10. Hukuk Dairesi 2023/8131 E. , 2023/10672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1894 E., 2023/960 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/209 E., 2021/142 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun başvurunun reddine, davacı vekilinin talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... - ... , ... unvanlı işyerinde çalışmaya başladığı 01.09.1988 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitini, Kuruma başvuru tarihi olan 15.05.2020 tarihinden kararın kesinleşme tarihine kadar doğacak yaşlılık aylıklarının faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu, çalışma olgusunun yöntemine göre kanıtlanması gerektiğini, davanın hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1988 olduğu ve 01.09.1988 tarihinde bir gün sigortalı çalıştığının kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, bugün itibarı ile emeklilik şartları gerçekleşmiş olduğundan, istinaf incelemesi ve sonrasında kararın kesinleşmesi için geçecek süre sonunda Kuruma yapılacak emeklilik başvurusunda kurum yasa gereği yeni başvuru tarihini esas alarak işlem yapacağından, arada geçen sürede hak edilmesi gereken emeklilik maaşlarının elde edilmesinin de mümkün olamayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
2.Davalı Kurum vekili, fiili çalışma olgusunun araştırılması gerektiğini, yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, işverenin yerine getirmediği yükümlülük nedeniyle açılan davadan Kurumun sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu, sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, işverenin o tarihte vergi mükellefi olduğu, Kurum kayıtlarında görülen sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği anlaşılmaktadır.
15.05.1970 doğumlu davacının hizmet cetvelinde sigorta başlangıcının 15.01.1992 olduğu, 23.05.2002 tarihindeki hizmetine göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin (j) alt bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 53 yaş ve 5600 gün primi bulunması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, tahsis talep tarihi itibariyle 28 yıl sigortalılık süresi ve 8468 prim gün sayısı koşulunu sağladığı, 50 yaşında olduğu;
Sigortalılık başlangıcının 01.09.1988 kabul edilmesi halinde, 23.05.2002 tarihindeki hizmetine göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin (g) alt bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 gün prim koşuluna tabi olacağı, tahsis talep tarihi itibarıyla koşulları sağlayacağı görülmektedir...." gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1988 olduğunun tespitine, davacıya tahsis talep tarihi olan 15.05.2020 tarihini takip eden ay başından 01.06.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile hak edilen aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi dikkate alınarak 01.09.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.09.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi ile geçici 81 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2.Mahkemenin sigorta başlangıcına ilişkin tespitine ve tahsise yönelik istemin kabulüne dair kararı ve bu yöndeki yaklaşımı yerinde olmakla beraber, sigorta başlangıcına yönelik istem bakımından aynı zamanda (1) gün süre ile sigortalı çalışmaya karar verilmemesi, keza sigorta başlangıcının 01.09.1988 tarihi olduğunun kabulü halinde 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-h alt bendine göre tahsis koşullarının 25 yıl sigortalılık, 51 yaş, 5450 prim gün sayısına tabi olduğu, davacının tahsis talep tarihi olan 15.05.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı şartlarının oluşmadığı ancak yargılama aşamasında yaş koşulunun tahsis talebi ve dava tarihinden sonra 15.05.2021 tarihinde gerçekleşmiş olması karşısında yaş koşulunun gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı itibari ile tahsise karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığına hükmedilmiş olması isabetsizdir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.