Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

12. Ceza Dairesi 2021/5681 E. 2024/5940 K.

Yargıtay 2024-10-31 Yüksek mahkeme
Bu kararla araştırma hazırlayın

12. Ceza Dairesi 2021/5681 E. , 2024/5940 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/5 - 2021/284 SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.11.2020 tarihli 2017/5896 Esas, 2020/5697 Karar sayılı ilamı ile, "15.01.2015 tarihli keşif sırasında dinlenen sanık ...’ın savunmasında, vakıf arazisi olan ve kirasını ödediği arsa üzerine yaklaşık 1 yıl önce ev yaptırmaya başladığını, belediye görevlilerinin 05.05.2014 tarihinde inşaata geldiklerinde tutanak tuttuklarından haberinin olmadığını, kendisine bir şey söylemediklerini, çaresizlik nedeniyle inşaatı yaptırdığını, İmambakır Mahallesinde bulunan inşaata ilişkin fotoğraflara baktığında, fotoğraflardaki inşaatın amcasının oğlu olan ve kendisi ile aynı ismi taşıyan Mehmet oğlu ... tarafından yapıldığını, inşaatın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, keşif tutanağının sanık tarafından imzalandığı, sanığın 23.06.2014 tarihli kolluk beyanının da aynı mahiyette olduğu, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile 3. derece arkeolojik sit alanında kalan 586 parselde tek katlı betonarme ev yapıldığının sabit olduğu, ... Mahallesi, 42 parselde yapılan inşaat nedeniyle ... oğlu ... hakkında hakkında tanzim edilen 26.03.2014 ve 05.05.2014 tarihli durdurma yapı tatil zabıtlarının da dosyada bulunduğu, ancak incelemeye esas davaya ilişkin iddinamede açıklanan eylemin, sanık ... (... oğlu) tarafından Hayati Harran Mahallesindeki 586 parselde inşa edilen yapıya ilişkin olduğu anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, mahkemeye sunduğu 27.01.2015 havale tarihli dilekçe ile dava konusu evin kendisine ait olmadığını, evin Vatha Halat isimli şahsa ait olduğunu belirtmesi üzerine, kolluk kuvvetleri tarafından yapılan araştırma sonucu 586 parseldeki evin adı geçen şahsa ait olduğu yönünde tespit içeren 12.03.2015 tarihli tutanak ile 'sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddettiği' şeklindeki dosya kapsamına uymayan gerekçeye dayanılarak beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğu" gerekçesi ile hükmün bozulduğu, bozma ilamı üzerine mahkemece, sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 10.03.1979 tarihli ve A-1605 sayılı kararı ile tescilli 1. derece arkeolojik sit alanında kalmakta iken, Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 20.12.2011 tarihli ve 107 sayılı kararı ile 3. derece arkeolojik sit kapsamına alınan, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü adına kayıtlı 586 parselde kain taşınmaz üzerine bina inşa ettiği iddiasıyla sanık hakkında dava açıldığı, sanığın 15.01.2014 tarihli keşif sırasında alınan beyanında, yaklaşık 1 yıl önce kirasını ödemekte olduğu arsa üzerine ev yaptırmaya başladığını ifade ettiği anlaşılmakla, sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.