11. Ceza Dairesi 2020/2188 E. , 2024/9057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/675 E., 2019/704 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyiz kapsamına göre; Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2013 tarihli ve 2012/1059 Esas, 2013/1048 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2013 tarihli ve 2012/1059 Esas, 2013/1048 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 26.09.2018 tarihli 2016/4303 Esas, 2018/7298 Karar sayılı kararı ile " halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 tarih ve 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.05.2000 tarih ve 111-117 sayılı, 27.12.2011 tarih ve 158-2011/296 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi merci tayini kararları kesin nitelikte olup kanun yolu incelemesi sırasında görev hususunun tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, ancak mahkemenin suç niteliğini doğru şekilde belirleyip hüküm kurabileceği cihetle; sürücü belgelerinin kullanılması nedeni ile dolandırıcılık suçunda, kamu kurumu olan Emniyet Genel Müdürlüğü'nün maddi varlığı sayılan sahte sürücü belgelerinin kullanılması nedeni ile eylemlerin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen “kamu kurumu aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçuna uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması ve düzenleme şeklindeki satış sözleşmesinin Noterlik Kanunu gereğince aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge olduğu ve fiillerin zincirleme suçu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 43 üncü maddesinin uygulanmaması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/675 Esas, 2019/704 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak 2 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın, 18.02.2010 tarihinde katılan ... adına düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesini kullanarak katılan ... 'ün sahibi olduğu araç kiralama şirketinden ... plaka sayılı aracı kiraladığı, sanık ... ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket eden temyiz dışı sanık ...'nin ise araç maliki ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesini kullanarak ... Noterliğinden 23.02.2010 tarihinde ...’in kimliğini kullanan sanık ...’a ... plaka sayılı aracın satışı için vekaletname verdiği, sanık ...'ın da bu vekaletnameyi kullanarak suç konu aracı 23.02.2010 tarihinde Samsun .... Noterliğinin 4245 yevmiye sayılı işlemi ile katılan ...'ye sattığı iddia olunmuştur. 2. Mahkemece; sanıkların savunmaları, katılanların beyanları, katılan ... ve ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi suretleri, bilirkişi raporu, ... Noterliğinde düzenlenen 23.02.2010 tarih ve 1089 yevmiye sayılı satış yetkisi içeren vekaletname aslı, Samsun .... Noterliğinin 23.02.2010 tarih ve 4245 Yevmiye sayılı satış sözleşmesi ile tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE 1. Sanığın, ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesiyle ... plaka sayılı aracı katılan ...'den kiralaması şeklindeki eyleminin iddianamede anlatılmasına rağmen sanık hakkında yalnızca sanık ... ile eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek suça konu aracı sahte vekaletname ile katılan ...'ye satması nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan tek bir hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/675 Esas, 2019/704 Karar sayılı kararı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.