4. Hukuk Dairesi 2024/13058 E. , 2025/11284 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/859 E., 2024/637 K.
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteğinin sürücüsü olduğu trafik sigortası bulunmayan motorsiklet ile seyir halinde iken davalı ... 'ın sürücüsü olduğu trafik sigortası bulunmayan araç ile çarpışması sonucu gerçekleşen kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp ayrı ayrı 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.01.20 16... /640 esas, 2016/1 karar sayılı kararı ile; karşı araç sürücüsü davalı ... 'ın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulü ile davacı ... için 25.726,45 TL, davacı ... için 23.499,64 TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarih, 2016/6298 esas, 2019/1467 karar sayılı ilamıyla; "...Desteğin sürücüsü olduğu aracın trafik kaydının incelenmesinde; 07.05.2011 tarihinden itibaren aracın kayıp olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davaya konu motosikletin desteğin elinde ne sebeple bulunduğu, desteğin hırsızlık/gasp suçunun faili olup olmadığının, desteğin kazaya neden olan/sürücüsü olduğu motosikletin hırsızlandığını/gasp edildiğini bilip bilmediğinin veya bilebilecek durumda olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi..." gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.726,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... için 23.499,64 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, sürücü zararlarının karşılanmasının hukuken mümkün olmadığını, gasp, çalıntı nedenine ilişkin hükmün gerekçesinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılmış bir ödeme varsa indirilmesini, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalmaya dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeple; davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. Karşı Oy Davacılar sürücüsü olduğuaraç ile dava dışı aracın çarpışması sonucu desteklerinin vefat ettiği iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi dairenin önceki bozmasına uyarak davanın kabulüne karar vermiştir. Davalı vekili bu kararı temyiz etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacıların desteği kendisinin sevk ve idaresindeki araçile yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazası yaparak öldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut dosyada ki uyuşmazlık, yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün sürücüsü olduğu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı alıp almayacağı ile ilgilidir. Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluk riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ve sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır. Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Bu nedenle işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için bunların zararından trafik sigortası sorumlu değildir. Sorumluluk sigortaları Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlıklı 1473 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 1473. maddesinegöre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır. Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Bu durumda ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz. Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder”hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (..., R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse davalı zorunlu sorumluluk sigortasından da destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira bir zarardan işleteni sorumlu tutamadığımız durumlarda trafik sigortasını da sorumlu tutmamız mümkün değildir.