Lexedes Emsal arama Fiyatlandırma Ücretsiz deneyin

6. Hukuk Dairesi 2022/1237 E. 2023/1848 K.

Yargıtay 2023-05-16 Yüksek mahkeme 1 karar bu kararı anmış
Bu kararla araştırma hazırlayın

6. Hukuk Dairesi 2022/1237 E. , 2023/1848 K.

"İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... SAYISI : 2018/491 E., 2021/474 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Asıl Davada Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Karşı Dava Kabul Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti.

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescile ilişkin asıl ve sözleşmenin geriye etkili feshi istemine ilişkin karşı davada yapılan yargılama sonunda, mahkemece, asıl davada "yeniden karar verilmesine yer olmadığına", karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararının davacı vekilince duruşmalı, davalı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilince duruşmasız olarak temyiz edildiği, mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile asıl dosya davalısı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilinin karşı dava yönünden temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve ek kararın da temyiz edildiği anlaşılmakla, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Belli edilen günde davacı asil ... ve vekili Avukat ... ile davalı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ile davalı asil ..., davalı asil ... ve Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/132 Esas sayılı dosyası ile görülen ve davalılar adına kayıtlı ... parsel ile ilgili tapu iptali ve tescil davası sonucunda Mahkemenin 2008/202 Karar sayılı ilamı ile taşınmazın 30/100 hissesinin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmiş bulunduğunu, verilen kararın 18/09/2008 tarihinde kesinleştiğini ve mahkeme kararının tapuda infaz edildiğini, anılan mahkeme kararına istinaden davacı adına tescil gerçekleştirilemeden önce mahkeme kararına ve şerhe rağmen taşınmazın 20/17 hissesinin diğer davalılar tarafından tapuda satıldığı ve ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. adına tescil edildiğinin anlaşılmış bulunduğunu, davalı şirketin şerhin varlığından ve tescile ilişkin mahkeme kararından resmi senetten anlaşılacağı üzere haberdar olduğunu ve bu şerhin hukuki sonuçlarını kabul ederek taşınmaz paylarını devraldığını, bu durumda davalı şirketin lehine gerçekleşen tescilin yolsuz olduğunu ve iptali gerektiğini ileri sürerek, ... tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 03/11/2014 tarihli dilekçesinde, 30/100 hissenin devrine ilişkin olarak açılan davanın konusuz kaldığını, taşınmazın tapu kaydının müvekkili adına devredilmiş bulunduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA 1-Davalı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında dava konusu taşınmazla ilgili olarak 27/02/2012 tarihinde bir protokol imzalanmış bulunduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili Antalya 16. Noterliğinin 28/02/2012 tarih, 06309 yevmiye nolu gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasının kararlaştırıldığını, protokole göre taşınmazın %50'lik tapu hissesinin devrinin kararlaştırıldığını ve bunun üzerine 23/03/2012 tarih ve 8286 yevmiye nolu resmi senetten de anlaşılacağı üzere hisse devirleri yapılmış bulunduğunu, bu sırada yalnızca beyanlar hanesinde tescile yönelik kesinleşmiş mahkeme kararı şeklinde görünen ve fakat içeriği belirsiz olan şerhin Antalya 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/132 Esas sayılı kararına ilişkin olduğunun tespit edildiğini, ön işlemlerde belirtilen taşınmazın tapu kaydında bulunan beyanlar ve şerhlerin yüklenici tarafından gerekli ödemelerin yapılmasının ardından terkin edildiğini, yüklenici firmanın bilahare %35'lik kısmı aldığı esnada taşınmazın tapu kaydındaki beyan ve şerhlerin temizlenmiş ve hisselerin her türlü takyidat ve şerhten ari olarak satın alınmış bulunduğunu, müvekkilinin bu hususta iyiniyetli olduğunu, tapu siciline ... ilkesi gereğince hisseleri iyi niyetle iktisap ettiğini belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir. 2-Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacı-müteahhitin, müvekkillerinin murisi ... ile imzalanan Kadıköy 10. Noterliğinin 26/01/1993 tarih 03657 yevmiye nolu satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi şartlarını yerine getirmediğini, taşınmazda gizli ayıp olduğunun tespit edilmesi nedeni ile anılan sözleşmenin iptalini isteme zorunluluğu doğduğunu, davacı tarafından inşa edilen taşınmazdan 20/11/2012 tarihinde karot örnekleri alınmak suretiyle deney inşaat yapı labaratuvarına yaptırılan karot basınç dayanım raporuna göre taşınmazın yıkılması gerektiğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddine, tüm tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin geriye dönük olarak iptaline, taşınmazın mevcut durumunun belirlenmesi için tespit yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2014 tarih ve 2012/681 Esas, 2014/735 Karar sayılı kararı ile asıl davada, "yargılama sırasında davacı adına tescil yapıldığı davanın konusuz kaldığı" gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davalılar dava açılmasına sebep olduklarından davacı lehine vekalet ücreti takdirine; karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1-İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı şirket vekili ile davalı ve karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2-Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 gün ve 2015/5528 Esas, 2017/1327 Karar sayılı ilamı ile, davalı şirket vekili ile davalı ve karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. 3-Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacılar vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. 4-Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 04.10.2018 gün ve 2018/1425 Esas, 2018/3610 Karar sayılı ilamı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/1. maddesinde taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen süre içinde yatırmak zorunda olduğu belirtildikten sonra aynı maddenin 2. bendinde, aksi takdirde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılır hükmü getirilmiştir. Buna göre davacı ya da davalının gösterdiği delilin toplanması ile ilgili mahkemece avansın kalem kalem hangi miktarda olduğu ve belirlenecek kesin sürede yatırılması gerektiği, aksi halde gösterilen delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının talep eden taraf veya varsa vekiline ihtar edilmesi gerekir. Bu şekilde ihtarda bulunulmaması halinde kesin süre usulüne uygun biçimde verilmemiş olacağından hukuki sonuç doğurmaz ve gösteren taraf o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılamaz. Somut olayda davalı-karşı davacılar vekili 24.05.2014 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporunda belirtilen teknik inceleme ve çalışmaların yapılmasına karar verilerek bu tesbitlerin yapılmasından sonra bilirkişi raporu hazırlanmasını talep etmiş, mahkemece 16.06.2014 tarihli duruşmada ara kararının 2. maddesinde dosyada bilirkişi incelemesi yapılması hususunda karşı davacı vekiline masrafı yatırıp yatırmayacağı konusunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verilmesine karar verilmiş, davalı-karşı davacı tarafından iki haftalık süre içinde mahkemeye hitaben verilen 30.06.2014 tarihli dilekçede bilirkişi raporunda belirtilen gerekli masrafların taraflarınca yatırılacağı beyan edilmiştir. Mahkemece bu beyandan sonra masraf miktarı belirtilerek yatırılması için davalı-karşı davacıya bir süre verilmediği gibi, bu incelemenin gerekli olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmaksızın dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda mahkemece davalı-karşı davacıların inşaatın depreme dayanıksız ve ayıplı yapıldığı iddaları ile ilgili bilirkişi raporunda belirtilen karot numunelerinin alınması ve deneylerinin yapılması ile ilgili gösterdikleri ve masraflarını yatırmayı vekillerinin 30.06.2014 tarihli dilekçesiyle kabul ettiği giderlerin, hangi delil ve deney ile numune için ne miktarda olduğunu belirleyip, yatırması için davalı-karşı davacı vekiline yatırılmamasının sonuçları da açıklanarak, makul bir kesin süre verilip yatırılmaması halinde şimdiki gibi bu iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilerek, yatırılması durumunda ise gösterilen numune ve deliller toplanıp gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan usulüne uygun delil avansı yatırmak üzere süre verilmeksizin, davalı-karşı davacıların öngörülen ücreti yatırmadığı ve iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle karşı davanın reddi doğru olmadığı" gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulü ile onama ilamı kaldırılarak mahkeme hükmünün davalı ve karşı davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar Yargıtay karar düzeltme ilamında 'mahkemece davalı-karşı davacıların inşaatın depreme dayanıksız ve ayıplı yapıldığı iddaları ile ilgili bilirkişi raporunda belirtilen karot numunelerinin alınması ve deneylerinin yapılması ile ilgili gösterdikleri ve masraflarını yatırmayı vekillerinin 30.06.2014 tarihli dilekçesiyle kabul ettiği giderlerin, hangi delil ve deney ile numune için ne miktarda olduğunu belirleyip, yatırması için davalı-karşı davacı vekiline yatırılmamasının sonuçları da açıklanarak, makul bir kesin süre verilip yatırılmaması halinde şimdiki gibi bu iddiasını kanıtlayamadığı kabul edilerek, yatırılması durumunda ise gösterilen numune ve deliller toplanıp gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir.' denilmiş ise de, ihtilafa konu yapının 03/03/2015 tarihinde yıkılmış olması nedeniyle bina üzerinde karot numunelerinin alınması, gerekli deneylerin yapılması ve gerekirse bu hususta ek bilirkişi raporu aldırılması imkanı kalmadığı anlaşılmakla dosya kapsamına alınan ve taraflarca sunulan deliller değerlendirilerek bir sonuca varılması gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Deney İnşaat Yapı Laboratuvarın'dan aldırılan 20/11/2012 tarihli rapor incelenmekle; davaya konu edilen taşınmazdan rapor tarihinde numune alındığı, karot basınç dayanımına ait minimum değer tespiti yapıldığı, bu rapor ile birlikte Muratpaşa Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce 17/04/2014 tarihli yapı kontrol müdürlüğüne hitaben düzenlenen belgede taşınmazın 6306 sayılı yasa gereğince riskli yapı tespitinin yapıldığının bildirildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 10/11/2014 tarihli cevabi yazı ile davaya konu taşınmaz üzerindeki binaya karot deneyi yapılıp, laboratuvar tarafından hazırlanan dosya incelenmekle 20/08/2013 tarihinde yapının riskli bina olarak değerlendirildiği, yasal süresi içerisinde binanın risk tespit işlemlerine itiraz olmadığından riskli bina olarak tespitinin kesinleştiği, binanın yıkılması gerektiğinin ifade edildiği görülmüştür. Yazı ekindeki riskli bina tespit raporu inceleme formunun sonuç bölümü incelendiğinde, toplanan veriler, laboratuvarda yapılan testler ve takiben yapılan statik analiz sonuçlarının değerlendirilmesi sonucunda binanın riskli olarak tespit edildiğinin rapor edildiği görülmüştür. 03/03/2015 tarihinde riskli bina olarak tespit edilmiş olması nedeniyle ihtilafa konu binanın yıkıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 15/03/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda ihtilafa konu yapının mevcut bulunmadığı, ancak davalı karşı davacıların yaptırdığı analiz sonuçlarına göre binanın taşıyıcı sisteminden alınıp deney İnşaat Yapı Laboratuvarları tarafından deneyleri yapılan karot numune sonuçları incelendiğinde, beton mukavemetinin projede belirtilen C-16 sınıfı beton değerlerini taşımadığı, binanın projede öngörülen beton dayanımını sağlamadığı, binanın riskli yapı olduğu, davalı karşı davacının iddiasını ispat ettiği, hali hazırda mevcut bulunmayan yapının riskli yapı olup gizli ayıplı olduğu ve davacı tarafın kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak iptalini isteme hakkına sahip bulunduğu" gerekçesiyle asıl dava yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı dava yönünden açılan karşı davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosyada davalı olan ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili ile asıl dosya davacısı tarafından süresi içinde temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1-Davacı ve karşı davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, karşı davacıların 2012 yılında taşınmazda bulunan tüm hisselerini sattıklarını ve taşınmazla ilgili mülkiyet dair herhangi bir tasarruf hakları kalmadığını, bu nedenle karşı davanın öncelikle taraf ehliyeti ve hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, karşı davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tek taraflı özel bir firmaya hazırlatılan ve dosyaya sunulan karot raporuna dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, karşı davacılar kötü niyetli olduklarının dosya kapsamı ile sabit olduğu halde bu hususun göz ardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Asıl davada davalı olan ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde, mahkemenin davalı ve karşı davacıların davasının kabulü yönündeki kararının usul ve kanuna, somut olaya, aynı konuda verilmiş mahkeme kararlarına, hatta aynı dosya kapsamında davacı karşı davalı Sabahattin Sancar yönünden verilen kesinleşmiş mahkeme hükmüne aykırı olduğunu, temyiz incelemesi neticesinde mahkeme kararının kabulü yönündeki hükmün bozulması ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3-Mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile "Asıl dava yönü ile verilen hüküm kesinleşmiş olmakla, mahkemece asıl dava bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, davalının karşı dava yönünden de davalı ya da davacı sıfatının bulunmadığı" gerekçesiyle asıl dosya davalısı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilinin karşı dava yönünden yaptığı temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. 4-Asıl davada davalı olan ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararını süresinde temyiz etmiş, temyiz dilekçesinde, davalı karşı davacıların hukuka aykırı eylemlerinden dolayı müvekkili şirketin dahi zarar gördüğünü, asıl dava ile karşı dava arasında bağlantı bulunduğundan taraf sıfatı yokluğu nedeniyle müvekkilinin temyiz talebinin reddinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararın bozulmasına, davalının temyiz başvurusunun kabulü ile dosyada bulunan temyiz dilekçelerinin işleme alınarak mahkeme kararının temyiz incelemesi neticesinde bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve karşı dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava tapu iptali ve tescil, karşı dava sözleşmenin geriye etkili feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) geçici 2 ve HUMK'nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki 427 ve 439. maddesi

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararı ile, asıl dosya davalısı ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilinin karşı dava yönünden yaptığı temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olup, ek kararda gösterilen gerekçenin usul ve yasaya uygun olduğu, ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin karşı davada verilen karara yönelik olduğu, anılan şirketin karşı dava davacıları arasında yer almadığı gibi karşı davada da davalı olmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen ek kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi karanının bozmaya uygun olduğu gibi mahkemece yapılan ve yukarıda belirtilen değerlendirmelerin de dosya kapsamı ve toplanan deliller ile usul ve yasaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uymakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

A. Asıl davada davalı olan ...Tasarım Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti. vekilinin karşı dava yönünden yaptığı temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddine ilişkin mahkemenin 04.01.2022 tarihli ek kararının ONANMASINA,

B. Davacı ve karşı davalı ... vekilinin temyiz istemi yönünden, Davacı karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

8,400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı ve karşı davalı ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ve karşı davacı arsa sahiplerine verilmesine,

Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz eden ..,... Proje İnş. Mim. Dan. Tur. İth. İhr. Ltd. Şti.'den alınmasına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.