2. Ceza Dairesi 2023/4442 E. , 2024/215 K.
"İçtihat Metni" U Y A R L A M A B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/148 E., 2022/293 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
I - Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararının hükümlü tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Hükümlü hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, hükümlünün temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince, Hükümlü hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, hükümlünün suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, hükümlü hakkında yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması, 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, şikâyetçinin aracının kapısını tornavida ile açarak aracın içerisinde bulunan teybi ve aynı aracın deposundan benzin çalınması şeklinde gerçekleştirilen eylemin, 765 sayılı Kanun'un 493/1 ve 522. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 151/1. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturduğu, 5252 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri dikkate alınmak suretiyle, eyleme uyan ve suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin, olaya ayrı ayrı uygulanması, her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 09.01.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.