 8 numaralı uygulama ile 05/07/2018 tarihinde teslim edilen, davalı tarafından 31/07/2018 tarihli eksiklik ihbarı sonrası revizesi yapılan ve teslim alınmaması sonucu 03/02/2018 tarihinde tevdii mahalline teslimi yapılan 2. Bileşen 2 numaralı uygulama ile 13/07/2018 tarihinde teslimi yapılan 2. Bileşen 3 numaralı uygulamayla ilgili uyuşmazlığın bulunduğu, 1. Bileşen 5,6 ve 8 numaralı uygulama ile ilgili dava dışı Bakanlık tarafından davalıya bildirim yapılmış ise de davacıya eksikliğin bildirildiğine dair kanıt sunulmadığı, ancak yazışmalardan, eksikliklerin davacı tarafından giderildiği, davalı tarafından Bakanlığa bildirildiğinin anlaşıldığı, süresinde yapılmış ayıp ihbarının olmadığı, varsa eksiklik ve ayıbın davalı tarafından bilindiği, davacıya ihbarının yapılmadığı, nefaset kesintisinin olmayacağı, bileşen 2 2'ye ait eksikliğin davacıya bildirildiği, bunun giderildiği, tevdii mahalli vasıtasıyla tesliminin yapıldığı, buna dair davacının ücrete hak kazandığını, kesinti yapılmasını gerektirir durum olmadığını, Bileşen 2 kalemi 3 ile ilgili olarak da davalı tarafından davacıya eksiklik ve ayıp bildirimi yapıldığının kanıtlanmadığı, Bakanlığa tesliminin yapıldığı, eksiklik olmadığının kabulünün gerektiği, kesintilerin yapılması gerektiği, sonuç olarak talep edilebilecek alacak tutarının 2.004.237,00 TL+KDV olduğu, davalının dava dışı işveren idareden ödeme almamasının alt yüklenici davacıya ödeme yapıp yapmayacağı hususunun taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi kapsamında mahkemenin taktirinde olduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta davalı ile dava dışı İdare arasında ekolojik yerleşmenin uygulama projelerinin hazırlanması, uygulama projelerinde kullanılacak teknolojilerin geliştirilmesi, alandaki gayrimenkullerin ve altyapıların işletme modelinin oluşturulması yönünde 06/03/2017 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, davalının da 03/04/2017 tarihli sözleşme ile taahhüt ettiği bu işi davacıya taşere ettiği, yazılı sözleşme imzalandığı, davacının, edimini ifa ettiğini, bir kısım bedeli tahsil ettiğini, bakiye alacağının ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının da davacıya hak ettiği ücreti ödediğini, dava dışı asıl iş sahibinin işi durduğunu, sözleşmenin ifası bakımından objektif imkansızlık bulunduğunu, teslim edilin işleri bakımından da ayıp ve eksikliğin olduğunu savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacı taşeron tarafından teslimi yapılan bir kısım işler bakımından alacağının olup olmadığı, varsa tutarı, teslim edilen eserde ayıp ve eksiklik bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu açıktır. Eser sözleşmesi, taraflarına haklar sağlayan ve borçlar yükleyen tam iki taraflı iş görme akdidir. Ana edim olarak yüklenici, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, eklerine, teknik ve sanatsal ilkeler ile amacına uygun imal edip iş sahibine teslim, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerine göre yüklenici imâl ettiği şeyi özenle ve sözleşmedeki amacına uygun ifa etmekle yükümlüdür. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Ayıp ihbarında bulunulmuş ise aynı Kanun'un 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser, sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da kanun hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten saklanılan bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam edecektir. Şayet, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede, gizli ayıplar ise ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde talep edilebilir. Ancak eksikler için bedel hesabında teslimden itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. Yine ayıp bedelinin de ayıbın ortaya çıktığından itibaren geçecek makul süre dikkate alınarak hesaplanması gerekir. Dava konusu olayda iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme, davalı ile asıl iş sahibi arasındaki sözleşme, teslime dair bilgi ve belgeler, yazışmalar, tesis edilen önceki karar, BAM kaldırma kararı ve bu karar sonrası alınan kök ve ek rapor kapsamından, davacının, davalıya yapımını üstlendiği bileşenleri teslim ettiği anlaşılmaktadır. Bu teslime bağlı olarak da davalının bazı bileşenlere dair ücreti ödediği çekişmesizdir. Uyuşmazlık, Bileşen 1 uygulama 5, 6, 8 ve bileşen 2 uygulama 2 ve 3'ün ayıplı ve eksik olup olmadığı, bu yönde davacıya ihbarda bulunup bulunulmadığı ile ücretin tutarında toplanmaktadır. Anılan bileşen uygulamalarıyla ilgili olarak davalının, dava dışı İdareye teslimi yaptığı, davacıya bir kısım eksik ve ayıpların bildirildiği, bunun giderilerek davalıya tesliminin yapıldığı, bu durumun, davalının, dava dışı idare ve davacıyla yaptığı yazışmalardan anlaşıldığı, savunmasında geçen bir kısım ayıplarla ilgili olarak ihbar yaptığını kanıtlamadığı, dava dışı idareyle olan yazışmaları esas alındığında da ayıp ve eksikliğin olmadığı, teslim edilen eseri davalının bu haliyle kabul etmiş sayılması gerektiği, davacının alacağının sözleşme hükümlerine göre gerekli kesinti yapılarak tespit edildiği, 2.004.237,00 TL alacağının olduğu, davacının, davalıyı daha önce temerrüte düşürdüğü, talebiyle bağlı kalınacağı, ıslah dilekçesi, önceki tesis edilen karar ve usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kabulüne, 1.763.722,56 TL’nin 22/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 120.479,88 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 170,78 TL peşin ve 29.949,20 TL tamamlama harcı toplamı 30.119,98 TL'nin mahsubu ile noksan olan 90.359,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, (bu konuda daha önce işlem yapıldığından yeniden işlem yapılmasına yer olmadığına) 3-Arabulucu ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 254.009,48 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 29.949,20 TL tamamlama harcı, 31.309,60 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 61.303,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.