8. Hukuk Dairesi 2022/152 E. , 2024/7796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/720 E., 2021/976 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/645 E., 2020/314 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, temyiz konusu .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında bulunan 125 ada 88 parsel sayılı taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında, ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı açıklanarak 29.408,07 m² yüz ölçümü ve ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın kırk yılı aşkın süredir müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu öne sürerek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2018 tarihli 2017/303 Esas 2018/324 Karar sayılı kararıyla, davanın harita mühendisi bilirkişi ...'nun düzenlemiş olduğu 22.11.2017 havale tarihli raporda (A) harfi ile taralı olarak gösterilen kısımla sınırlı olarak kabulü ile, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile taralı olarak gösterilen 15.000 m² yüzölçümlü alanının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2018 tarihli ve 2018/1063 Esas, 2018/1510 Karar sayılı kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacılar ve davacıların satın aldığını iddia ettikleri kişi hakkında belgesiz araştırmasının hiç yapılmadığı, komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve tespitlerine esas belgelerin getirtilmediği ve keşifte de hiç uygulanmadığı, ayrıca keşifte alınan zilyetliğe ilişkin beyanların da yeterli olmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında hiç bilgi alınmadığı, zilyetlik araştırmasına ilişkin tespit tarihinden önceki 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları nın bilirkişi marifetiyle hiç uygulanmadığı gibi, Orman incelemesine yönelik olarak en eski tarihli hava fotoğraflarının da getirtilip bilirkişi marifetiyle uygulanmadığı, mescere haritasında dava konusu yerin bozuk meşelik olarak görüldüğü söylenmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığı, rapor ekindeki bilirkişice uygulanan memleket haritasının tarihi belirtilmediğinden raporun denetime elverişli olmadığı" gerekçesiyle, istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu ve tanık beyanları uyarınca dava konusu taşınmaz kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın fen bilirkişisi ... ile Harita mühendisi bilirkişisi .. tarafından düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda (A) ve (D) harfi ile taralı olarak gösterilen kısımla sınırlı olarak kabulü ile, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ve (D) harfi ile taralı olarak gösterilen 18.889.86 m²'lik yüzölçümlü kısmının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisi .. .. ile Harita mühendisi bilirkişisi .. .. tarafından düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen kısmının uzman bilirkişi raporlarına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarında tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşıldığı, bu halde çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, ne var ki; davacılar vekilinin dosya kapsamındaki 26.02.2020 tarihli dilekçesinde açık bir şekilde taleplerinin 12.12.2019 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen mavi çapraz taralı bölüme ilişkin olduğunu belirtmesine rağmen aynı raporda (D) harfi ile taralı kısmında davacılar adına tesciline karar verilerek talepten fazlasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu gibi infazda tereddüt oluşturacak şekilde davacılar adına tesciline karar verilen bölümde payların belirlenmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan gerekçeyle sınırlı olarak kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine, bu cümleden olarak; 125 ada 88 parsel nolu taşınmaz yönünden fen bilirkişisi .. .. ile Harita mühendisi bilirkişisi .. .. tarafından düzenlenen 12.12.2019 tarihli raporda (A) harfi ile taralı olarak gösterilen kısımla sınırlı olarak davanın kabulü ile, taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile taralı olarak gösterilen 12.654.94 m²'lik yüzölçümlü alanının Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2 paylar ile tapuya tesciline karar verilmiş; bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; Mahkemece dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde Orman Kadastro çalışmaları yapılıp yapılmadığı araştırılmamış, orman mühendisi tarafından tanzim edilen raporda 1955, 1972 ve 1986 tarihli hava fotoğraflarının stereoskop kullanılmaksızın incelenmesinde soyut olarak taşınmazın kullanıldığının bildirilmesine, üzerindeki zirai faaliyete, dikilen ağaç ya da bitkilere ilişkin net bilgi elde edilemediği bildirilmiş olmasına rağmen davacı kişiler lehine zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği usulüne uygun araştırılmamış, tüm bunların yanı sıra hükme esas alınan ve ziraat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda taşınmaz güneyindeki ormanlık alandan gelip taşınmazın içerisinden geçerek kuzeydeki büyük dereye doğru akan dereden sulandığı, taşınmazın topoğrafik konum olarak iki yakalı geniş dere görünümünde olduğu belirtilmesine rağmen taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, dere yatağının etkisi altında olup olmadığı hususlarında jeolog bilirkişisine inceleme yaptırılmadığı da anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede Orman Kadastro çalışmaları yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak, yörede yapılıp kesinleşen arazi kadastrosuna ilişkin dava konusu taşınmazı komşu kadastral parsellerle birlikte gösterir geniş orjinal pafta örneği ile yapılmış ise Orman Kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile özellikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri tarif eden orman tahdit tutanakları, orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile (geoportal uygulamasından da kontrol edilerek) kadastro tespit tarihinden 15 - 20 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları Mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirilerek dosya arasına konulmalı; bu şekilde dosyanın ikmal edilmesinden sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek 3 orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir jeolog bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, Orman Kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, Orman Kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın Orman Kadastro haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; yine dosya arasına getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (...-.... veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, jeolog bilirkişiden, dava konusu taşınmazın sınırında dere bulunduğu göz önünde bulundurularak, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğini, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığını, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklayan bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu müdürlüğü ve kadastro müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayılı Kanun) ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda belirtilen nedenlerle, Davalı Hazine vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın iadesine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.