2. Ceza Dairesi 2023/28213 E. , 2025/7406 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/554 E., 2023/361 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeden önceki 10.06.2014 tarihli ilk hükümde 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilerek cezasının ertelendiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 28.03.2018 tarihli ve 2016/14707 Esas, 2018/4591 Karar sayılı bozma ilâmından sonra kurulan hüküm ertelenmeksizin, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hükmün açıklandığı, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmasa da; 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ''Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291. maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz.'' şeklindeki düzenleme uyarınca kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı yönünden oluşacağı, ancak somut olayda olduğu gibi bozmadan önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 10.06.2014 tarihli kararda sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle, erteleme yönünden kazanılmış hakkın oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasına; "sanığın cezasının, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine” şeklinde ibare eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.