T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/275 Esas - 2025/100 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/275 Esas KARAR NO : 2025/100
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/09/2018 KARAR TARİHİ : 12/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı adına taşıma/nakliye hizmeti gerçekleştirmiş olduğunu, hizmetin karşılığında fatura düzenlendiğini, ancak davalının ödemeden kaçındığını, müvekkili şirket tarafından geç teslimat yapılıp zarara uğradıklarından bahisle taşıma sözleşmesindeki cezai şart maddesi sebep gösterilerek alacağı olan toplam fatura bedelinden, 2.500 USD'nin haksız şekilde mahsup edilip eksik ödeme yapıldığını, davalı borçlu şirketin her biri 1.250,00- USD bedelli 03.11.2017 tarih ve D408508 seri no ve 03.11.2017 tarih ve D498509 seri nolu "29.09.2017 tarihli Uluslararası Karayolu Nakliye Sözleşmesinin v/6 maddesine istinade 5 günlük teslimat gecikme bedeli" açıklamalı 2 adet fatura gönderdiğini, müvekkilince faturaların defter kaydına alınmayıp Beyoğlu 18. Noterliğinin 16.11.2017 tarih ve 23834 yevmiye nolu ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, yükün tesliminde gecikme olmadığını, bir gecikme olsa bile, gecikme faturasının 10 günlük cezai şarta denk geldiğini, bu 10 günlük gecikmenin ne zaman oluştuğunun bilinmediğini, müvekkilinin defter ve kayıtlarına göre, davalı şirketten alacaklı olunduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, 29.09.2017 tarihli sözleşme acısından, dava konusu taşıma işinin davacı şirket tarafından sözleşmeye uygun yerine getirilmediğini, sözleşmenin 5/6. maddesine göre malın yükleme tarihinden itbaren en geç 12 gün içerisinde teslim adresinde olması gerektiğini, 02.10.2017 tarihinde davacı şirket tarafından yükleme yapılarak nakliye işlemine başladığını, Özbekistan gümrük giriş evrağı incelendiğinde, ilgili gümrük işlemlerinin 24.10.2017 tarihinde yapıldığını, 02.10.2017 tarihinde yüklemesi başlayan ve maksimum 17 gün gecikme imkanı tanınan nakliye işleminin en geç 19.10.2017 tarihinde tamamlanması gerekirken, davacı şirket tarafından 24.10.2017 tarihinde tamamlandığını, böylece 27.09.2017 tarihli sözleşme açısından 5 günlük cezai şarta tabi bir gecikmenin vuku bulduğunu, sözleşmeye göre bunun 1.250,00-USD cezai şarta tekabül ettiğini; 06.10.2017 tarihli nakliye sözleşmesi açısından yükleme tarihinin 09.10.2017 olduğunu, gecikme cezasının olmaması için teslimatın 17 gün içinde yapılması gerektiği bunun da 26.10.2017 tarihine denk geldiği, ancak aracın 03.11.2017 tarihinde Özbekistan gümrüğüne giriş yaptığını, bu itibarla sözleşme gereği cezai şarta tabi 8 günlük bir gecikmenin meydana geldiği, bu geçikmeye göre 1.250,00-USD cezai şart hesaplandığını, davacıya eksik ödemenin sebebinin faturaya itiraz değil cezai şart faturalarının mahsup edilmesinden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle itirazın iptaline ilişkindir. Mahkememizden verilen 14.01.2021 tarih, 2018/647 Esas, 2021/14 Karar sayılı ilamı ... BAM 20. Hukuk Dairesinin 2021/665 Esas, 2023/228 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak yeniden görülmesi için Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizde 2023/275 Esasına kaydı yapılmıştır. Dava karayolu taşımacılığına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu " XIII - EMİR, TALİMAT VE TASARRUFLAR Madde 868- (1) Gönderen taşıyıcıya, taşımanın yapılması için emir ve talimât verebileceği gibi, taşımanın durdurulması, eşyanın geri getirilmesi, başka bir varma veya teslim yerine götürülmesi ya da başka bir gönderilene teslim edilmesi şeklinde tasarruflarda da bulunabilir. Gönderenin bu tür emir, talimat ve tasarrufları, taşıyıcının işletmesi için sakıncalıysa veya diğer gönderenlerin ve alıcıların gönderileri için bir zarar tehdidini beraberinde getiriyorsa, taşıyıcı bunları yerine getirmekle yükümlü değildir. Taşıyıcı, gönderenden aldığı emir ve talimat ile tasarruflarının yerine getirilmesi için gerekli olan giderleri ve uygun bir ücret isteyebilir. Taşıyıcı emir, talimat ve tasarrufların uygulanmasına başlanmasını bir avansın ödenmesi şartına bağlayabilir. (2) Eşyanın teslim yerine ulaşması ile, gönderenin emir ve talimat verme yetkisi ve tasarrufta bulunmak hakkı sona erer. Bu andan itibaren söz konusu yetki ve haklar gönderilene ait olur. Birinci fıkranın ikinci ilâ dördüncü cümle hükümleri burada da geçerlidir. (3) Gönderilen, tasarruf hakkını kullanarak eşyanın bir üçüncü kişiye teslimini istemişse, bu kişi başka bir gönderilen belirleyemez. (4) Taşıma senedi düzenlenmiş ve her iki tarafça imzalanmışsa, gönderen, taşıma senedinde öngörülmüş olması şartıyla, ancak kendisine ait olan nüshayı ibraz ederek tasarruf hakkını kullanabilir. (5) Taşıyıcı, kendisine verilen emir ve talimatları ve gönderenin tasarruflarını yerine getiremeyecekse, bunu gönderene bildirmelidir.
(6) Tasarruf hakkının kullanılması, taşıma senedinin ibrazı şartına bağlanmış ve taşıyıcı herhangi bir talimatı, taşıma senedi ibraz edilmeden yerine getirmişse, bundan doğacak zararlar için hak sahiplerine karşı sorumludur. Taşıyıcının sorumluğunu sınırlayan hükümler geçersizdir. XIV - TAŞIMA VE TESLİM ENGELLERİ Madde 869- (1) Eşyanın teslim edilmesi gereken yere ulaşmasından önce, taşımanın sözleşmeye uygun olarak yapılamayacağı anlaşılırsa veya eşyanın teslim edileceği yerde teslim engelleri çıkarsa, taşıyıcı, 868 inci madde uyarınca tasarruf hakkına sahip olan kişiden talimat almak zorundadır. Tasarruf hakkını gönderilen haizse ve bulunamıyorsa veya eşyayı teslim almaktan kaçınıyorsa, tasarruf hakkı birinci cümle uyarınca gönderen tarafından kullanılır. Tasarruf hakkının kullanılması taşıma senedinin ibrazına bağlı tutulmuş olsa bile bu hâlde taşıma senedinin ibrazı gerekli değildir. Taşıyıcı, kendisine talimat verilen durumlarda, teslim engelinin taşıyıcının riziko alanına giren bir nedenden kaynaklanmamış olması şartıyla, 868 inci maddenin birinci fıkrasının üçüncü ve dördüncü cümlelerinde öngörülen istem haklarını ileri sürebilir. (2) Gönderenin, 868 inci madde uyarınca sahip olduğu tasarruf yetkisine dayanarak malın üçüncü bir kişiye teslim edilmesi talimatını vermesinden sonra, taşıma veya teslim engeli ortaya çıkarsa, birinci fıkranın uygulanmasında, gönderilen gönderenin, üçüncü kişi de gönderilenin yerini alır. " hükümlerini haizdir. BAM kaldırma kararı doğrultusunda taşıma sözleşmesi uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Raporda, Raporumun ll. kısmında ayrıntılarıyla açıklandığı üzere; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, nihai taktir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Sayın Mahkemenizin cezai şartın oluştuğu yönünde bir kanaate varması halinde, taşıma sözleşmeleri kapsamında gecikme sürelerinin 29.09.2017 tarihli sözleşme için 4 gün, 06.10.2017 tarihli sözleşme için 7 gün olarak tespit edildiği, sözleşme hükümleri çerçevesinde hesaplanan toplam cezai şart tutarının 10.538,25 TL, davacının hakediş bedelinin 8.968,75 TL olduğu, bu tutardan cezai şartların mahsubu sonucunda davacının davalıya 1.569,50 TL borçlu bulunduğu, şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Davacının davalı ile olan taşıma sözleşmesinden kaynaklı geç teslim nedeniyle cezai şart borcu oluşmuş, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere cezai şart bedelinin hakediş alacağından mahsubu ile davacının davalıdan alacağı değil borçlu olduğu ortaya konulmuştur. Sözleşmede teslim tarihleri belirlenmiş olup, bu sürelerin aşılması halinde cezai şart uygulanacağı sabittir. Davalı tarafından cezai şart uygulanması yerinde olup, davacının alacağının bulunmadığı sabittir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 266,97 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 348,43 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 15.632,00 TL üzerinden takdir edilen 15.632,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12.02.2025